| 24
Haziran 1920 |
Yunanistan'ın
Batı Trakya ile ilgili ilk hukuki düzenlemesi.
"Müftüler ve Başmüftü Seçimiyle, İslam Cemaatlerine
ait Vakıf Gelirlerinin Yönetilmesine İlişkin Yasa" nın
(2345 sayılı) çıkışı.
Yasada; İslam cemaatine ait vakıf gelirlerinin cemaat
yönetim kurullarınca harcanacağı, diğer cemaat gereksinimlerinin
yanı sıra çeşitli eğitim harcamalarının da buradan karşılanacağı;
müslüman okullarının yönetilmesi ile öğretmenlerinin
atanması ve görevden alınması yetkisinin cemaat yönetim
kurullarına ait olduğu belirtilir.
Müftülerin cemaat tarafından, başmüftünün de müftüler
tarafından seçilmesi esası getirilir.
Ancak bu yasa uygulanmaz. Başmüftülük hiçbir zaman kurulmaz.
1949'a kadar cemaat yönetim kurulları hükümet tarafından
atanır.
|
| 1923 |
Topraksız
Köylüyü Topraklandırma Yasası çıkarılması, sınırlı bir
toprak reformu yapılması, reform kapsamında Türklerin
elindeki çiftliklerin de kamulaştırılması ve buralara
Anadolu'dan gelen Rum göçmenlerin yerleştirilmesi.
Türkiye'nin bu uygulamayı Milletler Cemiyeti'ne
şikayet etmesi, İstanbul Rumlarının bazı mallarına el
koyması, iki ülke arasında misilleme hareketinin başlaması.
|
| 1938 |
Yunanistan'ı
terk eden kişilerin arazisinin hükümet tarafından yönetilmesini
öngören 1539 sayılı yasanın çıkışı.
|
| 07
Eylül 1938 |
Sınır
ve kıyı bölgelerinde alım-satım hakkının kullanılmasının
yasaklanması hakkında ihtiyaca mebni 1366 sayılı yasanın
çıkışı.
Yasaya göre sınır bölgelerinde her türlü taşınmaz
mal alım satımı, bir komisyonun iznine bağlıdır.
Batı Trakya sınır bölgesi olduğu için bütünüyle bu yasa
kapsamındadır. Ancak Türkler, 1965'e kadar bu yasadan
dolayı bir problem yaşamazlar. Kıbrıs nedeniyle Türk-Yunan
ilişkilerinin gerginleşmesinden sonra ise Türklerin
taşınmaz mal edinmesine izin verilmez. Müslüman müslümana,
hiristiyan müslümana mal satamaz, bir müslüman ancak
bir hiristiyana mal satabilir. Müslüman kendi çocuğuna
bile taşınmaz mal bağışlayamaz. Bir müslüman ancak miras
yolu ile taşınmaz mal sahibi olabilir.
Yunan anayasasına ve insan haklarına aykırı olan bu
uygulamaya 1992'de son verilir.
|
| 1948 |
Bölünmüş
arazilerin daha ekonomik kullanılmasını sağlamak amacıyla,
821 sayılı arazi birleştirilmesi (Anadasmos) yasasının
çıkarılması, azınlık topraklarının gaspının kolaylaştırılması.
|
| 28
Eylül 1949 |
Batı
Trakya azınlık cemaatinin yönetim kurullarının belirlenmesi
ve yetkileri ile ilgili Kral iradesinin ilanı.
İradenin 7nci maddesi:
"Cemaat yönetim kurulları, hükümleri altındaki şehir
azınlık okullarını yönetecekler ve buralarda görev alacak
olanların atanması veya görevden alınması yetkisine
sahip olacaklardır."
Bununla 2345/1920 sayılı yasanın bir bölümü hayata geçirilir
ve cemaat yönetim kurullarının 3 yılda bir yapılan seçimle
iş başına gelmeleri sağlanır.
|
| 15
Ağustos 1952 |
2185
sayılı Kamulaştırmaya ilişkin yasanın yürürlüğe girmesi.
Türklerin topraklarını gasp amacıyla çıkarıldığı
anlaşılıyor. Sahibi tarafından işlenen arazinin 500
dönümünden, sahibi tarafından işlenmeyen arazinin de
250 dönümünden fazlası kamulaştırılır. Böylece büyük
Türk toprakları başkalarına dağıtılır. Ayrıca büyük
ölçüde istimlak yapılır.
