BATI
TRAKYA'DA BAĞIMSIZ LİSTELER:
Batı Trakya Türkleri'nin Lozan'dan bugüne ellerinden alınmamış nadir
haklardan biridir "seçmek" ve "seçilmek" hakkı.Fakat Yunanistan'da siyasi
partilerin yaptıkları ince hesaplar neticesi yıllar boyu Türk toplumunun oyları
toplanmış, Türkler şöyle veya böyle Yunan meclisinde temsil edilmiş ama
partilerin ve onların oluşturdukları hükümetlerin Türkler'e sağladıkları
menfaatler ve haklar hak edilenin çok altında olmuştur.Yani Türkler'in oyları
ile orantılı olmamıştır.
Öyle dönemler oldu ki, Batı Trakya Türkleri yok sayıdı.Yunan meclisinde
temsil edilmelerine rağmen herşeyleri inkar edildi.Talepleri ve feryatları hiç
dinlenmedi.Bunun içindir ki, Azınlık siyasi tarihi boyunca, parti listelerinden
seçilen Azınlık temsilcisi milletvekilleri verimli olamadılar.Parti tüzüklerinin
getirdikleri disiplin kuralları kıskacında kalarak Yunan Parlementosunda
seslerini yükseltemediler, Batı Trakya Türklerinin duygu ve düşüncelerine
tercuman olamadılar.Parti listelerinden seçildikleri için partiye minnet
borçları nedeniyle suskun kaldılar...Nihayet partiler Türkleri o kadar takmaz
oldular ki, liste usulü yapılan Haziran '85 seçimlerinde her iki büyük parti de
(Yeni Demokrasi, PASOK) Azınlık politikacılarına listenin ancak üçüncü sırasında
yer verdiler.Bu, onların seçilmemesi demekti.Çünkü;Zaten üç milletvekili çıkaran
Rodop ve İskeçe illerinde sandalyelerin üçünü de aynı partinin alması mümkün
değildi.Bunun için Batı Trakya Türkleri ilk kez Haziran '85 seçimlerinde baş
kaldırarak bağımsız liste denemesinde bulundular.
İLK BAĞIMSIZ
LİSTELER:
Aratan baskılar neticesinde, Batı Trakya'da Türkler arasında bağımsız
listeler ilk kez Haziran 85 m-Milletvekili Genel Seçimlerinde gündeme
geldi.Gümülcine'de mehım Sabahattin
Galip'in "GÜVEN" İskeçe'de ise M.
Emin Aga önderliğinde "BARIŞ"
listeleri bağımsız olarak seçime girdiler.Bunlar bağımsız adaylıklarını ilan
edince anılan iki büyük parti listelerinde üçüncü sırada yer verdikleri azınlık
adaylarını ikinci sıraya yükselttiler.
1985 seçimlerinde böylece ilk denemesi yapılan bağımsız listeler
Gümülcine'de 10.390 İskeçe'de ise 10.318 oy almalarına rağmen, yeterli oy
sayısını yakalayamadıkları için,seçimi kaybetmişlerdi ama mücadeleyi
kazanmışlardı.Bundan sonra bağımsız milletvekili seçmek düşüncesi toplum içinde
gelişmeye başladı.Zamanla Batı Trakya Türk Toplumu bünyesine en uygun bir siyasi
görüş haline gelerek seçmenler tarafından benimsendi.
1989 SEÇİMLERİNDE BAĞIMSIZ
LİSTELER:
Böylece ilk denemesi yapılan bağımsız listeler hareketiyle toplumda
bağımsız adaylık bilinci gelişmeye başladı.Yıllardır partilerden ve parti
listelerinden seçilenlerden fayda görmeyen toplum Haziran '89 seçimlerine doğru
giderken yeni umutlar yeni arayışlar içindeydi.Bu arayışlar Gümülcine'de yine "GÜVEN", İskeçe'de ise "İKBAL" listesinde makes buldu.Batı
Trakya Türkleri bu sefer bu listelere oy verebileceğinin tam bilincindeydi.Hemen
belirtelim ki , İskeçe'deki bağımsız "İKBAL" listesi M.Emin Aga başkanlığında, Kadir Yunusoğlu, Mustafa Hasanoğlu ve Rasim Muroğlu'ndan oluştu.Bu liste
Haziran '89 seçimlerinde 9000 kadar oy aldı ancak barajı aşamadığından
milletvekili çıkaramadı.
GÜVEN listesine
gelince;
GÜVEN LİSTESİ:
Batı Trakya Türkleri'nin
Rodop ili için oluşturdukları bağımsız "GÜVEN" listesinde şu isimler yer
aldı:
1-Dr. Sadık Ahmet (Operatör
Doktor)
2-İsmail Rodoplu (Gazeteci, Tarihçi)
3-Sabahattin Emin (Avukat)
Dr. Sadık Ahmet, kendilerini bağımsız liste oluşturmaya iten nedenleri
şöyle sıralıyordu.
-"Doğup büyüdüğümüz ülkede iktidar ve muhalefet tarafından ırkımız inkar
edilir ve bütün insanlık dışı
baskılar bizlere uygulanırsa pek tabii ki, bizler, toplum olarak, demokrasinin
getirdiği bazı hakları kullanmak zorunda kalırızş.Bunlardan biri de bağımsız bir
liste halinde seçimlere girmek ve bu şekilde bizlere yapılan baskıları, hiçbir
partiden fayda olmadığını, Türk olduğumuzu oylarımızla yönetime ve dünya
kamuoyuna duyurmaktır.Aynı zamanda
seçilecek milletvekili partiye değil, kendi toplumuna bağlı
olacaktır."
YOĞUN BİR ÇALIŞMA
YAPILDI:
Bir bildiri ile kendilerini deklare eden GÜVEN listesi işi sıkı tuttu ve yoğun
bir çalışma başlattı.Seçim öncesi propaganda günlerinin her dakikasını
değerlendirerek köy, kent, dağ, ova kendini her yerde herkese
anlattı.
Dr. Sadık Ahmet, liste arkadaşları ve daha nice gönüldaşları Batı
Trakya'nın en ücra köşelerine kadar ulaşarak insanlara davayı, amaçlarını ve
bağımsız listenin önemini anlattılar.Meydanlarda, sokaklarda bir çok mitingler
düzenlediler.Kahvehanelerde, cami odalarında hatta evlerde yüzlerce toplantı
yaptılar.Masalar,sandalyaler bazen meyva sandıkları kürsü yerine kullanılarak
,bazen de bir tümseğe çıkılarak binlerce konuşma yaptılar.Mikrofon ve hoparlör
bulundu ise kullanıldı.Bulunmadıysa avaz avaz bağırılarak hak,hukuk ve Lozan
anlatıldı.Batı Trakya Türkleri'nin haklarına kavuşma yolunun GÜVEN listesinden geçtiği vurgulandı.O
yıllarda Yunan resmi makamlarınca inkar edilen Türklük unsuru işlendi.Batı
Trakya'da Türklüğün ebediyen yaşayacağı noktasında güvence verildi.
