Toplam Hit:1,196,918
Bugün:57 Dün:278

Üye girişi için
Üye olmak için
Ana Sayfa
Ödüllü Yarışma
Üye İşlemleri
Vahim Kaza
Mesaj Panosu
Balkan Türküleri(mp3)
BTTDD Bursa Şubesi
Fotoğraf Albümü
BT Kronolojisi
Atatürk Evi(Selanik)
Sadık Ahmet
Tarihimiz
Bayrağımız
BT Haritası
BT Dernekleri
BT Marşı
Panayır Fotoğrafları
Biz Kimiz?
Programlar
İrtibat
Editör Girişi
Batı Trakya Kronolojosi --> Toprak Sorunu - Kamulaştırma - Türkleri Kaçırma

«« Geri Dön

1923

Topraksız Köylüyü Topraklandırma Yasası çıkarılması, sınırlı bir toprak reformu yapılması, reform kapsamında Türklerin elindeki çiftliklerin de kamulaştırılması ve buralara Anadolu'dan gelen Rum göçmenlerin yerleştirilmesi.
Türkiye'nin bu uygulamayı Milletler Cemiyeti'ne şikayet etmesi, İstanbul Rumlarının bazı mallarına el koyması, iki ülke arasında misilleme hareketinin başlaması.

1924

Bu yıl Batı Trakya'ya yerleştirilen Yunanlıların sayısı 107.697'dir.
Yunanistan, daha Lozan'ın ilk yılında Lozan'ı ihlale başlar. Ahali Değişimi Sözleşmesinin "Mübadele dışı bırakılacak bölgelerde oturanların... mülkiyet haklarından serbestçe yararlanmalarına hiçbir engel çıkartılmayacaktır" hükmünü getiren 16. Maddesine aykırı hareket eder. Batı Trakya'dan Yunanlılara toprak verir, nüfus bileşimini değiştirir.

01 Aralık 1926

Atina Anlaşması
30 Ocak 1923'te imzalanan mübadele sözleşmesi ile Anadolu'dan gelen Rumlar, Batı Trakya'ya yerleştirilir. Gelenler Türklerin ev ve arazilerini işgal ederler. Yunanistan haksız ve anlaşmalara aykırı biçimde, Türklerin elindeki ev ve arazileri alır, göçmenlere verir. Kısa sürede 100 bini aşkın Rumun bölgeye getirilmesi, Batı Trakya'da ciddi sorunların yaşanmasına sebep olur. Sorun, 1923'ten 1933'e kadar 10 yıl yaşanır, ismine "Etabli Sorunu" denir, çözümü için de 3 anlaşma yapılır. (1926 Atina, 1930 Ankara, 1933 Ankara)
Türkiye açısından amaç, Batı Trakyalı Türklerin mülklerini korumak, güvence altına almaktır. Bu amaçla imzalanan Atina Anlaşmasına göre:

  • Batı Trakya köy ve kentlerindeki mülkler bir ay içinde sahiplerine geri verilecek. (md. 9)

  • Batı Trakya'daki müslüman mülkleriyle ilgili olarak alınmış bütün "istisnai" karar ve önlemler kaldırılacak. ( md. 10)

  • Kamulaştırılan mallar geri verilecek. ( md. 11)

10 Haziran 1930

Ankara Antlaşması
1926 Atina Antlaşması'na rağmen Batı Trakyalı Türklerin mülk sorunlarının devam etmesi, Türkiye ile Yunanistan arasında gerginliğin tırmanması üzerine, Venizelos'un barışçı girişimleriyle taraflar tekrar masaya oturur. Anlaşma'da; Türklerin elinden alınarak Rum göçmenlere verilen mülkler için Yunanistan'ın mülk sahiplerine tazminat vermesi; bundan böyle elkoyma olmaması kabul edilir.

30 Ekim 1930

Türk-Yunan Oturma, Ticaret ve Denizcilik sözleşmesi imzalanması;
15 Mart 1931'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer.
Bu sözleşme öncelikle serbest göç hakkı doğurur ve birinci maddesi şöyledir: "Türk ve Yunan vatandaşları; karşı tarafın ülkesine, mevcut kanunlara uymak şartı ile, en fazla müsaadeye sahip bir yabancı olarak serbestçe girebilecek, dolaşabilecek, yerleşebilecek ve istedikleri zaman o ülkeyi terk edebileceklerdir."
Serbest göçmen uygulaması, Batı Trakya'da çok sayıda Türk köyünün boşalmasına, Türklerin mallarını satarak Türkiye'ye göçmesine sebep olur.
Bu uygulamanın da etkisiyle Türkler; 1923'te Batı Trakya toprağının %84'üne sahip iken, bu oran %24'ün altına; nüfusun 2/3'ünü oluştururken, 1/3'ün altına düşer.
Türkiye 33 yıl sonra, 17 Mart 1964'te uygulamaya son verir.

