Ana Sayfa
Ödüllü Yarışma
Üye İşlemleri
Vahim Kaza
Mesaj Panosu
Balkan Türküleri(mp3)
Fotoğraf Albümü
BT Kronolojisi
Atatürk Evi(Selanik)
Sadık Ahmet
Tarihimiz
Bayrağımız
BT Haritası
BT Dernekleri
BT Marşı
Panayır Fotoğrafları
Biz Kimiz?
Programlar
İrtibat
Editör Girişi
|
Batı Trakya Kronolojosi -->
Müftü Belirleme Sorunu
«« Geri Dön
| 24
Haziran 1920 |
Yunanistan'ın
Batı Trakya ile ilgili ilk hukuki düzenlemesi.
"Müftüler ve Başmüftü Seçimiyle, İslam Cemaatlerine
ait Vakıf Gelirlerinin Yönetilmesine İlişkin Yasa"nın
(2345 sayılı) çıkışı.
Yasada; İslam cemaatine ait vakıf gelirlerinin cemaat
yönetim kurullarınca harcanacağı, diğer cemaat gereksinimlerinin
yanı sıra çeşitli eğitim harcamalarının da buradan karşılanacağı;
müslüman okullarının yönetilmesi ile öğretmenlerinin
atanması ve görevden alınması yetkisinin cemaat yönetim
kurullarına ait olduğu belirtilir. Müftülerin cemaat
tarafından, başmüftünün de müftüler tarafından seçilmesi
esası getirilir.
Ancak bu yasa uygulanmaz. Başmüftülük hiçbir zaman kurulmaz.
1949'a kadar cemaat yönetim kurulları hükümet tarafından
atanır.
|
| 10
Ağustos 1920 |
"Yunan
Sevr'i"; Yunanistan'daki azınlıkların korunmasıyla ilgili
olarak yapılan antlaşma.
İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya ile Yunanistan
arasında imzalanır. Yunanistan'ı, ülkesindeki azınlıkların
haklarının korunması ile ilgili olarak Milletler Cemiyetine
karşı sorumlu kılar.
Antlaşma'nın önemli hükümleri; Yunanistan'ın yükümlülükleri:
Hiçbir fark gözetmeden
ülkesinde yaşayan herkesin yaşamını ve özgürlüklerini
koruyacak, dinlerini özgürce uygulayabilmelerini sağlayacak.
(md.2)
Bütün Yunan uyrukları
yasa karşısında eşittir, aynı kişisel ve siyasal haklardan
ayrım yapılmaksızın yararlanırlar. Din ve inanç farkı
işe alınma, memur olma hakkının kullanılmasında etkili
olmayacaktır. Özel işlerde ve yayınlarda istenilen
dil kullanılır. (md. 7)
Azınlıkların, harcamaları
kendilerine ait olmak üzere, dinsel toplumsal kurumlar
ve okullar kurma, işletme ve denetleme ile buralarda
kendi dillerini kullanma hakkı vardır. (md. 8)
Farklı dil konuşan yurttaşların
önemli oranda bulundukları bölgelerdeki resmi okullarda,
o dilde (çoğunluğun dilinde) eğitim yapılır. ( md.
9)
Müslümanların kişisel
durum ve aile hukuku ile ilgili sorunları, İslam adetleri
çerçevesince çözülür ve bunun için gerekli önlemler
alınır, düzenleme yapılır. Dinsel yerler ve mezarlıklar
korunur. Vakıflar ve diğer dinsel ve sosyal kuruluşlar
tanınır, yenilerinin kurulmasını kolaylık sağlamak
esirgenmez. (md. 10)
Bu antlaşmanın getirdiği
azınlık hükümleri, Milletler Cemiyeti'nin güvencesi
altındadır. (md. 16)
|
| 24
Temmuz 1923 |
Yunan
Hükûmetinin Lozan hukukuna göre Türk azınlığa karşı
yükümlülüğü:
Yunanistan; Batı Trakya Türk azınlığının doğum,
vatandaşlık, dil, ırk ve din ayrımı yapılmaksızın yaşam
ve özgürlüklerinin korunmasını; ibadet serbestliğini;
dolaşım ve göç etme özgürlüğünü; yasalar önünde eşitliğini;
çoğunluğun yararlandığı siyasi ve sosyal haklardan yararlanmasını;
özel hayatta, ticarette, dinde, basın-yayında, kamu
organları ile ilişkiler ve mahkemelerde Türkçe'nin serbestçe
kullanılmasını; Türklerin yardım, din ve sosyal amaçlı
kurumlar ve okullar kurma ve yönetme hakkını; her iki
dilde de eğitim veren ilkokullar kurmayı ve dinî kurum
ve vakıflar için tam himaye sağlamayı kabul etmiştir.