GÜVEN LİSTESİNE
DESTEKLER:
Güven listesine, Azınlığın küçük bir kısmı dışında
tam bir destek vardı.Hemen hemen bütün aydınlar ve Azınlık basını da tam destek
veriyordu.
En ateşli taraftar ise Halil
Salih (Haki)'in sahibi olduğu, yayın hayatına halen devam eden İLERİ
gazetesi idi.Özellikle kampanyanın son günlerinde İLERİ gazetesi sahibi Halil Haki'nin
işini gücünü bırakarak, hatta gazetesini de çıkarmaktan vazgeçerek GÜVEN
listesinin propoganda çalışmalarına katılmıştır.
Ve İleri seçim neticelerine daha on gün varken kesin kanaatini
belirtiyordu:
"Artık rahat ve huzur içinde söylüyoruz ki;Azınlığın gerçek sesi, kendi
sesi olan GÜVEN listesi mutlak surette bir milletvekili
çıkaracaktır...
Binaenaleyh daha şimdiden haykırıyoruz:MİLLETVEKİLİMİZ MÜBAREK
OLSUN."
Bunun yanında diğer Azınlık basını,Yüksek Tahsilliler Derneği,Vaaz ve
İrşat Heyeti,Almanya'daki Batı Trakya Türkleri Dernekleri ve Federasyon GÜVEN
listesine tam destek veriyordu.
Partilerden aday olanlar hariç, eski ve yeni Azınlık politikacılarının
hemen tamamı GÜVEN listesini yanında yer aldı.
Ancak Yunanistan'da 18 Haziran 1989 seçimlerine gidilirken Batı Trakya
Türkleri'nin oluşturdukları bağımsız
listelere muhalif olanlar ve bu hareketi kösteklemek isteyenlerde
vardı.
MUHALİFLER VE
KÖSTEKLER:
Seçim öncesinde herşey süt liman değildi.GÜVEN listesi aleyhinde
çalışanlarda vardı bu kişiler ellerinden geleni ardlarına koymuyorlardı Sadık
Ahmet'in milletvekili olabilmesi için onlarla da mücadele etmesi
gerekiyordu.
Evvela partilerden aday olan Azınlık politikacıları GÜVEN listesine
karşıydılar ki bunların başlıcaları:
1-PASOK'dan Ahmet Mehmet ile Sabri Hüseyin
2-Yeni Demorasi'den Hasan
İmamoğlu ile İbrahim
Onsunoğlu
3-Sol Cephe'den Mustafa
Mustafa'dır
Bu kişiler Rodop ilinde Haziran '89 seçimlerinde partilerden aday olan
eski ve yeni Azınlık politikacılarıdır.GÜVEN listesi ve onun başındaki Dr. Sadık
Ahmet bunlar için siyasi rakiptir.BU politikacılarımızın konuşmalarında,
demeçlerinde ve seçim için yayınladıkları gazetelerinde GÜVEN listesi aleyhine
konuşmaları ve yazmaları bir bakıma normal karşılanabilir.Politikacı intisap
ettiği partiyi müdafaa etmek ve karşı tarafı mağlup etme stratejileri
geliştirmek durumundadır.Onun için bunları anlamakta pek zorluk çekmiyoruz...
Ama yine de gönül isterdi ki, Haziran '89 seçimlerinde partiler Batı Trakya
Türklerinden aday bile bulamasındı...
***
18 Haziran 1989 seçimlerine giderken GÜVEN listesinin Katı
muhaliflerinden, biri de Abdülhalim
Dede idi.Halil Haki bağımsız
listelere oy vermemeyi "HARAM" sayacak kadar nasıl fanatikidiyse;A.Dede de bağımsız listelere oy vermeyi
"üç kendini bilmez... ŞİŞİRİLMİŞ BALONUN kurbanı olmak " olarak
görüyordu.
A.Dede zeki, çalışkan
, atik atak ve başarılı bir gazetecidir.Vatan, millet ve diyanetin selametinden
ve de Azınlığın menfaatinden yana olduğuna inanıyoruz .Ama bu seçimlerde nasıl
bu kadar aldandığına da hayret ediyoruz??!!!Sahibi olduğu Trakya'nın Sesi
Gazetesi'nde GÜVEN listesi ve Dr. Sadık Ahmet ile arkadaşları aleyhinde, kendi imzasıyle,öyle yazılar
neşretti ki, bunları hangi mantıkla nasıl yazdığını anlamakta güçlük
çekiyoruz.Herşeyi silip süpürerek
gelen büyük seli görmemek ve kabullenmemek saflığını niye gösterdiğini
anlamış değiliz!....
YEREL HRİSTİYAN
KÖSTEĞİ:
18 Haziran 1989 Yunanistan Milletvekil Genel Seçimlerinde Batı Trakya Türkleri'nin
çıkardıkları bağımsız GÜVEN listesine bir muhalif cephe de yerel Hristiyan
basındı.Batı Trakya'da günlük olarak yayınlanan Hronos, Patrida, Foni Tis Ksanthis gibi yerel Hristiyan gazeteler bağımsız
Azınlık listesi ve mensupları hakkında ağır itham ve karalama kampanyaları
yürüttüler.Türkiye yararına çalışmak, casusluk, Azınlık mensuplarının huzurunu
bozmak gibi... Ancak bu onların görevi idi:Onların görevlerini yaptıklarını (!)
bilen azınlık insanı onlara hiç mi hiç itibar etmedi...
DEVLET KÖSTEĞİ:
Son köstek ise devletten geldi.Bölgenin seçmen
dengesini bozmak için Batı Trakya'ya yoğun asker
sevkedildiği
görüldü.Çünkü Yunan Seçim Kanununa göre, askerler, seçim günü bulundukları yerde
oy kullanırlar.Ama bu taktikte GÜVEN'in yükselişini ve Sadık'ın gelişini
engelleyemedi.
Türkiye'de bulunan Yunan uyruklu Batı Trakya Türkleri'nin seçim için
Yunanistan'a gitmeleri yani
kendi öz vatanlarına giriş yapmaları
Yunan gümrükçüleri tarafından engellendi.Bu da devlet eliyle yapılmış başka bir
köstekti.
***
Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsındı.Dr.
Sadık Ahmet öyle bir esmişti ki, Batı Trakya'yı
baştan başa kaplamış,
herkesi heyecanlandırmıştı...Yaşlısıyla genciyle kadınıyla erkeğiyle Batı Trakya
Türkleri onunla yatıyor onunla kalkıyordu...
