| 1923 |
Topraksız
Köylüyü Topraklandırma Yasası çıkarılması, sınırlı bir
toprak reformu yapılması, reform kapsamında Türklerin
elindeki çiftliklerin de kamulaştırılması ve buralara
Anadolu'dan gelen Rum göçmenlerin yerleştirilmesi.
Türkiye'nin bu uygulamayı Milletler Cemiyeti'ne
şikayet etmesi, İstanbul Rumlarının bazı mallarına el
koyması, iki ülke arasında misilleme hareketinin başlaması.
|
| 1924 |
Bu yıl
Batı Trakya'ya yerleştirilen Yunanlıların sayısı 107.697'dir.
Yunanistan, daha Lozan'ın ilk yılında Lozan'ı ihlale
başlar. Ahali Değişimi Sözleşmesinin "Mübadele dışı
bırakılacak bölgelerde oturanların... mülkiyet haklarından
serbestçe yararlanmalarına hiçbir engel çıkartılmayacaktır"
hükmünü getiren 16. Maddesine aykırı hareket eder. Batı
Trakya'dan Yunanlılara toprak verir, nüfus bileşimini
değiştirir.
|
| 01
Aralık 1926 |
Atina
Anlaşması
30 Ocak 1923'te imzalanan mübadele sözleşmesi ile
Anadolu'dan gelen Rumlar, Batı Trakya'ya yerleştirilir.
Gelenler Türklerin ev ve arazilerini işgal ederler.
Yunanistan haksız ve anlaşmalara aykırı biçimde, Türklerin
elindeki ev ve arazileri alır, göçmenlere verir. Kısa
sürede 100 bini aşkın Rumun bölgeye getirilmesi, Batı
Trakya'da ciddi sorunların yaşanmasına sebep olur. Sorun,
1923'ten 1933'e kadar 10 yıl yaşanır, ismine "Etabli
Sorunu" denir, çözümü için de 3 anlaşma yapılır. (1926
Atina, 1930 Ankara, 1933 Ankara)
Türkiye açısından amaç, Batı Trakyalı Türklerin mülklerini
korumak, güvence altına almaktır. Bu amaçla imzalanan
Atina Anlaşmasına göre:
Batı Trakya köy ve kentlerindeki
mülkler bir ay içinde sahiplerine geri verilecek.
(md. 9)
Batı Trakya'daki müslüman
mülkleriyle ilgili olarak alınmış bütün "istisnai"
karar ve önlemler kaldırılacak. ( md. 10)
Kamulaştırılan mallar
geri verilecek. ( md. 11)
|
| 10
Haziran 1930 |
Ankara
Antlaşması
1926 Atina Antlaşması'na rağmen Batı Trakyalı Türklerin
mülk sorunlarının devam etmesi, Türkiye ile Yunanistan
arasında gerginliğin tırmanması üzerine, Venizelos'un
barışçı girişimleriyle taraflar tekrar masaya oturur.
Anlaşma'da; Türklerin elinden alınarak Rum göçmenlere
verilen mülkler için Yunanistan'ın mülk sahiplerine
tazminat vermesi; bundan böyle elkoyma olmaması kabul
edilir.
|
| 30
Ekim 1930 |
Türk-Yunan
Oturma, Ticaret ve Denizcilik sözleşmesi imzalanması;
15 Mart 1931'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
girer.
Bu sözleşme öncelikle serbest göç hakkı doğurur ve birinci
maddesi şöyledir: "Türk ve Yunan vatandaşları; karşı
tarafın ülkesine, mevcut kanunlara uymak şartı ile,
en fazla müsaadeye sahip bir yabancı olarak serbestçe
girebilecek, dolaşabilecek, yerleşebilecek ve istedikleri
zaman o ülkeyi terk edebileceklerdir."
Serbest göçmen uygulaması, Batı Trakya'da çok sayıda
Türk köyünün boşalmasına, Türklerin mallarını satarak
Türkiye'ye göçmesine sebep olur.
Bu uygulamanın da etkisiyle Türkler; 1923'te Batı Trakya
toprağının %84'üne sahip iken, bu oran %24'ün altına;
nüfusun 2/3'ünü oluştururken, 1/3'ün altına düşer.
Türkiye 33 yıl sonra, 17 Mart 1964'te uygulamaya son
verir.
|
| 09
Aralık 1933 |
Ankara
Anlaşması
1923'ten beri süren Etapli Sorunu'nun çözümü için
oluşturulan Karma Komisyonun kaldırılması için, Türkiye-Yunanistan
arasında yapılır.