|
| 02
Haziran 1985 |
Müftü
belirleme sorununun çıkışı.
Gümülcine Müftüsü'nün ölümü üzerine, Yunan hükümeti
yerine müftü atar, bölge Türkleri atananı kabul etmez,
seçimle müftü belirlemek isterler ve isteklerinin haklılığını
iki yasal düzenlemeye dayandırırlar. Türkiye de devreye
girer ve konu iki devlet arasındaki sorunlara bir yenisini
ekler ve ileriki tarihlerde uluslar arası bir sorun
haline dönüşür.
Halen çözülmüş değildir. Bu nedenle Batı Trakya'da zaman
zaman bir hükümetin atadığı, bir de halkın seçtiği olmak
üzere iki müftü görülmektedir. 1920 yılından bu yana
müftüler hep atana gelmişlerdir. Türklerin isteklerini
dayandırdıkları yasal düzenlemeler:
Birincisi, 14 Kasım 1913 Osmanlı-Yunan Atina Antlaşmasıdır.
Buna göre; ·
Müftüler kendi bölgelerinin
müslüman seçmenlerince seçilecektir. ·
Başmüftü, müftülerden
oluşan bir kurul tarafından seçilecek ve Yunan Krallığı'nca
üç seçilmiş aday arasından atanacaktır. ·
Başmüftü ve müftüler
Yunan devletinin memuru olacaklardır. ·
Başmüftü ve müftüler,
anayasanın 88. Maddesi hükümlerine göre görevden alınacaklardır.
Bu antlaşma, Birinci Dünya
Savaşı, Türk Kurtuluş Savaşı sebebiyle uygulanmamış,
kağıt üzerinde kalmıştır.
İkincisi, Batı Trakya'nın Yunan egemenliğine geçmesinden
bir ay sonra, 24 Haziran 1920'de çıkarılan Atina Antlaşmasının,
müslümanların cemaat ve müftülük hukuklarını yasa olarak
düzenleyen, 2345 sayılı yasadır.
Ancak bu yasa da uzun yıllar uygulanmaya konmamış, sadece
cemaat hukuku ile ilgili 12. Maddesi 1949 yılında yürürlüğe
sokulmuştur. Ancak bu, 21 Nisan 1967 askeri darbesi
ile yönetime gelen cunta tarafından kaldırılmıştır.
Bu hak halen geri verilmiş değildir.
|
| 17
Ağustos 1990 |
İskeçe'de
müftü belirlemede fiili durum yaratılması.
Müftü Mustafa Hilmi, 12 Şubat 1990'da ölünce, İskeçeliler,
atamayla gelecek müftüyü tanımayacaklarını hükümete
bildirirler. Hükümet, aslî müftü atanıncaya kadar naipliğe
(vekilliğe) ölen müftünün oğlu Mehmet Emin Ağa'yı atar.
İskeçelilerin gönlünden de bu kişi geçtiği için ilginç
bir durum yaşanır. Bu atama kabul edilmeli mi, edilmemeli
mi? Azınlık Yüksek Kurulu, yeni müftü seçimi yapılıncaya
kadar kabul edilmesine karar verir. Aga, müftülülüğe
başlar. Ancak 30 Mart 1990'da, Gümülcine Müftü Naibi
Hafız Cemali Meço'nun asaleten atanması kararı, hükümetin
seçimi kabul etmeyeceğini gösterdiğinden 10 Mayıs 1990'da,
Aga, istifasını verir.