Bu rüzgarın etkisiyle GÜVEN bayrağı dalga dalga
yükseliyordu.
VE ZAFER:
Kösteklere rağmen işin olacağına varacağını herkes
görmüş muhalifler bile kabullenmişti.PASOK adayı Ahmet Mehmet'in bir köyde söylediği şu sözler
o günlerde seçim gazetelerinde yer almıştı:
".........Bağımsızı seçeceğinizi biliyorum ama, bana da yardım
edin......."
Dr. Sadık Ahmet ve ekibi gerçekten çok iyi çalışmışlardı.Bunun mükafatını
ise 18 Haziran akşamı sandıklar açıldığında gördüler.Gecenin ilerleyen
saatlerinde neticeler geldikçe GÜVEN listesinin önde olduğu açıkça
görülüyordu.Gece yarısına doğru GÜVEN listesinin 1 milletvekilini garantilediği
belli olmuştu.Ancak Yunan haber merkezleri bunu ilan etmeye bir türlü
yanaşmıyorlardı.Oysa diğer illerdeki kazananları duyurmada adeta
yarışıyorlardı...
O gece gerçektende heyecan dolu ve yorucu bir geceydi.Yüzlerce fedakar
insan sandık gözlemciliği yapıyor, Oyların doğru sayılması ve sandıkların
çalınmaması için sabahlara kadar çetin bir mücadele verdiler.Dr. Sadık Ahmet ve
arkadaşları merak içinde sabahladılar.Binlerce Batı Trakya Türk'ü uyumayarak TV
ve radyolardan neticeleri izlediler.
Nihayet 19 Haziran sabahı, sıcak yaz güneşinin doğuşuyla birlikte Güven
listesi amacına ulaşmıştı.Zafer 24858 oyla gelmişti.Bu oyların 22472 adedi Dr.
Sadık Ahmet'in şahsına verilmişti.Yani Rodop ilinde milletvekili çıkarabilmek
için gereken 17500 oy fazlasıyla aşılmıştı.
Haber merkezleri gerçeği daha fazla gizleyemeyip neticeyi kabulleniyor ve
ilan ediyorlardı.Ertesi günlerde
ilan resmiyet kazandı ve Sadık Ahmet'e mazbatası Yunan Devleti tarafından resmen
verildi.O artık milletin vekiliydi.
Batı Trakya Türkleri böylece, başlangıçta "olmaz" gibi görüneni başarmış,
büyük bir zafer kazanmıştı.Azınlık, azınlıkta kaldığından 66 yıl sonra, öz
benliğinden çıkmış bir köylü çocuğunu, bağımsız milletvekili yapmıştı..Bu
demokrasi mücadelesinin öncülüğünü Dr. Sadık Ahmet ve arkadaşları yaptı, ama
bütün toplum gayret gösterdi, çalıştı, destekledi.Onun için bu zaferde her Batı
Trakya Türkü'nün ayrı ayrı payı var.Bu tarihe geçecek şanlı bir demokratik
mücadeledir.
Batı Trakya'nın yakın tarih süreci içinde, 31 Ağustos 1913, 24 Temmuz
1924, 29 Ocak 1988 gibi tarihler nasıl birer durak noktaları ise, 18 Haziran
1989 tarihi de öylesine önemli bir duraktır.
18 Haziran 1989 tarihi Batı Trakya Müslüman Türk Toplumu'nun ilk bağımsız
milletvekilini Yunan parlementosuna gönderdiği gündür.
YEMİN
TÖRENİ:
Yunan Meclisi milletvekillerinin yemin töreni için Temmuz '89 başlarında
toplandı.300 üyeden oluşan meclisin yeni üyeleri Hristiyan oldukları için, İncil
üzerine el koyarak yemin ettiler.Ancak bir istisna vardı.O da Dr. Sadık Ahmet
idi. Onun yemin töreni ise şöyle oldu.
Bağımsız Azınlık Milletvekili Dr. Sadık Ahmet Kuran-ı Kerim'e El basarak
milletvekili yemini etti.Batı Trakya Türk Toplumu'nun Yunan parlementosundaki
tek temsilcisi Bağımsız Milletvekili Dr. Sadık Ahmet, Ayina meclisinde yapılan
toplantıda İslam dini kurallarına göre milletvekili yemini etti.Dr. Sadık
Ahmet'in yemin töreninde ayrıca 298 milletvekili de Başpiskopos Serafim'in
huzurunda hazır bulundu.Özel olarak üzerinde Kuran-ı Kerim bulunan masaya doğru
yemin etmek için meclis başkanı tarafgından davet edilen Dr. Sadık Ahmet'in
yemin süresi bitinceye kadar meclisteki tüm milletvekilleri ayağa kalkarak saygı
duruşunda bulundular.Yemin töreninden sonra Meclisteki özel odasında tebrikleri
kabul eden Dr. Sadık Ahmet, kabul sırasında Batı Trakya Türk toplumuna şu mesajı
gönderdi.
"Az önce ülkenin yasalarını
ve anayasasını koruyacağıma dair söz vererek milletvekili yemini
ettim.Toplumumuza da bu yasaların eşit uygulanmasından başka isteğim yoktur.Bu
bakımdan yeminimi harfiyyen yerine getirebilmek ve yasalarla anayasanın Azınlık
insanına da tam ve eşit olarak uygulanmasını sağlayabilmek için elimden geleni
yapacağım.Dilerim ki, diğer milletvekili meslektaşlarım da yeminlerine sadık
kalırlar."
SEMER:
Seçim sonrası günlerde Dr Sadık Ahmet'i Gümülcine ve çevresinde teşekkür
ziyaretlerinde bulundu.Bu arada-Gümülcine'nin o zaman mevcut iki semercisinden
biri olan-Semerci Ahmet Avi'ye uğrar.Selam ve hal hatırdan sonra, Semerci Ahmet
Dr. Sadık'a der ki:
-"Sana şimdi bir semer lazım!"
Dr. Sadık Ahmet, "Sen toplumun dertlerini ve problemlerini
yüklendin.Millet seni vekil seçti.Azınlığın dert yükünü taşıyabilmen için bir
semere ihtiyacın var" anlamına gelen bu espriyi kavrar ve şu cevabı
verir:
"Doğrudur...Hemen yap !"
Sonraki aylarda Dr. Sadık Ahmet bu semerci dükkanının önünden geçerken
takılırmış.
-"Ne oldu bizim semer?" diye...