09 Aralık 1933

Ankara Anlaşması
1923'ten beri süren Etapli Sorunu'nun çözümü için oluşturulan Karma Komisyonun kaldırılması için, Türkiye-Yunanistan arasında yapılır.
Anlaşmada Batı Trakya Türklerinin mülklerini güvenceye almak için; 10 Haziran 1930 tarihinden önce Yunan hükümeti tarafından fiilen işgal edilmemiş olan (Türk) mallar hakkında hiçbir önlem ya da sınırlayıcı önlem getirilmeyecektir; kararı alınır.

1938

Yunanistan'ı terk eden kişilerin arazisinin hükümet tarafından yönetilmesini öngören 1539 sayılı yasanın çıkışı.

07 Eylül 1938

Sınır ve kıyı bölgelerinde alım-satım hakkının kullanılmasının yasaklanması hakkında ihtiyaca mebni 1366 sayılı yasanın çıkışı.
Yasaya göre sınır bölgelerinde her türlü taşınmaz mal alım satımı, bir komisyonun iznine bağlıdır.
Batı Trakya sınır bölgesi olduğu için bütünüyle bu yasa kapsamındadır. Ancak Türkler, 1965'e kadar bu yasadan dolayı bir problem yaşamazlar. Kıbrıs nedeniyle Türk-Yunan ilişkilerinin gerginleşmesinden sonra ise Türklerin taşınmaz mal edinmesine izin verilmez. Müslüman müslümana, hiristiyan müslümana mal satamaz, bir müslüman ancak bir hiristiyana mal satabilir. Müslüman kendi çocuğuna bile taşınmaz mal bağışlayamaz. Bir müslüman ancak miras yolu ile taşınmaz mal sahibi olabilir.
Yunan anayasasına ve insan haklarına aykırı olan bu uygulamaya 1992'de son verilir.

1948

Bölünmüş arazilerin daha ekonomik kullanılmasını sağlamak amacıyla, 821 sayılı arazi birleştirilmesi (Anadasmos) yasasının çıkarılması, azınlık topraklarının gaspının kolaylaştırılması.

15 Ağustos 1952

2185 sayılı Kamulaştırmaya ilişkin yasanın yürürlüğe girmesi.
Türklerin topraklarını gasp amacıyla çıkarıldığı anlaşılıyor. Sahibi tarafından işlenen arazinin 500 dönümünden, sahibi tarafından işlenmeyen arazinin de 250 dönümünden fazlası kamulaştırılır. Böylece büyük Türk toprakları başkalarına dağıtılır. Ayrıca büyük ölçüde istimlak yapılır.

1978'de Gümülcine'de 4000 dönüm Türk toprağı sanayi sitesi için kamulaştırılır.

1980'de Gümülcine-Yaka bölgesinde 3200 dönüm arazi Trakya Dimokratikos Üniversitesi kurma amacıyla, 4300 dönüm askeri bölge için kamulaştırılır.

İskece'nin İnhanlı köyünde 3200 dönüm arazi kamulaştırılır, 100 Türk ailesi topraksız kalır, köylüler direniş ve açlık grevi yapar.

1984'te 7.000 dönüm cezaevi için kamulaştırılır. Kamulaştırılan arazilerin büyük kısmı, ileriki yıllarda, açık artırmayla bir yıllığına toprağın eski sahiplerinde kiraya verilir.

03 Haziran 1953

İskeçe İnhanlı bölgesinde, Türklere ait 3200 dönüm arazinin, arazisiz çiftçilere dağıtılmak üzere kamulaştırılması.
İnhanlılar itiraz eder; itirazları 1956'da haklı görülür, 1969 yılında ise kamulaştırmanın yasal olmadığı konusunda karar çıkar. Ancak Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan sonra, 24 Ekim 1974'te aynı makamlar, toprağın hazine arazisi olduğuna karar verir. İnhanlılar itiraz davası açar, mart-nisan 1982'de üç kez oturma eylemi yaparlar. Mahkeme 18 Mart 1983'te verdiği kararda, Türklerin topraklarından çıkarılmasını düzenleyen ihraç protokollerinin geçersizliğine, iptaline karar verir. Bunun üzerine köylüler, gönül rahatlığı ile topraklarını işlemeyi sürdürürler. Fakat 20 Kasım 1983'te, K.K.T.C.'nin ilanından 5 gün sonra toprakları Yunanlı köylüler tarafından sürülür, ekilir. Müdahale ederler, kendileri tekrar sürerler. Arazi sahiplerinden dokuzu tutuklanır. Sekizi birer yıl hapis, 150.000'er drahmi para cezasına çarptırılır. Yüklenen suç, devlet arazisinin işgalidir.