Anlaşmada Batı Trakya Türklerinin mülklerini güvenceye
almak için; 10 Haziran 1930 tarihinden önce Yunan hükümeti
tarafından fiilen işgal edilmemiş olan (Türk) mallar
hakkında hiçbir önlem ya da sınırlayıcı önlem getirilmeyecektir;
kararı alınır.
|
| 1938 |
Yunanistan'ı
terk eden kişilerin arazisinin hükümet tarafından yönetilmesini
öngören 1539 sayılı yasanın çıkışı.
|
| 07
Eylül 1938 |
Sınır
ve kıyı bölgelerinde alım-satım hakkının kullanılmasının
yasaklanması hakkında ihtiyaca mebni 1366 sayılı yasanın
çıkışı.
Yasaya göre sınır bölgelerinde her türlü taşınmaz
mal alım satımı, bir komisyonun iznine bağlıdır.
Batı Trakya sınır bölgesi olduğu için bütünüyle bu yasa
kapsamındadır. Ancak Türkler, 1965'e kadar bu yasadan
dolayı bir problem yaşamazlar. Kıbrıs nedeniyle Türk-Yunan
ilişkilerinin gerginleşmesinden sonra ise Türklerin
taşınmaz mal edinmesine izin verilmez. Müslüman müslümana,
hiristiyan müslümana mal satamaz, bir müslüman ancak
bir hiristiyana mal satabilir. Müslüman kendi çocuğuna
bile taşınmaz mal bağışlayamaz. Bir müslüman ancak miras
yolu ile taşınmaz mal sahibi olabilir.
Yunan anayasasına ve insan haklarına aykırı olan bu
uygulamaya 1992'de son verilir.
|
| 1948 |
Bölünmüş
arazilerin daha ekonomik kullanılmasını sağlamak amacıyla,
821 sayılı arazi birleştirilmesi (Anadasmos) yasasının
çıkarılması, azınlık topraklarının gaspının kolaylaştırılması.
|
| 15
Ağustos 1952 |
2185
sayılı Kamulaştırmaya ilişkin yasanın yürürlüğe girmesi.
Türklerin topraklarını gasp amacıyla çıkarıldığı
anlaşılıyor. Sahibi tarafından işlenen arazinin 500
dönümünden, sahibi tarafından işlenmeyen arazinin de
250 dönümünden fazlası kamulaştırılır. Böylece büyük
Türk toprakları başkalarına dağıtılır. Ayrıca büyük
ölçüde istimlak yapılır.
1978'de Gümülcine'de 4000 dönüm Türk toprağı sanayi
sitesi için kamulaştırılır.
1980'de Gümülcine-Yaka bölgesinde 3200 dönüm arazi Trakya
Dimokratikos Üniversitesi kurma amacıyla, 4300 dönüm
askeri bölge için kamulaştırılır.
İskece'nin İnhanlı köyünde 3200 dönüm arazi kamulaştırılır,
100 Türk ailesi topraksız kalır, köylüler direniş ve
açlık grevi yapar.
1984'te 7.000 dönüm cezaevi için kamulaştırılır. Kamulaştırılan
arazilerin büyük kısmı, ileriki yıllarda, açık artırmayla
bir yıllığına toprağın eski sahiplerinde kiraya verilir.
|
| 03
Haziran 1953 |
İskeçe
İnhanlı bölgesinde, Türklere ait 3200 dönüm arazinin,
arazisiz çiftçilere dağıtılmak üzere kamulaştırılması.
İnhanlılar itiraz eder; itirazları 1956'da haklı
görülür, 1969 yılında ise kamulaştırmanın yasal olmadığı
konusunda karar çıkar. Ancak Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan
sonra, 24 Ekim 1974'te aynı makamlar, toprağın hazine
arazisi olduğuna karar verir. İnhanlılar itiraz davası
açar, mart-nisan 1982'de üç kez oturma eylemi yaparlar.
Mahkeme 18 Mart 1983'te verdiği kararda, Türklerin topraklarından
çıkarılmasını düzenleyen ihraç protokollerinin geçersizliğine,
iptaline karar verir. Bunun üzerine köylüler, gönül
rahatlığı ile topraklarını işlemeyi sürdürürler. Fakat
20 Kasım 1983'te, K.K.T.C.'nin ilanından 5 gün sonra
toprakları Yunanlı köylüler tarafından sürülür, ekilir.