***
AZINLIK MESELELERİNİN ÇÖZÜMÜ
İÇİN İLK GİRİŞİMLER:
Evet, Dr. Sadık Ahmet Azınlık dertlerini ve yılların birikimi
meselelerini gerçekten yüklenmişti...Esasen bunların çözümü için çalışacağını,
hatta çözeceğini, seçim konuşmalarında taahhüt etmişti.İşte şimdi çalışma
zamanıydı.Meselelerin çözümü ise Atina'ya bağlıydı.Öyleyse Batı Trakya Türk
Toplumu'nun meselelerini Atina'ya (hükümete) götürmek lazımdı.Bunun için
"semere" ihtiyaç yoktu ama medeni cesaret, bilgi ve akıllıca politikalara
ihtiyaç vardı.
Bilgi ve cesaretin Dr. sadık Ahmet'te yeterince mevcut olduğunu herkes
kabulleniyordu....Politik strateji de iyi başladı.
Dr. Sadık Ahmet önce, Yeni Demokrasi (ND) Partisi Lideri Canis Cenetakis başkanlığında kurulan
yeni hükümete, tek bağımsız milletvekili olarak, güven oyu
verdi.
Bununla demek istiyordu ki:
Ey Hükümet!
-Ben Dr. Sadık Ahmet, Batı Trakya Türk Toplumu'nun temsilcisi olarak
bağımsız ve hür irademle sana güvenim arz ediyorum.
-Ben bu meclise kuru kuruya
muhalefet için gelmedim.
-Beni buraya gönderen insanların fert olarak da, Azınlık olarak da
yığınla problemleri var.Bunların çözümünü Ey Hükümet senden isteyeceğim.Çünkü
benim birinci derece vazifem, temsil ettiğim toplumun haklarını
savunmaktır.
-Sen Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığına hakkaniyet ve adaletle yaklaşır
da problemlerinin çözümü için uğraşırsan ben de, bağımsız ve hür olarak senin
yanındayım, arkandayım, oyumla destekliyorum.
***
Dr. Sadık Ahmet olumlu yaklaşımıyla iktidar partisi milletvekilleriyle
çabu k diyaloga girdi.Onun sevecen tavırları muhalefetinde dikkatini
çekti.Mecliste kısa sürede bakanlarla temasa geçerek Batı Trakya'daki
Problemlerle ilgili dosyaları bir bir sunmaya başladı.
1-İMAR İSKAN BAKANIYLA
GÖRÜŞME:
Dr. Sadık 17.7.89 tarihinde İmar ve İskan Bakanlığını ziyaret ederek
resmi temaslarına başladı.Bakan B.Kavelas ile görüşen Dr. Sadık, Batı Trakya'da
uzun yıllardır inşaat izni verilmemesi nedeniyle izinsiz inşa edilen evlerin ve
diğer yapıların kaçak inşaat statüsünden çıkarılıp resmileştirlmesini
istedi.Ayrıca kaçak inşaat sebebiyle haklarında dava açılan ve ceza kesilen
Azınlık mensubu insanların af edilmelerini , davaların geri alınmalarını, bundan
böyle de Batı Trakya'da ayırım yapılmamasını ve şartlarını yerine getiren Batı
Trakya Türklerine inşaat izni verilmesini talep etti.
2-ADALET BAKANI İLE
GÖRÜŞME:
Dr. Sadık ikinci görüşmesini Adalet Bakanı ile yaptı.Batı Trakya'daki
adalet mekanizmasının tarafsız olmadığını, yönetimin tesiri altında kaldığını
anlatan Milletvekilimiz Adalet Bakanına seçim propagandası günlerinde kesilen
trafik cezalarından 60 kadar makbuzu gösterince Bakan hayret etmiş ve konuyu
Asayiş Bakanı ile görüşeceğini söylemiştir.
3-ASAYİŞ BAKANI İLE
GÖRÜŞME:
Üçüncü görüşme Asayiş Bakanı Kefaloyannis ile yapılmıştır.Dr. Sadık
Ahmet, seçimden sonra ilgili memurların Batı Trakya Müslüman Türk halkına baskı
yaptıklarını, esnafa ve sürücülere ağır cezalar yazdıklarını, bundan şikayet
eden soydaşlarımızı da "Şimdi gidin sizi
Dr. Sadık kurtarsın" dediklerini bakana anlattı.Bakan "Bu kadar da haksızlık yapılamaz!" şeklinde hayret
etmiş ve konuyu inceleyeceğini söylemiştir.
4-İÇİŞLERİ BAKANI İLE
GÖRÜŞME:
İçişleri Bakanı ile yapılan görüşmede Dr. Sadık Ahmet Batı Trakya'daki
ayrımlardan ve haksızlıklardan söz etmiştir.Milletvekilimiz Batı Trakya
Türkleri'ne uygulanan vatandaşlıktan çıkarma olayını detaylarıyla ve çarpıcı
örneklerle anlatmıştır.İçişleri Bakanı Dr. Sadık'la işbirliği içinde bulunmaları
ve Batı Trakya'daki bakanlığı ile ilgili gelişmelerden kendisini haberdar
etmesini rica etmiştir.
5-BAŞBAKAN YARDIMCISI İLE
GÖRÜŞME:
Milletvekili Dr. Sadık Ahmet Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü
Kefeloyannis ile yaptığı görüşmede
de Batı Trakya'daki azınlık sorunlarını bir bütün olarak
anlatmıştır.Başbakan Yardımcısı anlatılanları ilgiyle dinledikten sonra bunların
kendisine bir liste halinde yazılı olarak verilmesini talep etmiş ve çözüm
yolları arayacağına söz vermiştir.
6-19. MADDE ile İLGİLİ
GİRİŞİM:
Batı Trakya Türkleri'nin Bağımsız Temsilcisi Milletvekili Dr.
Sadık Ahmet'in yukarıdaki girişimleri ile ilgili bilgileri Batı Trakya'nın Sesi
(Sayı 10-12 ) Dergisi'nden derledik.Doktor'un 19. Madde ile ilgili girişimi ise
8 Eylül 1989 tarih ve 563 sayılı "İleri" gazetesinde çöyle yer
alıyor:
"CANDAN KUTLARIZ:
Bağımsız Milletvekilimiz
Dr. Sadık Ahmet, vatandaşlık yasasının 19'ncu maddesinin kaldırılması için Meclis'e
başvurmuştur.Bilindiği üzere bu yasaya dayanılarak soydaşlarımız şıppadak
vatandaşlıktan çıkarılıyorlardı...
Milletvekilimizi buı yerinde girişiminden dolayı candan kutlarız! " (
19.ncu madde Dr. Sadık Ahmet'in müracatından 9 sene sonra başka bir deyişle
vefatından 3 yıl sonra 11.6.1998 tarihinde Yunan meclisinde yapılan oylama
sonrasında kaldırıldı.Daha sonra olayı takip edenler kim olursa olsun, madde
hangi sebeplerle kaldırılmış olursa olsun, Bu mücadelenin bayraktırlığını D.