1978'de Gümülcine'de 4000 dönüm Türk toprağı sanayi
sitesi için kamulaştırılır.
1980'de Gümülcine-Yaka bölgesinde 3200 dönüm arazi Trakya
Dimokratikos Üniversitesi kurma amacıyla, 4300 dönüm
askeri bölge için kamulaştırılır.
İskece'nin İnhanlı köyünde 3200 dönüm arazi kamulaştırılır,
100 Türk ailesi topraksız kalır, köylüler direniş ve
açlık grevi yapar.
1984'te 7.000 dönüm cezaevi için kamulaştırılır. Kamulaştırılan
arazilerin büyük kısmı, ileriki yıllarda, açık artırmayla
bir yıllığına toprağın eski sahiplerinde kiraya verilir.
|
| 1953 |
"Yasak
Bölge" İlanı
Yunanistan 376 sayılı yasa ile, Bulgaristan sınırındaki
Batı Trakya'nın 10-25 km. derinlikli bölgesini, Bulgaristan
üzerinden gelecek komünizme karşı bir önlem olarak,
yasak bölge ilan eder.
Burada 133 Türk köyü bulunmaktaydı. Bugün bu sayı 118'dir
ve 40.000 Türk yaşamaktadır. Bölgede Yunanlı yoktur.
Yasak Bölgeye giriş çıkış izne bağlıdır. Burada yaşayanlar
özel kimlik kartı taşırlar. Bütün yollar polis kontrolündedir.
Seyahat ve sosyal faaliyetler sınırlıdır. Bölge 24:00
- 08:00 saatleri arasında tamamen kapanır. Burada yaşayanlar
evlerinden itibaren 30 km.lik bir bölgede bulunmak zorundadır.
Komünizm tehlikesinin bitmesine rağmen uygulama sürmektedir.
Yasak bölgenin güneyinde aynı genişlikte bir de askeri
"Kontrollü Bölge" vardır. Burası da ikinci derece yasak
bölgedir. (Harita-7)
|
| 27
Ağustos 1953 |
Yunanistan'dan
göç edenlerin mülklerine, devletin el koymasını öngören
2536 sayılı yasanın kabulü:
İkinci Dünya Savaşı'nda Yunanistan'ı terk ettikleri
gerekçesiyle birçok azınlık arazisine el konulur.
|
| 28
Ocak 1954 |
Azınlık
Okulları Eğitim Kanununun, (3065 sayılı Mareşal Papagos
Kanunu) yürürlüğe girişi.
Gereken her yerde "Müslüman, Müslümanca" deyimleri
yerine "Türk, Türkçe" deyimlerinin kullanılmasını gerektiren
kanun.
Türk azınlık okullarına, "Türk" ismini içeren levhaların
asılmasına izin verilmesi.
1967 Cuntası, bu kanunu ve okullardaki Türk ismini kaldırır.
Ancak derneklerde Türk ismi kullanımı devam eder.
|
| 1955 |
3370
sayılı Yunan Vatandaşlık Yasası'nın kabulü.
19uncu maddesi:
"Etnik kökeni Yunan olmayan bir kişi, geri dönme niyeti
olmadan Yunanistan'ı terk ederse, Yunan vatandaşlığından
çıkartılabilir." Avrupa'daki tek ırkçı vatandaşlık yasasıdır,
Avrupa ve Türkiye'nin baskıları ile1998'de yürürlükten
kalkar.
|
| 04
Ağustos 1965 |
Batı
Trakya Türklerinin ev, dükkan, tarla gibi taşınmaz mal
satın almaları ve kiralamalarının yasaklanması.
|
| 09
Haziran 1975 |
Yeni
Yunan Anayasasının kabulü.
Batı Trakyalı Türklerin maruz kaldıkları sistematik
baskı, ayrımcılık ve insan hakları ihlâllerinin anayasadaki
karşılıkları: ·
Bütün Yunanlılar kanun
önünde eşittir. (md. 4.1)
Yunan vatandaşlığının
kaybettirilmesi, ancak başka bir vatandaşlığın isteğe
bağlı olarak kazanılması veya yabancı bir ülkede,
ulusal çıkarlara aykırı bir hizmet üstlenilmesi halinde,
kanunla daha ayrıntılı olarak belirtilen şartlar altında
ve yöntemlerle mümkündür (md. 4.3).