27 Ağustos 1953

Yunanistan'dan göç edenlerin mülklerine, devletin el koymasını öngören 2536 sayılı yasanın kabulü:
İkinci Dünya Savaşı'nda Yunanistan'ı terk ettikleri gerekçesiyle birçok azınlık arazisine el konulur.

Temmuz 1956

Gümülcine-Müsellim köyü topraklarının Türklerin elinden alınıp Yunanlılara dağıtılması.

1959

Yunanistan'dan ayrılmış Batı Trakyalının mallarına el koymayı öngören 3958 sayılı yasanın çıkışı.

04 Ağustos 1965

Batı Trakya Türklerinin ev, dükkan, tarla gibi taşınmaz mal satın almaları ve kiralamalarının yasaklanması.

11 Kasım 1966

Türklerin elindeki gayri menkullerin Yunanlılar tarafından alınmasını sağlamak için, Merkez Bankası ile Ticaret Bankası arasında, Yunanlılara 20 yıl vadeli, düşük faizli kredi verme sözleşmesi yapılması.

1973

Türklere miras yoluyla intikal eden her türlü taşınmaz malın tasarruf hakkının vilayetlerdeki özel bir komisyonun izin ve takdirine bırakılması.
Türklerin arazileri bu yolla hazineye maledilmeye başlanmıştır.

20 Temmuz 1974

Kıbrıs Türk Barış Harekâtı üzerine, Türk köylerinin tanklarla kuşatılması, Türk dükkanlarının yağmalanması, Türk gençlerinin esir kampında tutulmaları, 3280 dönüm Türk toprağının gasp edilmesi, göçe zorlanma, Yunan vatandaşlığından çıkarılma olayları; 40 bin askerin ve 30 bin gerillanın Batı Trakya'da yığınaklandırılması ( Türkiye ile savaş ihtimaline karşı).

12 Kasım 1980

Türk Vakıflarına Darbe Yasası (1091 sayılı)
Vakıflar, Batı Trakya Türkleri'nin hayat kaynağıdır. Yunanistan bu kaynağı kurutmak için, Türkiye'nin içinde bulunduğu anarşi döneminden yararlanarak, vakıfların yönetimini, gelirlerinden yararlanmayı Türklerin elinden alan bir yasa çıkarır.
Türk azınlık yasayı tümden reddeder, değiştirilmesini ister, bunun için yasal yoldan mücadele başlatacaklarını bildirir.

Ocak 1981'de, Türkiye muhtıra verir. Yasanın, 1913 Atina, 10 Ağustos 1920 Yunan Sevr ve Lozan antlaşmalarına aykırı olduğunu, Türkiye'deki Rum vakıflarına yönelik uygulamada Türkiye'nin anlaşmalara uyduğunu belirtir. Yunanistan'ın savunma yazısı üzerine, daha sert tepki gösterir ve sorunu uluslar arası plana taşıyacağı tehdidinde bulunur. Yunanistan bunun üzerine geri adım atar ve Türkiye'ye, yasanın yürürlüğe girmesi için gerekli uygulama kararnamelerinin "şimdilik" çıkarılmasının söz konusu olmadığını bildirir.
Yasa böylece on yılı aşkın bir süre uygulanmadan kalır. Ancak 03 Ocak 1991'de bir kararname ile uygulamaya sokulur.

19 Kasım 1983

İskeçe-İnhanlı Köyü Türklerine ait 20 dönümlük tarlanın, Yunanlı köylüler tarafından gaspı, tarlasını kurtarmak üzere müdahale eden Türklerin gözaltına alınması.

05 Ocak 1987

Gümülcine'ye bağlı Demirbeyli ve Samanlı Köyü topraklarının, fabrika ve yarı açık cezaevi yapılacağı gerekçesiyle kamulaştırılması.
Dolayısıyla köylerdeki Türklere buralardan gidin denmesi.

09 Mart 1987

Sirkeli-Sınırdere Köyünün 200 dönümlük arazisinin, mahkeme kararı ile orman idaresine devri.
Topraklarını işlemek isteyen Sınırderelilerin hapse atılması.

25 Kasım 1987

Gümülcine'nin Arabacıköy, Bekirli ve Hocamahalle köylerinde, Türklere ait 97 dönüm arazinin, hazine malı gerekçesiyle Rodop Valisi tarafından Hıristiyan köylülere dağıtılması.