Sadık Ahmet yapmıştır.Umarız soydaşlarımız bunadan sonra eften püften sebeplerle
Yunan uyğuğundan çıkarılmaz Allah Rahmet Eylesin) (bir not daha:Yunanistan
hiçbir şekilde kabul etmediği ve
yazmadığı yurt dışında doğmuş çocuklarımızı şimdi topluyor ve nüfus kütüklerine
yazıyor. Ne yazık ki Dr.Sadık Ahmet bunları göremedi )
7-Dr. Sadık Ahmet Bağımsız
Milletvekili sıfatıyla ayrıca yerel yönetim makamlarıyla ve gereken diğer
bütün Yunan idari mekanizması
daireleri ile Batı Trakya Türkleri'nin sorunları hakkında görüşmüş ve
haksızlıkların giderilmesini talep etmiştir.Ancak Yunan idaresi bildiğini
okumaya ve kendi programlarını(!) uygulamaya devam
etmiştir...
YUNANİSTAN'DA YENİDEN ERKEN
SEÇİM:
İşte Dr. Sadık Ahmet Batı Trakya'daki yılların birikimi bu benzeri
problemleri yurt içinde yetkili makamlara taşımaya ve çözümler aramaya
başlamışken Yunanistan'da yeniden erken seçim dedikoduları yayılmaya başlandı.ND
idarecileri 18 Haziran seçim neticelerinden tatmin olmamış görünüyorlardı.Güven
oyunu 1-2 farkla almış hükümet değil, daha güçlü bir hükümet arzuluyorlardı
anlaşılan.Nitekim dedikodular gerçek oldu 5 Kasım 1989 yeni seçim tarihi olarak
ilan edildi.Ülke sadece 4,5 ay sonra yeniden genel seçime gidiyordu.Ve yaz
sıcaklarının geçmesiyle Yunanistan'da yeni seçim dönemi başlamıştı bile.Tabii
ki, Batı Trakya'da da ...Bu nedenle partiler politikacılar yeniden yollara düştü
Tabii ki, Batı Trakya Türklerinin henüz partileşmemiş bağımsız GÜVEN Listesi de
gereken çalışamayı yapacaktı...
"EŞİT MUAMELE
İSTİYORUM":
Bu bölümde Dr. Sadık Ahmet'le yapılmış 18 Haziran seçimlerinden
sonra burada değinilmesinde fayda
gördüğümüz bir röportajdan alıntılar yapacağız..
"NİÇİN "EVET" OYU
VERDİM":
"Yunanistan Vatanımdır"
ana başlığı altında yayınlanan söz konusu röportajda çeşitili konulara temas
edildikten sonra gazeteci Dr. Sadık Ahmet'e soruyor:
"............... Hükümete güvenoyu vermeyeceğinizi beyan ettmenize rağmen
EVET oyu verdiniz nokta.Bu neye bağlı? İlaveten Bay Miçotakis'in "Yunan hükümetinin Batı
Trakya müslümanlarının oylarına dayanmaması gerekir sözünü yorumlamanızı
isteyeceğim.
-ND (Yani Demokrasi), yada
Miçotakis'e güvenoyu vermeyeceğimi beyan etmişsem de şu anda iktidarda Bay
Miçotakis hükümeti yoktur.Hükümet, Sağ ile Birleşik Sol'un işbirliği ile
kurulmuştur.Dahası mecliste ve rejim içinde hemen hemen herkes hata PASOK bile
durumu kabullenirken ben niye karşı durayım.Yunan Ve Yunanistan için güzel
şeyler yapmak gayretindeler; ümit ederim ki bu, Rodop (iline)de
uzanır.Binaenaleyh o beyanat sadece Miçotakis'le ilgili idi.
-Miçotakis'in Beyanı ile
ilgili?
-Miçotakis benim oyumu
istemiyorsa, ben de oyumu ona vermem.
-Fakat EVET oyu Verdiniz?
-EVET oyu vermiş olayım.Bakınız
insan politikada her beş dakikada bir fikir değiştirir.Fakat bu
değişiklik...mevcut durumda, mantıklı bir insan bu hükümete ve bu programa hayır
diyemezdi.Ve ben, problemlerimizin
çözümü için bu hükümete gideceğime göre ben ona güven oyu vermemezlik
yapamazdım.
- Yani Siz, Miçotakis'e HAYIR; Ve Fakat Birleşik Sol –Yeni Demokrasi
işbirliğine EVET dediniz.
-.......Evet, Cenatakis hükümetine ve hükümetin programına oy verdim,
Yeni Demokradi'ye ve Miçoktakis'e DEĞİL:
......................
"EŞİT MUAMELE
İSTİYORUM":
.............Haklarımı almaz ve yeniden elde etmezsem.Hepsinin beş günde
çözüleceğini söylemiyorum.Fakat problemin çözülmesi için iyi niyrtin olması
gerekir.Ben yurt dışına gittiğimde ne diyeceğim?Ben, Bay Kanellopulos'un da
dediği gibi, eşit muamele istiyorum.Ben Yunan vatandaşıyım, bunun için Yunan
meclisindeyim.
-Sanıyorum,Problemlerin
çözümü için bir aylık mühlet verdiniz?
-Evet bir ay, ondan sonra
Strasburg'a gideceğim.Yunan
hükümeti "bütün haklarımı aldığımızı" iddia ettiğine göre, eğer onları
vermezse ben Yunan hükümetini yalana çıkaracağım.Yapılan bütün haksızlıkların
belgeleri ve listeleri
mevcut,3000-5000 gecekondu ev, bir o kadar kamu malı sayılan.Devlet
desteği (kredi) yok İlgisizce yüzümüze söylüyorlar:"Size Azınlığa kredi yok".
-Yunan aleyhtarı
propoganda ile iyham edileceğinizden korkmuyor musunuz?
-Elimde belgeler olduktan sonra
Yunan aleyhtarı propoganda değildir.Yunanistan'ı kötülemek istemem.Evimi
kötülemek istemem.Fakat hükümetin problemlerimi çözmediğini gördükten sonra
niçin gitmeyeyim?Bugün bile sağlık memuru, Sosti (Susurköy) Köyünde bir müslüman
açacağı kuaför dükkanına ruhsat vermek için gidip kontrol edeceğine kendisine
dönüp " Git Sadık Kontrol etsin" diyebilmektedir.
-Yani bütün yerel
daireler Müslümanlara "Sadık'a" Git
Problemini O çözsün mü diyorlar?
-Evet, baknlara soracağım
neticede hükümet kimdir?Ben mi, onlar mı?Bu daireler niçin böyle yapıyorlar?Bu
laf oyunu uygulamasını sürdüren Trafiği,Sağlık Memurluğunu, Hayvancılığı
destekleme dairelerini, Ulaştırma dairesini kınıyorum.
