Toplam Hit:1,411,040
Bugün:524 Dün:392

Üye girişi için
Üye olmak için
Ana Sayfa
Ödüllü Yarışma
Üye İşlemleri
Vahim Kaza
Mesaj Panosu
Balkan Türküleri(mp3)
Fotoğraf Albümü
BT Kronolojisi
Atatürk Evi(Selanik)
Sadık Ahmet
Tarihimiz
Bayrağımız
BT Haritası
BT Dernekleri
BT Marşı
Panayır Fotoğrafları
Biz Kimiz?
Programlar
İrtibat
Editör Girişi


BatıTrakya İstiklal Marşı
BatıTrakyanın Tarihi


BatıTrakya Neresi ?
29 Ocak 1988 Milli Direniş
Lozan Antlaşması ve Getirdiği Statü
Avrupa Konseyinin etnik Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Antlaşması



BATI TRAKYA NERESİ?
Meriç ile karasu nehirleri arasında kalan 8.578 km2 lik yüz ölçümüne sahip BATI TARAKYA bölgesi 24 temmuz 1923 tarihinde imzalanan lozan antlaşması ile yunanistana bırakıldığında bölge nufusunun %80 i turklerden bölge topraklarında %86sı turklere ait arazilerden oluşmaktaydı.Ancak bugün yunanistanın uyguladığı politikalar sonucunda batı trakyada türk nufusu %36 lara kadar gerilemiş türklere ait arazi oranı ise %40 ın altına inmiştir.


29 OCAK 1988 MİLLİ DİRENİŞ
Batı trakya müslüman türk azınlığı yıllar boyunca süre gelen tüm haksız uygulamaların bir gün son bulacağı düşüncesiyle suskunluğunu hiç bir zaman bozmamıştır.Yunanistan yüksek mahkemesinin batıtrakyada türk yoktur gerekçesiyle verdiği türklere ait tüm derneklerin kapatılması kararı Batı trakya müslüman türk azınlığı mensuları açısından milli kimlikleri yunan devleti tarafından inkar edilmesi anlamına gelmiş ve tarih boyunca dünyanın hiç bir yerinde böyle bir hakarete boyun eymemiş olan türk insanında suskunluğunu daha fazla sürdürememesine neden olmuştur.Yüksek mahkemenin kararı duyan batıtrakya müslüman türk azınlığı mensupları söz konusu kararı protesto etmek amacıyla 29 ocak 1988 cuma günü gümülcine türk gençler birliği önünde toplanmak üzere harekete geçmiştir.yunanların kurduğu barikatlar şehre giden otobüs seferlerinin iptal edilmesi gib engellemeler bile Türk azınlık mensuplarının yaya olarak dağları aşıp toplantı saatinde gümülcine ye ulaşmalarına mani olamamıştır.Tek amacları milli kimliklerine sahip çıkmak ve korumak olan onbinlerce türk gümülcine türk gençler birliği önünde toplanarak hep bir ağızdan Batı trakyada türk vardır bunun ispatıda bizleriz mallarımıza el konulabilir hapislerde çürüye biliris ama türklüğümüzden asla vaz geçmeyiz diye haykırmıştı.Bu tarih batıtrakya türk azınlığı tarafından milli direniş günü olarak adlandırılmaktadır.