Herkes, ... serbestçe
kişiliğini geliştirme ve ülkenin sosyal, ekonomik
ve siyasi hayatına katılma hakkına sahiptir (md. 5.1).
Herkes, milliyet, ırk
veya dil, din ve siyasi inanç farkı gözetilmeksizin
hayat, şeref ve özgürlüğünün tam olarak korunması
hakkına sahiptir (md. 5.2).
Her Yunanlının ülke
içinde dolaşım ve ikametini, ülkeden çıkış ve girişini
kısıtlayıcı münferit idari önlemler yasaktır (md.
5.4)
Basın hürdür, sansür
ve önleyici diğer bütün tedbirler yasaktır (md. 14.2).
Anayasanın bu hükümlerine
göre Türk azınlığa yönelik baskı, taciz, ayrımcılığın
sona ermesi gerekir. Demokratik, hukuk devletinin gereği
budur. Ancak anayasanın Türklere uygulanmadığı görülüyor.
|
| 1977 |
Batı
Trakya azınlık okullarına ilişkin 694 sayılı yasanın
çıkışı.
Azınlık okulları yönetiminin Cemaat Yönetim Kurullarından
alınıp valilere verilmesi.
|
| 1977 |
Azınlık
Okullarında sadece Selanik Özel Pedagoji Akademisi mezunlarının
öğretmenlik yapmasını öngören 695 sayılı yasanın çıkışı.
|
| 1978 |
Bakanlık
kararnameleri ile Türk okullarındaki Türkçe ders ve
dersliklerinin azaltılması.
|
| 12
Kasım 1980 |
Türk
Vakıflarına Darbe Yasası (1091 sayılı)
Vakıflar, Batı Trakya Türkleri'nin hayat kaynağıdır.
Yunanistan bu kaynağı kurutmak için, Türkiye'nin içinde
bulunduğu anarşi döneminden yararlanarak, vakıfların
yönetimini, gelirlerinden yararlanmayı Türklerin elinden
alan bir yasa çıkarır.
Türk azınlık yasayı tümden reddeder, değiştirilmesini
ister, bunun için yasal yoldan mücadele başlatacaklarını
bildirir.
Ocak 1981'de, Türkiye muhtıra verir. Yasanın, 1913 Atina,
10 Ağustos 1920 Yunan Sevr ve Lozan antlaşmalarına aykırı
olduğunu, Türkiye'deki Rum vakıflarına yönelik uygulamada
Türkiye'nin anlaşmalara uyduğunu belirtir. Yunanistan'ın
savunma yazısı üzerine, daha sert tepki gösterir ve
sorunu uluslar arası plana taşıyacağı tehdidinde bulunur.
Yunanistan bunun üzerine geri adım atar ve Türkiye'ye,
yasanın yürürlüğe girmesi için gerekli uygulama kararnamelerinin
"şimdilik" çıkarılmasının söz konusu olmadığını bildirir.
Yasa böylece on yılı aşkın bir süre uygulanmadan kalır.
Ancak 03 Ocak 1991'de bir kararname ile uygulamaya sokulur.
|
| 20
Kasım 1987 |
Yunan
Yargıtayı'nın "Türk" sözünün resmi kullanımını yasaklaması.
|
| Temmuz
1990 |
Sınır
Bölgelerinde Taşınmaz Alım Yasağının Kaldırılması
Avrupa Birliği Adalet Divanının, 1366/1938 sayılı
sınır ve kıyı bölgelerinde taşınmaz mal alımının yasak
olmasından dolayı Yunanistan aleyhinde, 30 Mayıs 1989'da
karar alması üzerine, Yunanistan'ın eski yasanın yerine
yeni bir yasa çıkarması.
"Yunan uyruklu özel ve tüzel kişiler, Kıbrıslılar dahil
soydaşlar ve Avrupa Topluluğu üyesi devletlerden birinin
uyruğundan olan özel ve tüzel kişiler (sınır ve kıyı
bölgelerindeki taşınmaz mal alımının) yasaklamanın kaldırılmasını,
taşınmaz malın kullanılma amacını da içeren dilekçeyle
isteyebilir."
|
| Kasım
1990 |
Türk
azınlığın bağımsız milletvekili çıkarmasını engellemek
için %3'lük baraj sistemi getirilmesi, Türklerin bağımsız
milletvekili seçilmesinin önünün tıkanması.
1927'den 1989 seçimlerine kadar bir partiye katılarak
iki milletvekili çıkarabiliyorlardı. 1989 seçimlerine
ilk kez bağımsız katıldılar ve bir milletvekili çıkardılar.