-Seçim öncesi ile seçim sonrası konuşma tarzında büyük fark var.Bu,
milletvekili olarak halka karşı yüklendiğiniz sorumlulukara mı bağlı?Halbuki
seçim öncesi olanlar oy toplamal içindi......?
-Bakınız, seçim öncesi daha
sorumsuzdum, normal bir vatandaş gibi.Şu anda Yunan meclisi'nin
üyesiyim.Yunanistan vatanımdır.Bu şüphesiz bir hakikattir.Ülke olarak
Yunanistan'ı da düşünmem gerekir. Başkaları bana ne dese beni hiç
ilgilendirmez.Çünkü ben Yunan vatandaşıyım, Nüfuzs hüviyet kimlliğim
vardır,Yunan Meclisi'nin verdiği kimliğe sahibim.Fakat bazen;3 günde, 5 günde
meseleri halledeceğiz diyerek Azınlık haklarını da savunmam gerekir.Problemler 3
günde çözülmez.Konumum kesinlikle değişmemiştir,zaman olarak değişiklik arz
edebilir.Ama bu güne kadar olduğu şekilde uzun zaman sürecinde değil. Şu anda
mühletler var.Ben sadece kanunların uygulanmasını
istiyorum.
-Tabii, seçim öncesi
söylemler daha ateşiliydi...
-Evet, fakat seçildikten sonra
artık sorumlusun. Her istediğini söyleyemezsin.Çünkü, Halk ve meclis tarafından
bir şekilde kontrol ediliyorsun.Yaşadığın ülke aleyhine konuşamazsın..."
*****
Dr. Sadık Ahmet'in millevekilli seçilmesinden sonra da Batı Trakya Türk
Azınlığı'nın olumlu bir gelişme olmadı.İstenen eşit muamele yapılmadı...Ve bu
röportajda dediği gibi, Dr. Sadık Ahmet hakikaten sonraki aylar da Strasburg
yollarına düştü.Ama ondan önce köprülerin altından çok sular
geçer...
Dr SADIK AHMET
AVRUPA'DA:
Dr. Sadık Ahmet'in Batı
Trakya Türkleri'nin hakları ile ilgili, daha önce yazdığımız Atina temaslarından
sonra, bu problemlerin çözümü için Yunan hükümetine tanıdığı bir aylık sürede
hiçbir gelişme olmadı.Olamazdı da zaten...Otuz günlük süre, Avrupa yoluna zemin
hazırlamk için söylenmiş sadece bir laftı.Doktor, Avrupa programını yapmıştı
bile.Bir heyet oluşturularak, 21-29 Eylül 1989 Tarihlerinde Strasburg'ta
yapılacak Avrupa Konseyi Sonbahar
toplantısına gidilmesi ve Batı Trakya Türklerine reva görülen
haksızlıkların buraya rapor edilmesi kararlaştırıldı.Bu amaçla, Batı Trakya
Türlkeri 'nin çiçeği burnunda milletvekili Dr. Sadık Ahmet başkanlığında İskeçe
Müftü Vekili sıfatıyla M. Emin Aga, eski parlementer ve Akın
gazetesi sorumlusu sıfatıyla Hasan
Hatipoğlu ve AYTD (Azınlık
Yüksek Tahsililer Derneği) sekreteri sıfatıyla Ahmet Hacıosman Almanya'ya
gittiler.Aslında bu organizasyonu yapan Almanya'daki Batı Trakya Türkleri
Federasyonu idi.Nitekim Almanya'dan Federasyon Başkanı Cafer Alioğlu, ikinci Başkan Özkan Hüseyin ve Veznedar Hasan Düdükçü'de heyete dahil oldu.
Yedi kişiden oluşan heyet ellerinde kabarık dosyalarla 25 Eylül 1989 günü
Avrupa Konseyi Toplantısına girdi.Giriş biraz zor oldu ama neticede
başarıldı.Bu, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın milletvekili düzeyindeki
temsilcileriyle, uluslar arası platformlarda ilk hak arayışıydı.Burada 25-26
Eylül günlerinde çeşitli ülkeden 20'den fazla parlementerle ve konseyde görevli
diplomatlarla çok faydalı görüşmeler yapıldı.Dosyalar
sunuldu..
Eylül '89 sonu Avrupa'dan dönüşünde Dr. Sadık Ahmet'in Yunanistan'da
yapacağı en önemli şey, sadece 35 gün sonra tekrarlanacak olan erken genel
seçimlere hazırlanmaktı...
5 KASIM SEÇİMLERİNE
DOĞRU:
18 Haziran 1989 seçimlerinden sonra Yeni Demokrasi+Birleşik Sol
işbirliğiyle Cannatakis başkanlığında kurulan hükümete Dr. Sadık Ahmet,bağımsız
milletvekili sıfatıyla, güvenoyu vermiş ve hükümet çalışmaya başlamıştı.Ancak
hükümetin baş ortağı, Yeni Demokrasi Partisi, güvenoyunun sadece bikaç oy farkla
alınmış olmasından rahatsızdı.Genel Başkan K. Miçotakis'in "Yunan
hükümetilerinin Batı Trakya Müslümanları'nın oylarına dayanmaması gerekir"
şekilindeki açıklamaları bunun göstergesiydi.Nitekim bu rahatsızlıkla hükümet
yeniden erken genel seçim kararı aldı.Seçim tarihi 5 Kasım 1989 olarak
belirlendi.Yani Haziran genel seçimlerinden sadece 4,5 ay sonra Yunanistan
birkez daha genel seçime gidiyordu.
Batı Trakya Türkleri bu seçime de bağımsız listelerle girmeyi
kararlaştırdı.
BAĞIMSIZ
LİSTELER:
İskeçe ilinde bağımsız İKBAL listesi M. Emin Aga , Kadir Yunusoğlu,
Mustafa Çakır ve Rasim Murcaoğlu adında dört adayla oluştu.PASOK'tan aday
olmayan Ahmet Faikoğlu'nun da
desteğini alan bağımsız İKBAL listesi –birçok engele rağmen- seçimlere umutla
giriyordu...
Gümülcine merkezli Rodop iline gelince; buradaki Bağımsız GÜVEN
listesinde üç bağımsız aday yer
aldı.Bunlar Dr. Sadık Ahmet, İsmail Rodoplu ve İbrahim Şerif idi.bu adaylar
Rodop ili Müslüman Türk seçmenine hitaben yayınladıkları bildiri ile Bağımsız
GÜVEN listesi halinde seçimlere gireceklerini duyurdular.
Adaylar gereken evrakı hazırlayıp yasal müracatlarını yaptılar.Prosedür
tamam, seçim takvimi devamdı...Ancak Dr. Sadık Ahmet ile İbrahim Şerif'i bir son
dakika golü bekilyordu...
