Toplam Hit:1,546,635
Bugün:32 Dün:62

Üye girişi için
Üye olmak için
Ana Sayfa
Ödüllü Yarışma
Üye İşlemleri
Vahim Kaza
Mesaj Panosu
Balkan Türküleri(mp3)
Fotoğraf Albümü
BT Kronolojisi
Atatürk Evi(Selanik)
Sadık Ahmet
Tarihimiz
Bayrağımız
BT Haritası
BT Dernekleri
BT Marşı
Panayır Fotoğrafları
Biz Kimiz?
Programlar
İrtibat
Editör Girişi
Batı Trakya Kronolojosi --> Vakıflar Sorunu

«« Geri Dön

24 Haziran 1920

Yunanistan'ın Batı Trakya ile ilgili ilk hukuki düzenlemesi.
"Müftüler ve Başmüftü Seçimiyle, İslam Cemaatlerine ait Vakıf Gelirlerinin Yönetilmesine İlişkin Yasa" nın (2345 sayılı) çıkışı.

Yasada; İslam cemaatine ait vakıf gelirlerinin cemaat yönetim kurullarınca harcanacağı, diğer cemaat gereksinimlerinin yanı sıra çeşitli eğitim harcamalarının da buradan karşılanacağı; müslüman okullarının yönetilmesi ile öğretmenlerinin atanması ve görevden alınması yetkisinin cemaat yönetim kurullarına ait olduğu belirtilir.
Müftülerin cemaat tarafından, başmüftünün de müftüler tarafından seçilmesi esası getirilir.
Ancak bu yasa uygulanmaz. Başmüftülük hiçbir zaman kurulmaz. 1949'a kadar cemaat yönetim kurulları hükümet tarafından atanır.

10 Ağustos 1920

"Yunan Sevr'i"; Yunanistan'daki azınlıkların korunmasıyla ilgili olarak yapılan antlaşma.
İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya ile Yunanistan arasında imzalanır. Yunanistan'ı, ülkesindeki azınlıkların haklarının korunması ile ilgili olarak Milletler Cemiyetine karşı sorumlu kılar.
Antlaşma'nın önemli hükümleri; Yunanistan'ın yükümlülükleri:

  • Hiçbir fark gözetmeden ülkesinde yaşayan herkesin yaşamını ve özgürlüklerini koruyacak, dinlerini özgürce uygulayabilmelerini sağlayacak. (md.2)

  • Bütün Yunan uyrukları yasa karşısında eşittir, aynı kişisel ve siyasal haklardan ayrım yapılmaksızın yararlanırlar. Din ve inanç farkı işe alınma, memur olma hakkının kullanılmasında etkili olmayacaktır. Özel işlerde ve yayınlarda istenilen dil kullanılır. (md. 7)

  • Azınlıkların, harcamaları kendilerine ait olmak üzere, dinsel toplumsal kurumlar ve okullar kurma, işletme ve denetleme ile buralarda kendi dillerini kullanma hakkı vardır. (md. 8)

  • Farklı dil konuşan yurttaşların önemli oranda bulundukları bölgelerdeki resmi okullarda, o dilde (çoğunluğun dilinde) eğitim yapılır. ( md. 9)

  • Müslümanların kişisel durum ve aile hukuku ile ilgili sorunları, İslam adetleri çerçevesince çözülür ve bunun için gerekli önlemler alınır, düzenleme yapılır. Dinsel yerler ve mezarlıklar korunur. Vakıflar ve diğer dinsel ve sosyal kuruluşlar tanınır, yenilerinin kurulmasını kolaylık sağlamak esirgenmez. (md. 10)

  • Bu antlaşmanın getirdiği azınlık hükümleri, Milletler Cemiyeti'nin güvencesi altındadır. (md. 16)

24 Temmuz 1923

Yunan Hükûmetinin Lozan hukukuna göre Türk azınlığa karşı yükümlülüğü:
Yunanistan; Batı Trakya Türk azınlığının doğum, vatandaşlık, dil, ırk ve din ayrımı yapılmaksızın yaşam ve özgürlüklerinin korunmasını; ibadet serbestliğini; dolaşım ve göç etme özgürlüğünü; yasalar önünde eşitliğini; çoğunluğun yararlandığı siyasi ve sosyal haklardan yararlanmasını; özel hayatta, ticarette, dinde, basın-yayında, kamu organları ile ilişkiler ve mahkemelerde Türkçe'nin serbestçe kullanılmasını; Türklerin yardım, din ve sosyal amaçlı kurumlar ve okullar kurma ve yönetme hakkını; her iki dilde de eğitim veren ilkokullar kurmayı ve dinî kurum ve vakıflar için tam himaye sağlamayı kabul etmiştir.