Müdahale ederler, kendileri tekrar sürerler. Arazi sahiplerinden
dokuzu tutuklanır. Sekizi birer yıl hapis, 150.000'er
drahmi para cezasına çarptırılır. Yüklenen suç, devlet
arazisinin işgalidir.
|
| 27
Ağustos 1953 |
Yunanistan'dan
göç edenlerin mülklerine, devletin el koymasını öngören
2536 sayılı yasanın kabulü:
İkinci Dünya Savaşı'nda Yunanistan'ı terk ettikleri
gerekçesiyle birçok azınlık arazisine el konulur.
|
| Temmuz
1956 |
Gümülcine-Müsellim
köyü topraklarının Türklerin elinden alınıp Yunanlılara
dağıtılması.
|
| 1959 |
Yunanistan'dan
ayrılmış Batı Trakyalının mallarına el koymayı öngören
3958 sayılı yasanın çıkışı.
|
| 04
Ağustos 1965 |
Batı
Trakya Türklerinin ev, dükkan, tarla gibi taşınmaz mal
satın almaları ve kiralamalarının yasaklanması.
|
| 11
Kasım 1966 |
Türklerin
elindeki gayri menkullerin Yunanlılar tarafından alınmasını
sağlamak için, Merkez Bankası ile Ticaret Bankası arasında,
Yunanlılara 20 yıl vadeli, düşük faizli kredi verme
sözleşmesi yapılması.
|
| 1973 |
Türklere
miras yoluyla intikal eden her türlü taşınmaz malın
tasarruf hakkının vilayetlerdeki özel bir komisyonun
izin ve takdirine bırakılması.
Türklerin arazileri bu yolla hazineye maledilmeye
başlanmıştır.
|
| 20
Temmuz 1974 |
Kıbrıs
Türk Barış Harekâtı üzerine, Türk köylerinin tanklarla
kuşatılması, Türk dükkanlarının yağmalanması, Türk gençlerinin
esir kampında tutulmaları, 3280 dönüm Türk toprağının
gasp edilmesi, göçe zorlanma, Yunan vatandaşlığından
çıkarılma olayları; 40 bin askerin ve 30 bin gerillanın
Batı Trakya'da yığınaklandırılması ( Türkiye ile savaş
ihtimaline karşı).
|
| 12
Kasım 1980 |
Türk
Vakıflarına Darbe Yasası (1091 sayılı)
Vakıflar, Batı Trakya Türkleri'nin hayat kaynağıdır.
Yunanistan bu kaynağı kurutmak için, Türkiye'nin içinde
bulunduğu anarşi döneminden yararlanarak, vakıfların
yönetimini, gelirlerinden yararlanmayı Türklerin elinden
alan bir yasa çıkarır.
Türk azınlık yasayı tümden reddeder, değiştirilmesini
ister, bunun için yasal yoldan mücadele başlatacaklarını
bildirir.
Ocak 1981'de, Türkiye muhtıra
verir. Yasanın, 1913 Atina, 10 Ağustos 1920 Yunan Sevr
ve Lozan antlaşmalarına aykırı olduğunu, Türkiye'deki
Rum vakıflarına yönelik uygulamada Türkiye'nin anlaşmalara
uyduğunu belirtir. Yunanistan'ın savunma yazısı üzerine,
daha sert tepki gösterir ve sorunu uluslar arası plana
taşıyacağı tehdidinde bulunur. Yunanistan bunun üzerine
geri adım atar ve Türkiye'ye, yasanın yürürlüğe girmesi
için gerekli uygulama kararnamelerinin "şimdilik" çıkarılmasının
söz konusu olmadığını bildirir.
Yasa böylece on yılı aşkın bir süre uygulanmadan kalır.
Ancak 03 Ocak 1991'de bir kararname ile uygulamaya sokulur.
|
| 19
Kasım 1983 |
İskeçe-İnhanlı
Köyü Türklerine ait 20 dönümlük tarlanın, Yunanlı köylüler
tarafından gaspı, tarlasını kurtarmak üzere müdahale
eden Türklerin gözaltına alınması.
|
| 05
Ocak 1987 |
Gümülcine'ye
bağlı Demirbeyli ve Samanlı Köyü topraklarının, fabrika
ve yarı açık cezaevi yapılacağı gerekçesiyle kamulaştırılması.
Dolayısıyla köylerdeki Türklere buralardan gidin denmesi.
|
| 09
Mart 1987 |
Sirkeli-Sınırdere
Köyünün 200 dönümlük arazisinin, mahkeme kararı ile
orman idaresine devri.
Topraklarını işlemek isteyen Sınırderelilerin hapse
atılması.
|
| 25
Kasım 1987 |
Gümülcine'nin
Arabacıköy, Bekirli ve Hocamahalle köylerinde, Türklere
ait 97 dönüm arazinin, hazine malı gerekçesiyle Rodop
Valisi tarafından Hıristiyan köylülere dağıtılması.
|
| 1989 |
Rusya'dan
Yunanistan'a göç eden Pontusluların Batı Trakya'ya yerleştirilmeleri.
