Toplam Hit:1,196,969
Bugün:108 Dün:278

Üye girişi için
Üye olmak için
Ana Sayfa
Ödüllü Yarışma
Üye İşlemleri
Vahim Kaza
Mesaj Panosu
Balkan Türküleri(mp3)
BTTDD Bursa Şubesi
Fotoğraf Albümü
BT Kronolojisi
Atatürk Evi(Selanik)
Sadık Ahmet
Tarihimiz
Bayrağımız
BT Haritası
BT Dernekleri
BT Marşı
Panayır Fotoğrafları
Biz Kimiz?
Programlar
İrtibat
Editör Girişi
Batı Trakya Kronolojosi --> Batı'nın Yunanistan'a Tepkileri

«« Geri Dön

07 Mart 1983

Avrupa Parlamentosu milletvekillerinden iki İngiliz'in, Parlamentoya,
"Batı Trakya Raporu" ve karar tasarısı sunmaları.
Batı Trakya Türk azınlığı sorunlarının Avrupa gündemine girmesi.

11 Mayıs 1983

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi 9 ülkeye mensup 18 parlamenterin, Batı Trakya Türk azınlığına uygulanan baskılarla ilgili bir raporu, başkanlık divanına vermeleri.

Kasım 1983

Almanya'daki Batı Trakya derneklerinin, Batı Trakya Türklerine uygulanan baskıları Avrupa Parlamentosuna şikâyet etmeleri.

Ağustos 1986

ABD'li beş parlamenterin Türk azınlığa uygulanan baskıları yerinde incelemek için, Batı Trakya'ya gelişi.

Temmuz 1990

Sınır Bölgelerinde Taşınmaz Alım Yasağının Kaldırılması
Avrupa Birliği Adalet Divanının, 1366/1938 sayılı sınır ve kıyı bölgelerinde taşınmaz mal alımının yasak olmasından dolayı Yunanistan aleyhinde, 30 Mayıs 1989'da karar alması üzerine, Yunanistan'ın eski yasanın yerine yeni bir yasa çıkarması.
"Yunan uyruklu özel ve tüzel kişiler, Kıbrıslılar dahil soydaşlar ve Avrupa Topluluğu üyesi devletlerden birinin uyruğundan olan özel ve tüzel kişiler (sınır ve kıyı bölgelerindeki taşınmaz mal alımının) yasaklamanın kaldırılmasını, taşınmaz malın kullanılma amacını da içeren dilekçeyle isteyebilir."

Ağustos 1990

"Helsinki Watch" örgütünün "Etnik Kimliğin İmhası - Yunanistan Türkleri" başlıklı 58 sayfalık bir rapor yayımlaması.
Helsinki İnsan Hakları Gözcülüğü (Helsinki Watch) tarafından yerinde yapılan incelemeyle hazırlanan raporda; Batı Trakyalı Türklerin;

  • Vatandaşlık haklarından yoksun oldukları,·

  • Toprak ve ev satın alma haklarının reddedildiği,

  • İfade özgürlüğünün sınırlandırıldığı,

  • Memurlarca Türklere aşağılayıcı davranış sergilendiği,

  • Yunanistan'ın insan hakları ihlali yaptığı ortaya konur.

04 Ağustos 1990

30 Temmuz - 4 Ağustosta Kahire'de yapılan İslam Konferansı Dışişleri Bakanları 19uncu Toplantısı bildirisinde; Yunanistan'dan müslüman Türk azınlığın vatandaşlık ve dini haklarına saygı göstermesinin istenmesi.

18 ve 31 Ocak 1991

"Helsinki Watch" Başkan Yardımcısının, Yunanistan Başbakanına iki telgrafla, bağımsız Türk milletvekilleri Sadık Ahmet ve Ahmet Faikoğlu'nun dokunulmazlıklarının kaldırılması yolundaki girişimlerden duydukları endişeleri dile getirmesi.

01 Şubat 1991

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Yıllık İnsan Hakları Raporu
Yunanistan'ın, vatandaşlık yasası ile ayrımcılık (ırkçılık) yaptığı, kişileri basit bir idari işlemle vatandaşlıktan çıkardığı,vatandaşlıktan çıkarılanlara temyiz hakkı tanımadığı belirtilir ve 29 Ocak olayları sebebiyle suçlanır:
"Hıristiyan aşırı uçların, olay yerinde bulunan bir polisin müdahalesi olmaksızın Türklere ait dükkânları yağmaladıkları 29 Ocak tarihinde Batı Trakya'nın Gümülcine kentinde meydana gelen şiddet olayı, uluslar arası kamuoyunun dikkatini, azınlığı etkileyen ekonomik ve sosyal ayrımcılığa çekmiştir."

05 - 09 Haziran 1991

Helsinki İnsan Hakları İzleme Komitesi Genel Sekreteri'nin Türk azınlığın durumunu incelemek üzere Batı Trakya'ya gelmesi; "Yasak Bölgelere" girişine izin verilmemesi.