LOZAN ANLAŞMASININ GETİRDİĞİ STATÜ
Lozan barış anlaşmasının siyasi hükümler adını taşıyan birinci kısmının üçüncü faslı azınlıkların korunması adı altında türkiyedeki müslüman olmayan azınlıkların statüsünü belirleyen bir takım hükümler getirilmektedir 37.-44. maddelerini oluşturan bu hükümlerden sonra gelen ve faslın son maddesi olan 45. madde hükmüne göre türkiyenin müslüman olmayan azınlıklarına tanınmış olan haklar yunanistan ca da kendi ülkesine de bulunna müslüman azınlığı tanınmıştır.Böylece kabül edilen 45. madde ile lozanda azınlık koruma hükümleri batıtrakya türklerinin özel azınlık koruma rejimi olarak ortaya çıktı.Batıtrakya türklerini ilgilendirdiği biçimi ile (yani yunanistan yükümlükleri açısında)şöyle özetlene bilir.37. maddeye göre yunanistan bu hükümleri temel yasa olarak tanıyacak ve hiç bir yasa vb. metin ve resmi işlemi bunlarla çelişmesine izin vermeyecektir 38.maddeye göre hiç bir ayrım yapılmaksızın herkezin hayat ve özgürlüğü korunacak herkez dilini özgürce uygulaya bilecek dolaşım ve göç etme özgürlüğüne sahip olacaktır. 39.maddeye göre müslüman tüm medeni ve siyasal haklardan yararlanacaklar yasa önünde eşit olacaklar dil ayrılığı bu haklardan yararlanmada özellikle kamu hizmetine girmede ve yükseltilmede engel oluşturmayacaktır.Madde nin son iki fıkrasında bütün yunan vatandaşlarının çeşitli işlerinde istediği dili kullanmasına imkan verildiği gibi müslümanların mahkemelerde de kendi dillerini kullanabilmeleri için gerekli kolaylıkların sağlanması hükmünü getirmektedir.40. madde müslümanların giderlerini kendileri ödemek şartıyla her türlü hayır kurumu okul ve benzeri kurumları kurarak bunları yönetmek ve denetlemek hakkını güvence altına almakta buralarda kendi dillerini özgürce kullanmak ve dini törenlerini yapmak imkanını getirmektedir.41. maddeye göre müslümanların önemli oranda oturdukları yerlerde yunan yetkilileri müslüman cocuklarının ana dilinde öğrenim görebilmeleri için gerekli tetbirleri alacak bu azınlık bu tür yerlerde kamu bütçelerinden eğitim din yada hayır işleri için hakça birpay alma hakkına sahip olucaktır.42. madde hükmüne göre yunan hükümeti müslümanların aile hukukuyla ve kişi halleriyle ilgili durumlarını bu azınlığın gelenek ve göreneklerine uygun biçinde çözümlenmesini güvence altına almakta bunların dini müesseselerini tam bir koruma altına almanın yanı sıra vakıf ve dini kuruluşlarına her türlü kolaylığı sağlamayı ve bu nitelikte kurulacak yeni kurumlardan gerekli kolaylıkları esirgemeyi üslenmektedir.43. madde müslümanların inançlarına haykırı davranışta bulunmaya zorlanamayacağı bu inançlar yüzünden yasanın öngördüğü bir işlemi yeirne getirememeleri durumunda haklarını yitirmemeleri hükmünü getirmektedir. 44. maddeye göre yunanistanın yükümlediği hükümler uluslar arası nitelikte sayılarak milletler cemiyetinin güvencesi altına konmakta cemiyet konseyinin çoğunluk kararı olmadan değiştirilememekte.Konsey üyelerinde herhangi biri bu hükümleri aykırı davranış gördüğü zaman bunu konseyi dikkatine sunabilmekte konseyde bu konuda gerekli göreceği yönergeleri verebilmektedir. Bir anlaşmazlık durumunda uluslar arası dahimi adalet divanına gidilecek ve divanın hükmü kesin olacaktır. Daha öncede zikredildiği gibi yunan sevr`i olarak bilinen ve yunanistandanda ekalliyetlerin himaye sine dahir 10 ağustos 1920 tarihli anlaşma lozanda müttefik devletlerle (ingiltere,fıransa, italya,japonya) yunanistan arasında imzalanan 16 numaralı protokolle teyit edilip lozanla birlikte yürürlüğe girmesi sağlanıyor.Böylece batıtrakya türklerini hak ve hukuku lozanda 2 belge ile tespit edilmiştir bu belgelerden biri müttefik devletlerle birlikte türkiyeninde taraf olduğu azınlıkların himayesi başlıklı 37.-45. maddeler diğeride müttefiklerle yunanistan arasında imzalanan yunan sevr`ini geçerli kılan 16.numaralı protokoldu.Batıtrakya türkleri birncisinde yunanistanın baskıları karşısında statülerini korumada hak ve hukukunu aramada türkiyeye müracaadda bulunabileceklerdir. ikincisinde ise hak ve hukuk arama mücadelesini milletler topluluğunun devamı olan birleşmiş milletler bünyesinde sürdürebileceklerdir.