Bundan sonra İskeçeliler, bir fiili durum yaratmaya
yönelir, 17 Ağustos 1990'da, 52 camide 4 adaylı müftü
seçimi yaparlar ve Mehmet Emin Aga 4847 oyun 4394'ünü
alarak seçilir. 10 Mayıstan beri boş duran makama tekrar
oturur.
İskeçe Müftüsü, istifayı göz ardı ettikleri için, Yunanlılara
göre atadıkları, azınlığa göre ise seçtikleri müftüdür.
|
| 28
Aralık 1990 |
Gümülcine'de
müftü seçimi ve ikili durum doğması.
16 Aralık 1985'te, Suudi Arabistan'da eğitim görmüş,
Atina Suudi Arabistan Büyükelçiliğinden ayda bin dolar
maaş alan ve Yunan yönetimine yakınlığı ile tanınan
Hafız Cemali Meço, hükümet tarafından Gümülcine Müftü
Naibi (vekili) olarak atanır.
30 Mart 1990'da da asaleten atanır. Halk, çoğunlukla
müftüyü kabul etmez. Gerginlik yaşanır. Ayrıca hükümetin
bir müftülük yasası hazırladığı ve yasada seçimin öngörülmediği
öğrenilince, bu yasanın kabul edilmeyeceği açıklanır
ve İskeçeliler gibi kendi müftülerini kendileri seçmeye
karar verirler.
28 Aralıkta, 102 yerleşim yerinde yapılan seçimde, 8343
oyun 7462 sini alan İbrahim Şerif müftü seçilir.
Böylece Gümülcine'de iki müftü olur. Biri atanan, biri
seçilen. Azınlığın ifadesiyle biri "Hıristiyanların
Müftüsü", biri "Müslümanların Müftüsü".
|
| 04
Şubat 1991 |
22 Ocakta
kabul edilen müftülük kararnamesinin (182 sayılı), yayımlanarak
yürürlüğe girmesi.
"Batı Trakya'da Müftülük Müessesesi ve İlahiyat
Okulu kurulmasına ilişkin esasları düzenleyen kanun
hükmünde kararname" Buna göre; müftü olmak isteyenler
valiliğe başvuracak; valilik, valinin başkanlığında,
vali tarafından belirlenmiş 10 müslüman üyeden oluşan
komisyonla, adayları değerlendirecek ve değerlendirme
raporunu hükümete gönderecek, hükümetin önerdiği aday
cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle müftü olarak atanacaktır.
Kararnamenin getirdiği diğer esaslardan bazıları:
Atamanın süresi, eskisi
gibi ömür boyu değil, 10 yıl. Tekrar atama olabilir.
İşe başlarken vali huzurunda yemin edilecek.
Genel müdür kadrosuna
ve maaşına sahip devlet memuru olacaklar.
Yunanca yazışacaklar
ve Yunanca belge verecekler.
Vakıf yönetimleri ve
cemaat eğitimiyle ilgili sahip oldukları denetleme
yetkileri ellerinden alınıyor, vakıflarla olan bağları
koparılıyor. Yönetimin iradesi dışına çıkması engelleniyor.
|
| 22
Ağustos 1991 |
Müftüler
kararnamesinin ilk uygulaması ve Batı Trakya'da kitlesel
olayların meydana gelmesi.
İskeçe Müftülüğüne; azınlık tarafından seçilen ve
hükümet tarafından vekil olarak atanmış Mehmet Emin
Aga müftülük yaparken, üzerine, cemaatin hiç tanımadığı
Mehmet Emin Şinikoğlu isimli bir kişinin asaleten atanması.
Şinikoğlu'nun yoğun güvenlik önlemleri altında makamına
getirilmesi, itiş-kakış sırasında M. Emin Aga'nın düşerek
başından yaralanması ve açlık grevine başlaması.
|
| 23
- 24 Ağustos 1991 |
İskeçe'de
Yunan Saldırısı
500 kişilik bir grup, yeni müftü olayını protesto
etmek için sokakta oturma grevine başlar. Gece, bir
Yunanlı grup, taş ve sopalarla eylemcilere saldırır.