Bu yasaya rağmen 1993 seçimlerine Türk adaylar yine
bağımsız olarak katıldılar, %3 barajını geçemediler,
bu yüzden Türkler mecliste temsil edilemediler. Çünkü,
ülke çapında %3 demek, 200.000 oy demektir, azınlığın
tüm nüfusu bile bu sayının altındadır.
|
| 03
Ocak 1991 |
Türk
Vakıflarına Darbe Yasasının uygulamaya sokulması.
12 Kasım 1980'de kabul edilen 1091 sayılı yasa,
tepkiler üzerine, 10 yıl askıda tutulur. Bir cumhurbaşkanı
kararnamesi ile bu tarihte uygulamaya sokulur.
Kararnamenin getirdiği esaslar:
Her vakıf beş kişilik
yönetim kurulu tarafından yönetilecek, yönetim kurulu
üyeleri güya seçimle belirlenecek ama öyle bir düzenleme
yapılmış ki valinin istemediklerinin kurula girmesi
olanaksızdır.
Yönetim Kurulu'na vakıftan
ödenek verilecek; böylece vakıf yönetmek hayır işi
yapmaktan çıkarılıp ekmek kapısı haline getiriliyor.
Vakıf bütçelerini vali
onaylayacak, vali oluru olmadan hiçbir harcama yapılmayacak,
vali gelir ve giderlerde istediği gibi değiştirme,
ekleme ve çıkarma yetkisine sahip. Vakfı felce uğratmak
istediği anda bütçeyi yada bir harcamayı onaylamaması
yetecek.
Bir okula vakfedilmiş
olan mülkün geliri Yunan Eğitim Bakanlığına verilecek.
Yani Türk okullarının hayatiyeti insafa terk ediliyor.
Vakıflar, mal varlıklarına
ilişkin belge ve tapularını bir yıl içinde Maliye
Bakanlığı'na sunacak. Bu şu demek, sunamadığı takdirde
vakıf malı hazine malı olacak. Pek çok işgal ve savaş
yaşanmış bölgede, birkaç asırlık bu eski kuruluşların
bütün kayıtlarını koruyabilmelerinin zorluğu bilindiği
için bu madde konmuş olmalı.
Böylece 1977'de azınlık
eğitimini, 1990'da müftülüğü denetim altına alan Yunanistan,
1991'de de vakıfları denetim altına alır.
|
| 04
Şubat 1991 |
22 Ocakta
kabul edilen müftülük kararnamesinin (182 sayılı), yayımlanarak
yürürlüğe girmesi.
"Batı Trakya'da Müftülük Müessesesi ve İlahiyat
Okulu kurulmasına ilişkin esasları düzenleyen kanun
hükmünde kararname"
Buna göre; müftü olmak isteyenler valiliğe başvuracak;
valilik, valinin başkanlığında, vali tarafından belirlenmiş
10 müslüman üyeden oluşan komisyonla, adayları değerlendirecek
ve değerlendirme raporunu hükümete gönderecek, hükümetin
önerdiği aday cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle müftü
olarak atanacaktır.
Kararnamenin getirdiği diğer esaslardan bazıları:
Atamanın süresi, eskisi
gibi ömür boyu değil, 10 yıl. Tekrar atama olabilir.
İşe başlarken vali huzurunda yemin edilecek.
Genel müdür kadrosuna
ve maaşına sahip devlet memuru olacaklar.
Yunanca yazışacaklar
ve Yunanca belge verecekler.
Vakıf yönetimleri ve
cemaat eğitimiyle ilgili sahip oldukları denetleme
yetkileri ellerinden alınıyor, vakıflarla olan bağları
koparılıyor. Yönetimin iradesi dışına çıkması engelleniyor.
|
| 1992 |
Türklerin
arazi satın almasına izin verilmesi.
|
| 1996 |
Türklere
cami ve evlerini tamir ettirme ile ev yaptırma izni
verilmesi.
|
| 11
Haziran 1998 |
Yunanistan
Vatandaşlık Yasası'nın 19'uncu Maddesinin bir Yasayla
İptali.
60.000 Türk'ün vatandaşlıktan atılmasını sağlayan
19'uncu madde kaldırıldı ancak geriye dönük etkisi olmadığı
için vatandaşlığı kaybettirilenlere hakları iade edilmedi.
|