ADAYLIKLAR İPTAL
OLDU:
Dr. Sadık Ahmet'le İbrahim Şerif'in adaylıkları mahkemece iptal
edilmişti.Ancak iptal kararı ilgililere yasal adaylık süresinin sona erdiği
günün son dakikalarında tebliğ edilmişti.İptal gerekçesi müracaat evrakının
eksik doldurulmuş olması olarak gösteriliyordu.Halbuki bir hata olmasın diye
müracaat evrakı konunun uzmanı olan bir mübaşire doldurtulmuştu.Hem adaylar daha
4,5 ay önce de aynı işlemi yapmışlardı, az çok tecrubeliydiler. Dolayısıyla ister istemez olayda bir
kasıt olduğu akla geliyordu...
Karar Batı Trakya Türk toplumu arasında önce şaşkınlık, ardından infial
uyandırdı.Ama, nazik durum gereği, toplum sağduyulu davranmak zorundaydı,öyle de
yaptı...
*****
Yasal başvuru süreci dolmuş olduğundan adayların eksik evrakını tamamlamaları
mümkün olmadığı gibi, yeni aday göstermekte olası değildi.Bu durmda GÜVEN
listesinin tek adayı kalıyordu: İsmail Rodoplu
DR. SADIK AHMET'İN
DEĞERLENDİRMESİ:
Adaylıkların iptal edilmesiyle ilgili Dr. Sadık Ahmet şu değerlendirmeyi
yapıyordu.
Yapılan, önceden hesaplanmış ve bağımsız mahkemeleri de içine alıp alet
eden oyun görüntüsü vermektedir.Batı Trakya Türk Toplumu tarihinde ilk defa
bağımsız bir millevekili ile Yunan meclisinde temsil edilmişti.Bu, parti
kontrolünde olmadan hakkını aramak, sesimizi diğer parti grupları gibi duyurup,
gerekirse Avrupa Parlementosu ve Avrupa Konseyinde konuşabilmek demek olduğundan
bazı çevrelerde ve özellikle de bölgeden en az bir milletvekili çıkarabileceğini
zanneden Yeni Demokrasi partisinde hazımsızlık yaratmıştır.Batı Trakya Türk
Toplumu bağımsız milletvekili sayesinde Yunan meclisinde anahtar durumuna girmiş
ve önemli bir denge unsuru olmuştur.Bu da 18 Haziran seçimlerinden birinci parti
olarak çıkan yeter çoğunluğu sağlayamayan Yeni Demokrasi Partisini
endişelendirmiştir.Bunun sonucudur ki, küçücük hesaplarını yapmışlar ve mübaşir
bir cümleciği unutkanlıkla eksik burakmıştır.
Sonuç ortadadır ki, iki milletvekili çıkartabilecek oy potansiyelini
yakalayan bağımsız GÜVEN listesi dağıtılmak istenmiştir.Fakat unuttukları Batı
Trakya Türklari'nin artık eskisi gibi kandırılamayacağıdır. Önemli olan Ahmet
veya Mehmet değil, Batı Trakya Müslüman Türk Cemaatinin haklı mücadelesi ve
başarısıdır.
Batı Trakya'da artık bağımsız liste kavramı ve hareketi bir vakıadır.Bunu
inkar etmek ya gafletten ya da dalalettendir.Ötesini söylemeye dilim
varmıyor.Rahatsız olanlar varsa bu ancak kendi kusurlarından
kaynaklanmaktadır.Eğer 70 yıldır sağlıklı ve adil bir uygulama olsaydı bugün bu
aşamaya gelinmezdi.
Bugün Batı Trakya Türk'ü GÜVEn listesi ile Gümülcine'den bir bağımsız
milletvekili çıkarabilecek güç ve kapasitededir.Gümülcine'de İsmail Rodoplu var
güçle desteklenirken, İskeçe'de Mehmet Emin Aga ve Listesinin başarılı
olabilmesi için elden gelen gayret gösterilecektir.
Mücadelemiz demokratik ve haklıdır.Başarı'da Batı Trakya Müslüman Türk
toplumunun olacaktır.
ADAYLIK İPTALLERİNE
TEPKİLER:
İsmail
Rodoplu'nun Tepkisi:Dr. Sadık
Ahmet ve İbrahim Şerif'in adaylıklarının iptallerle ilgili görüşlerini "Batı
Trakya'nın Sesi"(Kasım-Aralık 1989 sayı:13) dergisinin kendisiyle yaptığı bir
röportajda dile getirmiştir.
Mehmet
Emin Aga'nın Tepkisi:İskeçe ili
Bağımsız İKBAL listesi adayı Mehmet Emin Aga konu ile ilgili şunları
söylüyordu:
Gümülcine'de Bağımsız GÜVEN listesi adayları Dr.
Sadık Ahmet ve İbrahim Şerif'in adalet mekanizmasına gölge düşüren uygulamalarla
adaylıklarının kabul edilmemesini antidemokratik buluyor, teröristçe bir
uygulama olarak nitelendirdiğimiz bu olayı şiddetle protesto ediyoruz.inanıyoruz
ki, zafer hak arayanların ve hakka
inananlarındır.(Batı Trakya'nın Sesi/Sayı:13)
BTTDD genel başkanı Tahsin Salihoğlu'da yaptığı bir konuşamada
adaylık iptallerine olan tepkisini dile getirmiştir.
ŞİİRSEL TEPKİ:
Dr. Sadık'la
İ .Şerif'in adaylıklarının iptal edilmesine M.Nejat Sefercioğlu da
aşağıdaki şiiri ile tepki gösteriyordu.
TÜRK KORKUSU
Nice yiğitler çıkar Trakya'dan bilinmez
Devlet geçinenlere ölüm korkusu salan,
Listeden silinmekle yeryüzünden silinmez
Türkün asil varlığı mertliğe timsal olan....
İnkara yetmez gücü Türklüğü şu yılanın,
Asırlardan beridir yılan kini duyanın ,
Gaflet uykusu yatar vmedeniler(!) uyanın
Şu Yunan adaleti(!) medeniyetten kalan
O nasıl bir yürek ki türk titretir
O nasıl bir millet ki Türk'ün adından erir
O nasıl devlet ki Avrupa'ya ders verir(!)
Bütün anlattıkkarı ya yalandır ya dolan...
