Toplam Hit:1,196,969
Bugün:108 Dün:278

Üye girişi için
Üye olmak için
Ana Sayfa
Ödüllü Yarışma
Üye İşlemleri
Vahim Kaza
Mesaj Panosu
Balkan Türküleri(mp3)
BTTDD Bursa Şubesi
Fotoğraf Albümü
BT Kronolojisi
Atatürk Evi(Selanik)
Sadık Ahmet
Tarihimiz
Bayrağımız
BT Haritası
BT Dernekleri
BT Marşı
Panayır Fotoğrafları
Biz Kimiz?
Programlar
İrtibat
Editör Girişi
Batı Trakya Kronolojosi --> Batı Trakya Türk Azınlığının Haklarını Düzenleyen Antlaşma, Sözleşme ve Belgeler

«« Geri Dön

10 Ağustos 1920

"Yunan Sevr'i"; Yunanistan'daki azınlıkların korunmasıyla ilgili olarak yapılan antlaşma.
İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya ile Yunanistan arasında imzalanır. Yunanistan'ı, ülkesindeki azınlıkların haklarının korunması ile ilgili olarak Milletler Cemiyetine karşı sorumlu kılar. Antlaşma'nın önemli hükümleri; Yunanistan'ın yükümlülükleri:

  • Hiçbir fark gözetmeden ülkesinde yaşayan herkesin yaşamını ve özgürlüklerini koruyacak, dinlerini özgürce uygulayabilmelerini sağlayacak. (md.2)

  • Bütün Yunan uyrukları yasa karşısında eşittir, aynı kişisel ve siyasal haklardan ayrım yapılmaksızın yararlanırlar. Din ve inanç farkı işe alınma, memur olma hakkının kullanılmasında etkili olmayacaktır. Özel işlerde ve yayınlarda istenilen dil kullanılır. (md. 7)

  • Azınlıkların, harcamaları kendilerine ait olmak üzere, dinsel toplumsal kurumlar ve okullar kurma, işletme ve denetleme ile buralarda kendi dillerini kullanma hakkı vardır. (md. 8)

  • Farklı dil konuşan yurttaşların önemli oranda bulundukları bölgelerdeki resmi okullarda, o dilde (çoğunluğun dilinde) eğitim yapılır. ( md. 9)

  • Müslümanların kişisel durum ve aile hukuku ile ilgili sorunları, İslam adetleri çerçevesince çözülür ve bunun için gerekli önlemler alınır, düzenleme yapılır. Dinsel yerler ve mezarlıklar korunur. Vakıflar ve diğer dinsel ve sosyal kuruluşlar tanınır, yenilerinin kurulmasını kolaylık sağlamak esirgenmez. (md. 10)

  • Bu antlaşmanın getirdiği azınlık hükümleri, Milletler Cemiyeti'nin güvencesi altındadır. (md. 16)

24 Temmuz 1923

Batı Trakya Türklerinin Lozan Barış Antlaşmasına göre statüleri
- Milli değil, dini azınlık statüsündedirler. Antlaşmaya göre adlandırılmaları "müslüman azınlık" tır.
- Hakları, Antlaşma'nın Azınlıkların Korunması bölümünde, 37-45 nci maddelerde belirlenmiştir.
- Özetle:

  • Yaşam ve özgürlük hakkı. (md. 38)

  • Dini ibadet özgürlüğü. (md.38)

  • Dolaşım ve göç hakkı. (md. 38)

  • Yuttaşlık hakları ve siyasal haklar. (md. 39)

  • Yasalar önünde eşitlik hakkı. (md. 39)

  • Kamu hizmet ve görevlerine kabul, yükseltilme, onurlanma, çeşitli meslek ve iş kollarında çalışma hakkı. (md. 39)

  • Dilediği dili konuşma hakkı. (md. 39)

  • Eşit yurttaşlık hakkı. (md. 40)

  • Eğitim, din, hayır ve sosyal kurum alanlarında sınırlı özerklik hakkı. (md. 40)

  • Okullarda ana dilde öğrenim görme hakkı; devletin buna kolaylık gösterme yükümlülüğü, azınlığın da okullarda resmi dili öğrenme zorunluluğu. (md. 41)

  • Eğitim din ya da hayır işleri için devlet, belediye ve diğer bütçelerden yararlanma hakkı. (md. 41)

  • Aile hukuku ve kişisel durumlar ile ilgili sorunların gelenek ve göreneklere göre çözümlenmesi hakkı. (md. 42)

  • İbadet yerlerinin, mezarlıkların ve öteki din kurumlarının korunmasını isteme hakkı. (md. 42)