1992

"Helsinki Watch" örgütünün Batı Trakya ile ilgili ikinci raporu.
Raporda; Türklerin durumunda iyileştirici bazı adımlar atıldığı, artık toprak satın alabildikleri, üniversiteye girebilmeleri için olumlu bir program hazırlandığı bildiriliyor. Ancak ciddi sorunların hâlâ durduğu da vurgulanıyor:
"Eğitim, arazi kamulaştırması, müftü seçimi ve vakıfların kontrolünü ilgilendiren önemli problemler hâlâ mevcuttur. Yunan Hükümeti 1991 yılı boyunca yüzlerce Türk'ü Yunan vatandaşlığından mahrum bırakmaya devam etmiştir."

Temmuz 1995

Avrupalıların Batı Trakya üzerine değerlendirmesi:
"Batı Trakya Avrupa Birliği'nin en geri kalmış, en fakir bölgesidir."

26 Nisan 1996

Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Komisyonu'nun Washington'da İnsan Hakları Komisyonu'nun binasında, Batı Trakya Türklerinin durumu, haklılıkları konusunda bir panel düzenlemesi; Yunan baskı ve ayrımcılığının dile getirilmesi.
Panelin adı "Yunanistan'da Türk Azınlığı".
Panel Başkanı Helsinki İnsan Hakları Gözcülüğü'nden Christopher Panico'nun tartışılmak üzere sıraladığı sorunlar: ·

  • Yunan Hükümeti hâlâ Türk azınlığın varlığını kısıtlamasız olarak tanımıyor. Kurumların adlarında Türk isimlerinin kullanılması yasaktır. Merhum Dr. Sadık Ahmet'in, 1989 seçim kampanyasında Türk ve Türkçe kelimeleri kullanması dolayısıyla hakları ihlal edilmiştir.

  • Yunan vatandaşlık yasasının 19uncu maddesine dayanılarak, Türkler keyfi şekilde vatandaşlıktan mahrum edilmektedir. Ülkeyi uzunca bir süre terk ettiklerinde keyfi olarak vatandaşlıktan çıkarılmaktadır. 1994'te 42, 1995'te 72, 1993'te 123 kişi bu şekilde vatandaşlıktan mahrum bırakılmıştır.

  • Lozan ve diğer anlaşmalara göre, cemaatin, dini liderleri olan müftüyü seçme hakkı vardır. Buna rağmen Yunan Hükümeti, 1990'da, müftüleri atama kararı aldı ve şimdi ikili bir müftü sistemi ortaya çıktı; biri atanan, biri seçilen. Geçen yıl seçilen müftülerden birine, Mehmet Emin Aga'ya 10 ay hapis cezası verildi. Cezanın yarısını yattı, yarısı için kefalet ödedi.

  • Yunan yerleşim bölgelerine kıyasla, Türk bölgelerinin etraflarındaki alt yapı, elektrik, kanalizasyon gibi kamu hizmetlerinin sağlanması konusunda bir ayrımcılık gözükmektedir.

  • Türklerin; Lozan Anlaşması, 1953 İnsan Haklarının Korunması için Avrupa Konvansiyonu ve Ulusal Azınlıklarla ilgili AGİK dokümanına göre; seyahat özgürlüğü, inanç ve din hürriyetini özgürce kullanma, kanun önünde eşitlik ve cemaat için bir takım kültürel, dini, sosyal enstitüleri ve okulları yönetim hakkı vardır.

  • Türklerin kamu sektöründe çok az temsil edildikleri iş ayrımcılığı da bir başka sorundur.

15 Aralık 1999

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif'in Yunanistan aleyhine açmış olduğu davada, Yunanistan'ı oy birliği ile mahkûm etmesi.
Yunanistan, müftülük sıfatını gayri resmi olarak kullandığı için İbrahim Şerif hakkında dava açar. İbrahim Şerif, hakkını aramak için iç hukuk yollarını tüketir, 29 Eylül 1997'de Yunanistan aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurur. Mahkeme, Yunanistan'ı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin düşünce, inanç ve din özgürlüğünü güvence altına alan 9uncu ve zararın adli tazminini öngören 41inci maddelerini ihlalden oy birliği ile mahkum eder.

25 Şubat 2000

İskeçe'li bir Türk öğretmen; "Türk Öğretmenler" dediği, bazı yerlerin isimlerini Türkçe olarak söylediği için 5 yıl işinden uzaklaştırılınca AİHM'de dava açar. Yunanistan yargılanmaktan kurtulmak için öğretmene tazminat ödemeyi kabul eder.

27 Haziran 2000

Avrupa Komisyonu Irkçılıkla Mücadele Komitesinin, Avrupa Konseyi'ne Yunanistan'la ilgili ikinci raporunu sunması.
Raporda; Batı Trakya Türklerinin ifade özgürlüklerinin sınırlandığı; kendilerini "Türk" olarak tanımlayabilmelerine rağmen, toplum olarak tanımlamalarının yasak olduğu; bu yüzden de azınlık derneklerinin de Yunan devleti tarafından kabul edilmediği; bildirilir. Yunanistan'ın örgütlenme özgürlüğünü sınırlandırdığı açıklanır.

06 Temmuz 2000

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İskeçe Eczacılar Derneği'ne beş yıldır üye alınmadığı için eczane açamayan bir Türk'ün açtığı davayı kabul eder ve Yunanistan'ı tazminat ödemeye mahkûm eder.



«« Geri Dön

© 2002 BATITRAKYALILAR.Sitenin İçeriği İzinsiz Kullanılamaz