Sadık, Şerif, Rodoplu Trakya'nın neferi,
Yıldıramaz Yunanlı baskılarla Türkleri,
İlahi Adaletten ümit kesmez SEFERİ,
Şehitlerin kanıdır burçlarda dalgalanan
30.10.1989-M. Nejat Sefercioğlu
OYUN
TUTMAMIŞTI:
İster Baştan planlanan olsun isterse sonradan
düşünülen oyunla olsun, Yunanlı yöneticiler GÜVEN listesinin iki adayını
engellemekle liste mensuplarını;onunda ötesinde Batı Trakya Türk Toplumunun
potansiyel oylarını parçalamayı hedeflediler.Ama oyun tutmamıştı.Liste
mensupları sımsıkı kenetlenmişlerdi.Listenin 1. ismi olan ve adaylığı engellenen
Dr. Sadık Ahmet, "Rodoplu'yu Destekleyin" derken listenin tek adayı kalan İsmail
Rodoplu da "Sadık Kalleşçe Harcandı" diyordu.
Seçim propogandası sürecinde bu ikili hiç
ayrılmadı.Dr. Sadık Ahmet Rodoplu'yu asla yalnız bırakmadı, hiçbirşey olmamış ve
sanki kendisi adaymış gibi canla başla çalıştı.
SEÇİM ÇALIŞMALARI:
Adaylıkları iptal etmekle Yunan idaresi belli ki,
Dr. Sadık'ın milletvekilliği ile güçlenen
bağımsız GÜVEN listesi dağıtmak istiyordu .Ama listede yer almasalarda bu
durum , Dr. Sadık Ahmet'le İbrahim Şerif'in çalışma azminden hiçbirşey
eksiltmedi.
Ekim'89 sonlarına doğru seçim bürolarını
açtılar.Üçlü ekip ve diğer fedakar gönüldaşları öyle bir seçim kampanyası yürüttüler ki Batı Trakya Türklüğü adeta
şahlandı.İş adeta inada bindi.İsmail Rodoplu ya milletvekili yapılacaktı yada
milletvekili yapılacaktı!....
Güven
Gazetesi:
Propaganda döneminde listenin yayın organı Güven
gazetesine yine hız verildi.Bu dönemde gazetenin sahip ve sorumluluğunu üç
kişinin oluşturduğunu görüyoruz.Bunlar;İsmail Rodoplu, Dr. Sadık Ahmet ve
İbrahim Şerif idi.
Gazete ile hem dava anlatılıyor hem de yapılan
sataşmalara cevaplar veriliyordu.Konuşmacıların gidemediği yerlere gazete
gidiyordu.Yazılan ateşli ve dokunaklı yazılarla Batı Trakya Türkleri'nin morali
yükseltliyor umut aşılanıyordu.Hedef kitlesi arsasında gençler ve kadınlarda
vardı.Örneğin; 19 ekim 1989 tarihli 12 sayılı güven gazetesinde manşet "GENÇLER
GÖREV BAŞINA" idi.Bu manşet altında yer alan yazıda şu duygusal satırlarada yer
veriliyordu:
"Ey
Batı Trakya Türk Genci!
(......) Daha dünyaya gözünü açtığın dakikada,
kundaklar içinde sarılı iken,haksızlık ve ayırımlar teneffüs ettin!Masum
çocukluk yılların haksızlık içinde geçti.Doya doya bağıra bağıra ben Türk
çocuğuyum diyemedin.
Dünyanın eğitim öğtretim üzerine kanat gerdiği
çağımızda senin okul yılların felçli insandan daha da kötü geçti.(......) Basit
bir ders kitabından bile mahrum kaldın.Bugün bir doktor,
avukat,mühendis...olabilecek zekaya sahip olmana rağmen sana "vatanım"dediğin bu
diyarda tahsil kapıları kapatıldı.
Bütün bu haksızlıklar içinde bir doğa kanunu olarak sen de büyüdün,
yetişkin bir insan oldun (....) belki de evlenerek çoluk çocuk sahibi oldun: ama
çok sevdiğin eşin ve üzerine
titrediğin çocuğunu barındıracağın bir evin yok.....(......).......Sana o
traktörü kullanma iznini bile çok görüyorlar....."
(......)
"Ey
Batı Trakya Türk Genci!(....)Önümüzdeki 5 Kasım seçimlerinde sana bütün bu
haksızlıkları reva görenlere unutamayacakları bir ders ver. !"
Dört gün sonra çıkan 23 Ekim 1989 tarih ve 13
sayılı GÜVEN gazetesinde ise manşet şöyleydi:
"Çilekeş
Türk Anası! Beş Kasım Senin Günün!" Bu başlık altında yazılan yazıda Türk
kadınlarının kanları kabartılıyordu....
BASKILARLA MÜCADELE:
GÜVEN listesi mensupları bir yandan propaganda
çalışmalarını yürütürken diğer yandan da baskılarla mücadele etmek zorunda
idiler.Çünkü halkı güya korkutarak GÜVEN hareketinden soğutmak için idari
makamlar baskılarını arttırıyordu.GÜVEN listesi mensupları tarafından Hükümet
Başkanına ve İçişler Bakanlığına bir telgraf gönderilmiş ve baskılar dile
getirilmiştir.
ADAYLIK İPTALLERİNE İTİRAZ DAVASI
GÖRÜŞÜLÜYOR:
Seçim havasının iyice ısındğı bir ortamda 26 Ekim
1989 günü adaylık iptallerine itiraz davası görüşüldü.Mahkeme,davayı açan Dr.
Sadık Ahmet'le İbrahim Şerif'in itirazlarını kabul etmeyerek adaylıkların
reddine karar verdi.
Ertesi günü Güven gazetesi "Her Türlü Adli Çelmelere Rağmen GÜVEN DİDİK
AYAKTA" manşetiyle çıkıyordu.
Alt başlıklar şöyle idi.
"Mahkeme Karaı İle BAğımsız GÜVEN Listesinin İki
Adayının Seçilme Hakkı Engellendi Ama Bağımsız Hareket 5 Kasım Seçimlerinde Yine
Dünyaya Sesini Duyuracak!"
"İstinaf
Mahkemesinin Dr. Sadık Ahmet ile İlahiyatçı İbrahim Şerif'in
adaylıklarını reddetmesinden sonra konuşan Dr. Sadık Ahmet 'Bu N.D. partisinin
oyunudur , ama kapı kapı dolaşıp tüm azınlık oylarını İsmail Rodoplu'ya
taşıyacağım ;bu kez GÜVEN 35000 oy alacak, dedi .
Yine Dr. Sadık Ahmet aynı demecinde "Şimdi
hakkımızı yargıtayda arayacağız diyordu(tabii ki yargıtayda da
reddedildi)
Gümülcine'deki dava sonrasında İsmail
Rodoplu"GÜVEN bayrağını ölene kadar taşıyacağız" İbrahim Şerif ise "Ne Adli
Oyunlar Ne de Başka Güçler GÜVEN'i duduramaz " diyorlardı.
GÜVEN listesi resmi ve gayri resmi mensupları bu
kararlılıkla gece gündüz çalışıyor,zaman ise seçim gününe doğru hızla akıyordu.