18 Eylül 1979

Türklerin eğitim, sosyal ve kültürel gelirlerini sağlayan vakıfların yönetimlerinin valiliklere devredilmesini öngören bir yasa tasarısının meclis gündemine alınması.

12 Kasım 1980

Türk Vakıflarına Darbe Yasası (1091 sayılı)
Vakıflar, Batı Trakya Türkleri'nin hayat kaynağıdır. Yunanistan bu kaynağı kurutmak için, Türkiye'nin içinde bulunduğu anarşi döneminden yararlanarak, vakıfların yönetimini, gelirlerinden yararlanmayı Türklerin elinden alan bir yasa çıkarır.
Türk azınlık yasayı tümden reddeder, değiştirilmesini ister, bunun için yasal yoldan mücadele başlatacaklarını bildirir.
Ocak 1981'de, Türkiye muhtıra verir. Yasanın, 1913 Atina, 10 Ağustos 1920 Yunan Sevr ve Lozan antlaşmalarına aykırı olduğunu, Türkiye'deki Rum vakıflarına yönelik uygulamada Türkiye'nin anlaşmalara uyduğunu belirtir. Yunanistan'ın savunma yazısı üzerine, daha sert tepki gösterir ve sorunu uluslar arası plana taşıyacağı tehdidinde bulunur.
Yunanistan bunun üzerine geri adım atar ve Türkiye'ye, yasanın yürürlüğe girmesi için gerekli uygulama kararnamelerinin "şimdilik" çıkarılmasının söz konusu olmadığını bildirir.
Yasa böylece on yılı aşkın bir süre uygulanmadan kalır. Ancak 03 Ocak 1991'de bir kararname ile uygulamaya sokulur.

03 Ocak 1991

Türk Vakıflarına Darbe Yasasının uygulamaya sokulması.
12 Kasım 1980'de kabul edilen 1091 sayılı yasa, tepkiler üzerine, 10 yıl askıda tutulur. Bir cumhurbaşkanı kararnamesi ile bu tarihte uygulamaya sokulur.
Kararnamenin getirdiği esaslar:

  • Her vakıf beş kişilik yönetim kurulu tarafından yönetilecek, yönetim kurulu üyeleri güya seçimle belirlenecek ama öyle bir düzenleme yapılmış ki valinin istemediklerinin kurula girmesi olanaksızdır.

  • Yönetim Kurulu'na vakıftan ödenek verilecek; böylece vakıf yönetmek hayır işi yapmaktan çıkarılıp ekmek kapısı haline getiriliyor.

  • Vakıf bütçelerini vali onaylayacak, vali oluru olmadan hiçbir harcama yapılmayacak, vali gelir ve giderlerde istediği gibi değiştirme, ekleme ve çıkarma yetkisine sahip. Vakfı felce uğratmak istediği anda bütçeyi yada bir harcamayı onaylamaması yetecek.

  • Bir okula vakfedilmiş olan mülkün geliri Yunan Eğitim Bakanlığına verilecek. Yani Türk okullarının hayatiyeti insafa terk ediliyor.

  • Vakıflar, mal varlıklarına ilişkin belge ve tapularını bir yıl içinde Maliye Bakanlığı'na sunacak. Bu şu demek, sunamadığı takdirde vakıf malı hazine malı olacak. Pek çok işgal ve savaş yaşanmış bölgede, birkaç asırlık bu eski kuruluşların bütün kayıtlarını koruyabilmelerinin zorluğu bilindiği için bu madde konmuş olmalı.

  • Böylece 1977'de azınlık eğitimini, 1990'da müftülüğü denetim altına alan Yunanistan, 1991'de de vakıfları denetim altına alır.

19 Ocak 1991

Azınlık Yüksek Kurulu'nun, 1091 sayılı vakıf yasasını "tanımama" kararı alması.
Ancak yasa uygulanmaktadır.



«« Geri Dön

© 2002-2009 BATITRAKYALILAR.Sitenin İçeriği İzinsiz Kullanılamaz.Sitedeki haber ve Editör yazılarının sorumluluğu yazarına aittir.