1990 sonuna kadar 280 aile yerleştirilir.
|
| 25
Ocak 1989 |
İskeçe
- Gökçeler Köyünün 200 dönümlük köy merasının, vali
tarafından, 700 güvenlik görevlisinin kordonu altında,
Müslümanlardan alınarak Hıristiyanlara dağıtılması.
|
| 26
Ocak 1989 |
Gümülcine
- Karagözlü Köyünün 120 dönümlük köy merasının vali
talimatıyla, Türklerin elinden alınması.
|
| 02
Mart 1989 |
Şapcı
bölgesinde, açık hava cezaevi yapılmak üzere, 6000 dönümlük
arazinin kamulaştırılması; 15.000 Türk'ün tek geçim
kaynaklarının ellerinden alınması.
|
| Mayıs
1990 |
Gümülcine
Yahyabeyli Nahiyesine bağlı Uysallı Köyündeki Türklerin
mülkiyet belgeli 350 dönüm toprağına, tapuları geçersiz
diye el konulması
|
| Temmuz
1990 |
Sınır
Bölgelerinde Taşınmaz Alım Yasağının Kaldırılması
Avrupa Birliği Adalet Divanının, 1366/1938 sayılı
sınır ve kıyı bölgelerinde taşınmaz mal alımının yasak
olmasından dolayı Yunanistan aleyhinde, 30 Mayıs 1989'da
karar alması üzerine, Yunanistan'ın eski yasanın yerine
yeni bir yasa çıkarması.
"Yunan uyruklu özel ve tüzel kişiler, Kıbrıslılar dahil
soydaşlar ve Avrupa Topluluğu üyesi devletlerden birinin
uyruğundan olan özel ve tüzel kişiler (sınır ve kıyı
bölgelerindeki taşınmaz mal alımının) yasaklamanın kaldırılmasını,
taşınmaz malın kullanılma amacını da içeren dilekçeyle
isteyebilir."
|
| 03
Ocak 1991 |
Türk
Vakıflarına Darbe Yasasının uygulamaya sokulması.
12 Kasım 1980'de kabul edilen 1091 sayılı yasa,
tepkiler üzerine, 10 yıl askıda tutulur. Bir cumhurbaşkanı
kararnamesi ile bu tarihte uygulamaya sokulur.
Kararnamenin getirdiği esaslar:
Her vakıf beş kişilik
yönetim kurulu tarafından yönetilecek, yönetim kurulu
üyeleri güya seçimle belirlenecek ama öyle bir düzenleme
yapılmış ki valinin istemediklerinin kurula girmesi
olanaksızdır.
Yönetim Kurulu'na vakıftan
ödenek verilecek; böylece vakıf yönetmek hayır işi
yapmaktan çıkarılıp ekmek kapısı haline getiriliyor.
Vakıf bütçelerini vali
onaylayacak, vali oluru olmadan hiçbir harcama yapılmayacak,
vali gelir ve giderlerde istediği gibi değiştirme,
ekleme ve çıkarma yetkisine sahip. Vakfı felce uğratmak
istediği anda bütçeyi yada bir harcamayı onaylamaması
yetecek.
Bir okula vakfedilmiş
olan mülkün geliri Yunan Eğitim Bakanlığına verilecek.
Yani Türk okullarının hayatiyeti insafa terk ediliyor.
Vakıflar, mal varlıklarına
ilişkin belge ve tapularını bir yıl içinde Maliye
Bakanlığı'na sunacak. Bu şu demek, sunamadığı takdirde
vakıf malı hazine malı olacak. Pek çok işgal ve savaş
yaşanmış bölgede, birkaç asırlık bu eski kuruluşların
bütün kayıtlarını koruyabilmelerinin zorluğu bilindiği
için bu madde konmuş olmalı.
Böylece 1977'de azınlık
eğitimini, 1990'da müftülüğü denetim altına alan Yunanistan,
1991'de de vakıfları denetim altına alır.
|
| Mayıs
2000 |
Yunanistan'ın
Küçük Sungurlu'da, Gümülcine Türk vakıflarına ait 70
dönüm araziyi kamulaştırması.
Daha önce de 90 dönüm vakıf arazisini kamulaştıran
Yunanistan, 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminden sonra
başlayan dostluk ilişkilerine rağmen, Batı Trakya'ya
yönelik eski politikasını sürdürüyor. Türklerin vakıf
yöneticilerini seçmesini engelliyor; vakıflara yüksek
vergi borçları çıkarıp gayri menkullerine el koyuyor.
|