3370
sayılı Yunan Vatandaşlık Yasası'nın kabulü. 19uncu maddesi:
"Etnik kökeni Yunan olmayan bir kişi, geri dönme niyeti
olmadan Yunanistan'ı terk ederse, Yunan vatandaşlığından
çıkartılabilir."
Avrupa'daki tek ırkçı vatandaşlık yasasıdır, Avrupa
ve Türkiye'nin baskıları ile1998'de yürürlükten kalkar.
09
Haziran 1975
Yeni
Yunan Anayasasının kabulü. Batı Trakyalı Türklerin maruz kaldıkları sistematik
baskı, ayrımcılık ve insan hakları ihlâllerinin anayasadaki
karşılıkları:
Bütün Yunanlılar kanun
önünde eşittir. (md. 4.1)
Yunan vatandaşlığının
kaybettirilmesi, ancak başka bir vatandaşlığın isteğe
bağlı olarak kazanılması veya yabancı bir ülkede,
ulusal çıkarlara aykırı bir hizmet üstlenilmesi halinde,
kanunla daha ayrıntılı olarak belirtilen şartlar altında
ve yöntemlerle mümkündür (md. 4.3).
Herkes, ... serbestçe
kişiliğini geliştirme ve ülkenin sosyal, ekonomik
ve siyasi hayatına katılma hakkına sahiptir (md. 5.1).
Herkes, milliyet, ırk
veya dil, din ve siyasi inanç farkı gözetilmeksizin
hayat, şeref ve özgürlüğünün tam olarak korunması
hakkına sahiptir (md. 5.2).
Her Yunanlının ülke
içinde dolaşım ve ikametini, ülkeden çıkış ve girişini
kısıtlayıcı münferit idari önlemler yasaktır (md.
5.4)
Basın hürdür, sansür
ve önleyici diğer bütün tedbirler yasaktır (md. 14.2).
Anayasanın bu hükümlerine
göre Türk azınlığa yönelik baskı, taciz, ayrımcılığın
sona ermesi gerekir. Demokratik, hukuk devletinin gereği
budur. Ancak anayasanın Türklere uygulanmadığı görülüyor.
19
Ocak 1989
Viyana
Kapanış Belgesi'nin yayımlanması. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği (AGİK) sürecinde yapılan
Viyana İzleme Konferansı (1986-89) sonucu, Yunanistan'ın
da dahil olduğu, AGİK üye devletleri tarafından kabul
edilerek, açıklanan belge.
Belgeye göre Yunanistan'ın Türk azınlığa karşı yükümlülüğü:
Belge 18nci ilke;
"Katılan devletler ... toprakları üzerindeki azınlıklara
mensup şahısların, insan hakları ve temel özgürlüklerinin
korunmasını sağlamak üzere, gerekli tüm yasal, idari,
yargısal ve diğer önlemleri alacaklar ve bağlı oldukları
ilgili uluslar arası anlaşmaları uygulayacaklardır.
Söz konusu şahıslara karşı herhangi bir ayrımcı muameleden
kaçınacaklardır."
Belge 19uncu ilke;
"Katılan devletler, ülkelerindeki azınlıkları etnik,
kültürel, dil ve din kimliklerinin geliştirilmesi için
gerekli şartları koruyacaklar ve yaratacaklardır."
Belge 20inci ilke;
"Her ülke sınırları içinde dolaşım ve oturma özgürlüğü
bulunduğu, herkesin kendi ülkesi dahil, herhangi bir
ülkeden ayrılma ve kendi ülkesine dönme hakkına tam
olarak saygı gösterileceği."
01
Şubat 1991
ABD
Dışişleri Bakanlığı'nın Yıllık İnsan Hakları Raporu
Yunanistan'ın, vatandaşlık yasası ile ayrımcılık
(ırkçılık) yaptığı, kişileri basit bir idari işlemle
vatandaşlıktan çıkardığı,vatandaşlıktan çıkarılanlara
temyiz hakkı tanımadığı belirtilir ve 29 Ocak olayları
sebebiyle suçlanır:
"Hıristiyan aşırı uçların, olay yerinde bulunan bir
polisin müdahalesi olmaksızın Türklere ait dükkânları
yağmaladıkları 29 Ocak tarihinde Batı Trakya'nın Gümülcine
kentinde meydana gelen şiddet olayı, uluslar arası kamuoyunun
dikkatini, azınlığı etkileyen ekonomik ve sosyal ayrımcılığa
çekmiştir."