  • Vakıf, din ve hayır kurumlarına her türlü kolaylığın sağlanmasını isteme hakkı. (md. 42)

24 Temmuz 1923

Yunan Hükûmetinin Lozan hukukuna göre Türk azınlığa karşı yükümlülüğü:
Yunanistan; Batı Trakya Türk azınlığının doğum, vatandaşlık, dil, ırk ve din ayrımı yapılmaksızın yaşam ve özgürlüklerinin korunmasını; ibadet serbestliğini; dolaşım ve göç etme özgürlüğünü; yasalar önünde eşitliğini; çoğunluğun yararlandığı siyasi ve sosyal haklardan yararlanmasını; özel hayatta, ticarette, dinde, basın-yayında, kamu organları ile ilişkiler ve mahkemelerde Türkçe'nin serbestçe kullanılmasını; Türklerin yardım, din ve sosyal amaçlı kurumlar ve okullar kurma ve yönetme hakkını; her iki dilde de eğitim veren ilkokullar kurmayı ve dinî kurum ve vakıflar için tam himaye sağlamayı kabul etmiştir.

01 Aralık 1926

Atina Antlaşması
30 Ocak 1923'te imzalanan mübadele sözleşmesi ile Anadolu'dan gelen Rumlar, Batı Trakya'ya yerleştirilir. Gelenler Türklerin ev ve arazilerini işgal ederler. Yunanistan haksız ve anlaşmalara aykırı biçimde, Türklerin elindeki ev ve arazileri alır, göçmenlere verir. Kısa sürede 100 bini aşkın Rumun bölgeye getirilmesi, Batı Trakya'da ciddi sorunların yaşanmasına sebep olur. Sorun, 1923'ten 1933'e kadar 10 yıl yaşanır, ismine "Etabli Sorunu" denir, çözümü için de 3 anlaşma yapılır. (1926 Atina, 1930 Ankara, 1933 Ankara)Türkiye açısından amaç, Batı Trakyalı Türklerin mülklerini korumak, güvence altına almaktır. Bu amaçla imzalanan Atina Anlaşmasına göre:

  • Batı Trakya köy ve kentlerindeki mülkler bir ay içinde sahiplerine geri verilecek. (md. 9)

  • Batı Trakya'daki müslüman mülkleriyle ilgili olarak alınmış bütün "istisnai" karar ve önlemler kaldırılacak. ( md. 10)

  • Kamulaştırılan mallar geri verilecek. ( md. 11)

Haziran 1930

Türk-Yunan Kültür Antlaşması
Batı Trakya'daki Türk azınlığı ile İstanbul'daki Rum azınlığın problemleri ile ilgili 33 maddeden oluşan ve Türk-Yunan dışişleri ilgilileri arasında yapılan bir anlaşma.

10 Haziran 1930

Ankara Antlaşması
1926 Atina Antlaşması'na rağmen Batı Trakyalı Türklerin mülk sorunlarının devam etmesi, Türkiye ile Yunanistan arasında gerginliğin tırmanması üzerine, Venizelos'un barışçı girişimleriyle taraflar tekrar masaya oturur.
Anlaşma'da; Türklerin elinden alınarak Rum göçmenlere verilen mülkler için Yunanistan'ın mülk sahiplerine tazminat vermesi; bundan böyle elkoyma olmaması kabul edilir.

30 Ekim 1930

Türk-Yunan Oturma, Ticaret ve Denizcilik sözleşmesi imzalanması;
15 Mart 1931'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer.Bu sözleşme öncelikle serbest göç hakkı doğurur ve birinci maddesi şöyledir: "Türk ve Yunan vatandaşları; karşı tarafın ülkesine, mevcut kanunlara uymak şartı ile, en fazla müsaadeye sahip bir yabancı olarak serbestçe girebilecek, dolaşabilecek, yerleşebilecek ve istedikleri zaman o ülkeyi terk edebileceklerdir."
Serbest göçmen uygulaması, Batı Trakya'da çok sayıda Türk köyünün boşalmasına, Türklerin mallarını satarak Türkiye'ye göçmesine sebep olur. Bu uygulamanın da etkisiyle Türkler; 1923'te Batı Trakya toprağının %84'üne sahip iken, bu oran %24'ün altına; nüfusun 2/3'ünü oluştururken, 1/3'ün altına düşer.
Türkiye 33 yıl sonra, 17 Mart 1964'te uygulamaya son verir.