Sabaha kadar süren saldırı sonucu 15 Türk hastanelik
olur, Türk dükkânları tahrip edilir. Polis müdahale
etmez. Türkiye'nin olayları protesto eden notası, Yunanistan
tarafından reddedilir.
|
| 26
Ağustos 1991 |
İskeçe
ili din görevlilerinin, müftü atanmasını protesto için,
27 Ağustos ile11 Eylül tarihleri arasında camilerde
ezan okunmaması ve cemaatle namaz kılınmaması kararı
alması
|
| 3
Ağustos 1991 |
Gümülcine'de
de seçilmişin müftülüğe getirilmesini sağlamak için
06 - 11 Eylülde camileri kapatma kararı alınması.
|
| 07
Eylül 1991 |
"Polisin
İzniyle Müftü Tayini" Yunan Proletaryaki Simea gazetesi:
"Yaklaşık 200 Yunanlı, İskeçe Belediye Meclisi üyeleri
başkanlığında ve polis gözetiminde, 300 kadar azınlık
mensubunun yaptığı oturma eylemini, arkalarında 30 yaralı
ve 12 tahrip edilmiş ve yağmalanmış Türk dükkânı bırakarak
dağıttılar... İskeçe'de, polis gücü, bir kez daha devlet
adına etkisiz kalma örneğini, Yunanlılara bu saldırıya
izin vererek gösterdi...
İskeçe Valisi, azınlık önde gelenlerine danışmadan ve
azınlıktan da bu yönde tepkiler gelmesine rağmen,azınlığın
hiçbir hakkına saygı göstermeyerek Şinikoğlu'nu müftü
atamıştır. O gün öğleden sonra olacak olanlar hemen
hemen belliydi. Herşey önceden planlanmıştı."
|
| 11
Eylül 1991 |
İskeçe
ili din görevlilerinin camilerin süresiz kapalı tutulmasını
kararlaştırmaları.
|
| Ekim
1991 |
"Ülkemiz
Yunanistan" Jeune Afrique dergisi:
Lozan Antlaşması, azınlığa
kendi temsilcilerini seçme hakkı veriyor.
1967'den bu yana, yasal
bir engel bulunmamasına rağmen, azınlık mensupları
ne toprak satın alabiliyor, ne de evlerini tamir ettirebiliyor.
Türkler, ehliyet almıyor,
eczane açamıyor, ev yaptıramıyor.
Şubat 1991 döneminde
vatandaşlıktan atılan 544 azınlık mensubu, daha önce
Türkiye'ye göç etmiş bulunan 450 bin kişiye katıldı.
|
| 12
Ekim 1991 |
Cami
kapatma eylemlerine son verilmesi.
|
| 1992 |
"Helsinki
Watch" örgütünün Batı Trakya ile ilgili ikinci raporu.
Raporda; Türklerin durumunda iyileştirici bazı adımlar
atıldığı, artık toprak satın alabildikleri, üniversiteye
girebilmeleri için olumlu bir program hazırlandığı bildiriliyor.
Ancak ciddi sorunların hâlâ durduğu da vurgulanıyor:
"Eğitim, arazi kamulaştırması, müftü seçimi ve vakıfların
kontrolünü ilgilendiren önemli problemler hâlâ mevcuttur.
Yunan Hükümeti 1991 yılı boyunca yüzlerce Türk'ü Yunan
vatandaşlığından mahrum bırakmaya devam etmiştir."
|
| 26
Nisan 1996 |
Avrupa
Güvenlik ve İş Birliği Komisyonu'nun Washington'da İnsan
Hakları Komisyonu'nun binasında, Batı Trakya Türklerinin
durumu, haklılıkları konusunda bir panel düzenlemesi;
Yunan baskı ve ayrımcılığının dile getirilmesi.
Panelin adı "Yunanistan'da Türk Azınlığı".