AVRUPA KONSEYİNİN ETNİK AZINLIKLARIN KORUNMASINA İLİŞKİN ÇERÇEVE ANTLAŞMASI
Çerçeve anlaşmasının 10. maddesi atnik azınlık bireylerine özel ve alenen yazılı ve sözlü olarak anadilini kullanma hakkını tanıyor (m10/1) ayrıca taraf devletleri etnik azınlık mensuplarının istemesi ve gerçekten buna ihtiyaç duyulması durumunda idari yetkilerde azınlık bireyleri arasında ilişkilerde azınlık dilinin kullanımını sağlamaya çalışacaklardır.(m10/2) çerçeve anlaşması etnik azınlık mensununa tutuklama nedenlerini kendisinin anladığı dilde bildirilmesini aynı zamanda bu dilde kendini savunma ve bunun için tercuman sağlanması hakkınıda tanımaktadır. (m10/3) çerçeve anlaşmasının 11.maddesini 1. paragrafı etnik azınlık bireylerini ad ve soyadlarını kendi ana dillerinde kullanma hakkını tanımaktadır.Bireyler kendilerine ait pano ve levhalarda kendi ana dillerini kullanamada özgürdürler (m11/2) ayrıca etnik azınlık mensuplarının yaşadığı bölgelerde yerel geleneksel isimler yol isimleri ve diğer topografik işaretler azınlık dilinde de yazılabilir. (m11/3)(6) çerçeve anlaşması azınlık ve çoğunluk insanın külrür tarihi dil ve din alanında bilgisini genişletmek için taraf devletlerin gerekli olduğu durumlarda eşitim ve araştırma alanında önlemler almasınıda ön görüyor.(m12/1) Bu çerçevede taraflar eğitimcilere mesleki formasyonları arttırma ve okul kitaplarına ulaşma imkanlarını ve değişik toplumlardaki eğitimciler ve öğrenciler arasında teması kolaylaştırmayı sağlıyor.(m12/2) Ayrıca aynı maddede tüm eğitim derecelerine azınlık mensuplarınında eşit fırsatlar dahilinde ulaşmasını ön görüyor.(m12/3)(7) çerçeve anlaşması etnik azınlık bireylerine kendi eğitim kurumlarını kurma ve idare etme hakkınıda (m13/1) tanımaktadır.(8) bu hak taraflara herhangibir ekonomik zorunluluk getirmemektedir.(m13/2) etnik azınlığın ana dilini öğrenmesi çerçeve anlaşmasında tanınan haklar arasında yer alıyor (m14/1) istenilmesi ve mümkün olduğu mertebede de bu dili öğrenmek ve eğitmek taraf devletlerin görevleri arasında sıralanıyor (m14/2) etnik azınlık bireylerinin kültürel sosyal ve ekonomik hayata tam anlamıyla katılımının anlamak amacıyla taraf devletler gerekli koşulları yaratmakla mükelleftir.(m15) ayrıca taraf devletler etnik azınlık mensuplarının yaşadığı bölgelerde nufus oranını değiştirecek şekilde çerçeve anlaşmasında kaynaklanan ve özgürlüklere zarar verecek önlemler alamazlar.(m16)(9) etnik azınlık mensuplarının ortak etnik kültürel dil ve dini kimliğe yada kültürel imraza sahip sınır ötesinde yaşayan kişilerle özgürce ve barış içinde geçmeleri ve temaslarını sürdürmeleri engellenemez.(m17/1) ayrıca etnik azınlık mensuplarının gerek ulusali gerekse uluslar arası düzeyde sivil toplum kuruluşlarının (ngo)faliyetlerine katma hakkıda engellenemez. (m17/2)

© 2002-2009 BATITRAKYALILAR.Sitenin İçeriği İzinsiz Kullanılamaz.Sitedeki haber ve Editör yazılarının sorumluluğu yazarına aittir.