09 Aralık 1933

Ankara Anlaşması
1923'ten beri süren Etapli Sorunu'nun çözümü için oluşturulan Karma Komisyonun kaldırılması için, Türkiye-Yunanistan arasında yapılır.
Anlaşmada Batı Trakya Türklerinin mülklerini güvenceye almak için; 10 Haziran 1930 tarihinden önce Yunan hükümeti tarafından fiilen işgal edilmemiş olan (Türk) mallar hakkında hiçbir önlem ya da sınırlayıcı önlem getirilmeyecektir; kararı alınır.

20 Eylül 1951

Türk-Yunan Kültür Antlaşması
İki ülkedeki azınlık sorunlarını izlemek, çözüm üretmek amacıyla bir karma komisyon kurulması kararlaştırılır. Ancak, 1968'de kurulur.

1953

Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi'nin yürürlüğe girmesi.
Yunanistan'ın bu sözleşmeyi imzalamasıyla, Batı Trakya Türkleri, insan hakları ve temel özgürlükler için geniş garantiler kazanırlar. Bunlar;·

  • Gayri insani ve aşağılayıcı muamelelere tâbi tutulmama hakkı.

  • Bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkı.

  • Din, ifade ve dernek kurma özgürlüğü.

  • Müdahalesiz ve kısıtsız bilgi edinme hakkı.

  • Azınlık olarak ayrımcı muameleye tâbi tutulmamak hakkı.

Sözleşmeye göre, hakları çiğnenen bir Batı Trakya Türk'ü, Yunanistan aleyhine kişi olarak, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na başvurabilir.

20 Aralık 1968

Türk-Yunan Kültür Komisyonu tarafından hazırlanan bir protokolün imzalanması.
Protokolle; her iki ülkenin sınırları içindeki Türk ve Rum azınlığın dini ve etnik bilincine saygı gösterilmesinin garanti altına alınması; azınlık dilinin serbestçe kullanılmaya devam etmesi; azınlığın dilindeki ders kitaplarına izin verilmesi kararlaştırılır.
Batı Trakya Türk okullarında görev yapmak üzere Türkiye'den 35 öğretmenin "Kontenjan Öğretmeni" ismi ile Batı Trakya'ya, aynı sayıda öğretmenin de İstanbul Rum okullarına karşılıklı gönderilmesi ile ders kitaplarının Türkiye'den gönderilmesi kabul edilir.

19 Ocak 1989

Viyana Kapanış Belgesi'nin yayımlanması.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği (AGİK) sürecinde yapılan Viyana İzleme Konferansı (1986-89) sonucu, Yunanistan'ın da dahil olduğu, AGİK üye devletleri tarafından kabul edilerek, açıklanan belge.
Belgeye göre Yunanistan'ın Türk azınlığa karşı yükümlülüğü:

Belge 18nci ilke;
"Katılan devletler ... toprakları üzerindeki azınlıklara mensup şahısların, insan hakları ve temel özgürlüklerinin korunmasını sağlamak üzere, gerekli tüm yasal, idari, yargısal ve diğer önlemleri alacaklar ve bağlı oldukları ilgili uluslar arası anlaşmaları uygulayacaklardır. Söz konusu şahıslara karşı herhangi bir ayrımcı muameleden kaçınacaklardır."

Belge 19uncu ilke;
"Katılan devletler, ülkelerindeki azınlıkları etnik, kültürel, dil ve din kimliklerinin geliştirilmesi için gerekli şartları koruyacaklar ve yaratacaklardır."

Belge 20inci ilke;
"Her ülke sınırları içinde dolaşım ve oturma özgürlüğü bulunduğu, herkesin kendi ülkesi dahil, herhangi bir ülkeden ayrılma ve kendi ülkesine dönme hakkına tam olarak saygı gösterileceği."

Kasım 1990

Paris Şartının İmzalanması.
Yunanistan'ın da dahil olduğu, Paris'te toplanan İkinci AGİK Doruğunun
"Yeni Bir Avrupa İçin Paris Yasası" adı ile imzalanan sonuç belgesinden iki hüküm:
"Azınlıkların etnik, kültürel, dil ve dinî kimliklerinin korunacağını, azınlıklara mensup kişilerin bu kimliklerini ayrıma tâbi tutulmaksızın ve kanun önünde tam bir eşitlikle, özgür olarak ifade etmeye, korumaya ve geliştirmeye hakları olduğunu teyit ederiz."
"Azınlıklara mensup fertlerin haklarına, evrensel insan haklarının bir parçası olarak, bütünüyle saygı gösterilmesi gerektiğini de kabul ediyoruz."



«« Geri Dön

© 2002 BATITRAKYALILAR.Sitenin İçeriği İzinsiz Kullanılamaz