Panel Başkanı Helsinki İnsan Hakları Gözcülüğü'nden
Christopher Panico'nun tartışılmak üzere sıraladığı
sorunlar: ·
Yunan Hükümeti hâlâ
Türk azınlığın varlığını kısıtlamasız olarak tanımıyor.
Kurumların adlarında Türk isimlerinin kullanılması
yasaktır. Merhum Dr. Sadık Ahmet'in, 1989 seçim kampanyasında
Türk ve Türkçe kelimeleri kullanması dolayısıyla hakları
ihlal edilmiştir.
Yunan vatandaşlık yasasının
19uncu maddesine dayanılarak, Türkler keyfi şekilde
vatandaşlıktan mahrum edilmektedir. Ülkeyi uzunca
bir süre terk ettiklerinde keyfi olarak vatandaşlıktan
çıkarılmaktadır. 1994'te 42, 1995'te 72, 1993'te 123
kişi bu şekilde vatandaşlıktan mahrum bırakılmıştır.
Lozan ve diğer anlaşmalara
göre, cemaatin, dini liderleri olan müftüyü seçme
hakkı vardır. Buna rağmen Yunan Hükümeti, 1990'da,
müftüleri atama kararı aldı ve şimdi ikili bir müftü
sistemi ortaya çıktı; biri atanan, biri seçilen. Geçen
yıl seçilen müftülerden birine, Mehmet Emin Aga'ya
10 ay hapis cezası verildi. Cezanın yarısını yattı,
yarısı için kefalet ödedi.
Yunan yerleşim bölgelerine
kıyasla, Türk bölgelerinin etraflarındaki alt yapı,
elektrik, kanalizasyon gibi kamu hizmetlerinin sağlanması
konusunda bir ayrımcılık gözükmektedir.
Türklerin; Lozan Anlaşması,
1953 İnsan Haklarının Korunması için Avrupa Konvansiyonu
ve Ulusal Azınlıklarla ilgili AGİK dokümanına göre;
seyahat özgürlüğü, inanç ve din hürriyetini özgürce
kullanma, kanun önünde eşitlik ve cemaat için bir
takım kültürel, dini, sosyal enstitüleri ve okulları
yönetim hakkı vardır.
Türklerin kamu sektöründe
çok az temsil edildikleri iş ayrımcılığı da bir başka
sorundur.
|
| 27
Ocak 1999 |
İskeçe
Seçilmiş Müftüsü Mehmet Emin Aga'nın, 1996 yılında yayınladığı
bir mesaj nedeniyle, atanmış müftünün makam ve yetkisini
gasp ettiği gerekçesiyle, 17 ay hapis cezasına çarptırılması.
|
| 01
Aralık 1999 |
İskeçe
Seçilmiş Müftüsü Mehmet Emin Aga'nın, 1998 yılında yayınladığı
mesajda "İskeçe Müftüsü" dediği için, makam gaspında
bulunduğu gerekçesi ile, 6 ay hapis cezasına mahkum
edilmesi.
|
| 15
Aralık 1999 |
Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi'nin, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü
İbrahim Şerif'in Yunanistan aleyhine açmış olduğu davada,
Yunanistan'ı oy birliği ile mahkûm etmesi.
Yunanistan, müftülük sıfatını gayri resmi olarak
kullandığı için İbrahim Şerif hakkında dava açar. İbrahim
Şerif, hakkını aramak için iç hukuk yollarını tüketir,
29 Eylül 1997'de Yunanistan aleyhine Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesine başvurur. Mahkeme, Yunanistan'ı Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi'nin düşünce, inanç ve din özgürlüğünü
güvence altına alan 9uncu ve zararın adli tazminini
öngören 41inci maddelerini ihlalden oy birliği ile mahkum
eder.
|
| 31
Mayıs 2000 |
İskeçe
Seçilmiş Müftüsü Mehmet Emin Aga'nın, daha önce yargılandığı
suçtan, bir kez daha yargılanması ve 7 ay daha hapis
cezasına mahkum edilmesi.
|
|
«« Geri Dön
|
|