1989

Rusya'dan Yunanistan'a göç eden Pontusluların Batı Trakya'ya yerleştirilmeleri.
1990 sonuna kadar 280 aile yerleştirilir.

25 Ocak 1989

İskeçe - Gökçeler Köyünün 200 dönümlük köy merasının, vali tarafından, 700 güvenlik görevlisinin kordonu altında, Müslümanlardan alınarak Hıristiyanlara dağıtılması.

26 Ocak 1989

Gümülcine - Karagözlü Köyünün 120 dönümlük köy merasının vali talimatıyla, Türklerin elinden alınması.

02 Mart 1989

Şapcı bölgesinde, açık hava cezaevi yapılmak üzere, 6000 dönümlük arazinin kamulaştırılması; 15.000 Türk'ün tek geçim kaynaklarının ellerinden alınması.

Mayıs 1990

Gümülcine Yahyabeyli Nahiyesine bağlı Uysallı Köyündeki Türklerin mülkiyet belgeli 350 dönüm toprağına, tapuları geçersiz diye el konulması

Temmuz 1990

Sınır Bölgelerinde Taşınmaz Alım Yasağının Kaldırılması
Avrupa Birliği Adalet Divanının, 1366/1938 sayılı sınır ve kıyı bölgelerinde taşınmaz mal alımının yasak olmasından dolayı Yunanistan aleyhinde, 30 Mayıs 1989'da karar alması üzerine, Yunanistan'ın eski yasanın yerine yeni bir yasa çıkarması.
"Yunan uyruklu özel ve tüzel kişiler, Kıbrıslılar dahil soydaşlar ve Avrupa Topluluğu üyesi devletlerden birinin uyruğundan olan özel ve tüzel kişiler (sınır ve kıyı bölgelerindeki taşınmaz mal alımının) yasaklamanın kaldırılmasını, taşınmaz malın kullanılma amacını da içeren dilekçeyle isteyebilir."

03 Ocak 1991

Türk Vakıflarına Darbe Yasasının uygulamaya sokulması.
12 Kasım 1980'de kabul edilen 1091 sayılı yasa, tepkiler üzerine, 10 yıl askıda tutulur. Bir cumhurbaşkanı kararnamesi ile bu tarihte uygulamaya sokulur.
Kararnamenin getirdiği esaslar:

  • Her vakıf beş kişilik yönetim kurulu tarafından yönetilecek, yönetim kurulu üyeleri güya seçimle belirlenecek ama öyle bir düzenleme yapılmış ki valinin istemediklerinin kurula girmesi olanaksızdır.

  • Yönetim Kurulu'na vakıftan ödenek verilecek; böylece vakıf yönetmek hayır işi yapmaktan çıkarılıp ekmek kapısı haline getiriliyor.

  • Vakıf bütçelerini vali onaylayacak, vali oluru olmadan hiçbir harcama yapılmayacak, vali gelir ve giderlerde istediği gibi değiştirme, ekleme ve çıkarma yetkisine sahip. Vakfı felce uğratmak istediği anda bütçeyi yada bir harcamayı onaylamaması yetecek.

  • Bir okula vakfedilmiş olan mülkün geliri Yunan Eğitim Bakanlığına verilecek. Yani Türk okullarının hayatiyeti insafa terk ediliyor.

  • Vakıflar, mal varlıklarına ilişkin belge ve tapularını bir yıl içinde Maliye Bakanlığı'na sunacak. Bu şu demek, sunamadığı takdirde vakıf malı hazine malı olacak. Pek çok işgal ve savaş yaşanmış bölgede, birkaç asırlık bu eski kuruluşların bütün kayıtlarını koruyabilmelerinin zorluğu bilindiği için bu madde konmuş olmalı.

  • Böylece 1977'de azınlık eğitimini, 1990'da müftülüğü denetim altına alan Yunanistan, 1991'de de vakıfları denetim altına alır.

Mayıs 2000

Yunanistan'ın Küçük Sungurlu'da, Gümülcine Türk vakıflarına ait 70 dönüm araziyi kamulaştırması.
Daha önce de 90 dönüm vakıf arazisini kamulaştıran Yunanistan, 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminden sonra başlayan dostluk ilişkilerine rağmen, Batı Trakya'ya yönelik eski politikasını sürdürüyor. Türklerin vakıf yöneticilerini seçmesini engelliyor; vakıflara yüksek vergi borçları çıkarıp gayri menkullerine el koyuyor.



«« Geri Dön

© 2002 BATITRAKYALILAR.Sitenin İçeriği İzinsiz Kullanılamaz