08
- 24 Şubat 1991
544
Batı Trakya Türkünün vatandaşlıktan atılması.
15
Haziran 1991
Başbakan
Mitsotakis'in Yunan Yurttaşlık Yasasının 19uncu maddesinin
kaldırılacağını açıklaması.
Ekim
1991
"Ülkemiz
Yunanistan" Jeune Afrique dergisi:
Lozan Antlaşması, azınlığa
kendi temsilcilerini seçme hakkı veriyor.
1967'den bu yana, yasal
bir engel bulunmamasına rağmen, azınlık mensupları
ne toprak satın alabiliyor, ne de evlerini tamir ettirebiliyor.
Türkler, ehliyet almıyor,
eczane açamıyor, ev yaptıramıyor.
Şubat 1991 döneminde
vatandaşlıktan atılan 544 azınlık mensubu, daha önce
Türkiye'ye göç etmiş bulunan 450 bin kişiye katıldı.
26
Nisan 1996
Avrupa
Güvenlik ve İş Birliği Komisyonu'nun Washington'da İnsan
Hakları Komisyonu'nun binasında, Batı Trakya Türklerinin
durumu, haklılıkları konusunda bir panel düzenlemesi;
Yunan baskı ve ayrımcılığının dile getirilmesi.
Panelin adı "Yunanistan'da Türk Azınlığı". Panel Başkanı Helsinki İnsan Hakları Gözcülüğü'nden
Christopher Panico'nun tartışılmak üzere sıraladığı
sorunlar:
Yunan Hükümeti hâlâ
Türk azınlığın varlığını kısıtlamasız olarak tanımıyor.
Kurumların adlarında Türk isimlerinin kullanılması
yasaktır. Merhum Dr. Sadık Ahmet'in, 1989 seçim kampanyasında
Türk ve Türkçe kelimeleri kullanması dolayısıyla hakları
ihlal edilmiştir.
Yunan vatandaşlık yasasının
19uncu maddesine dayanılarak, Türkler keyfi şekilde
vatandaşlıktan mahrum edilmektedir. Ülkeyi uzunca
bir süre terk ettiklerinde keyfi olarak vatandaşlıktan
çıkarılmaktadır. 1994'te 42, 1995'te 72, 1993'te 123
kişi bu şekilde vatandaşlıktan mahrum bırakılmıştır.
Lozan ve diğer anlaşmalara
göre, cemaatin, dini liderleri olan müftüyü seçme
hakkı vardır. Buna rağmen Yunan Hükümeti, 1990'da,
müftüleri atama kararı aldı ve şimdi ikili bir müftü
sistemi ortaya çıktı; biri atanan, biri seçilen. Geçen
yıl seçilen müftülerden birine, Mehmet Emin Aga'ya
10 ay hapis cezası verildi. Cezanın yarısını yattı,
yarısı için kefalet ödedi.
Yunan yerleşim bölgelerine
kıyasla, Türk bölgelerinin etraflarındaki alt yapı,
elektrik, kanalizasyon gibi kamu hizmetlerinin sağlanması
konusunda bir ayrımcılık gözükmektedir.
Türklerin; Lozan Anlaşması,
1953 İnsan Haklarının Korunması için Avrupa Konvansiyonu
ve Ulusal Azınlıklarla ilgili AGİK dokümanına göre;
seyahat özgürlüğü, inanç ve din hürriyetini özgürce
kullanma, kanun önünde eşitlik ve cemaat için bir
takım kültürel, dini, sosyal enstitüleri ve okulları
yönetim hakkı vardır.
Türklerin kamu sektöründe
çok az temsil edildikleri iş ayrımcılığı da bir başka
sorundur.
11
Haziran 1998
Yunanistan
Vatandaşlık Yasası'nın 19'uncu Maddesinin bir Yasayla
İptali. 60.000 Türk'ün vatandaşlıktan atılmasını sağlayan
19'uncu madde kaldırıldı ancak geriye dönük etkisi olmadığı
için vatandaşlığı kaybettirilenlere hakları iade edilmedi.