| 09
Haziran 1975 |
Yeni
Yunan Anayasasının kabulü.
Batı Trakyalı Türklerin maruz kaldıkları sistematik
baskı, ayrımcılık ve insan hakları ihlâllerinin anayasadaki
karşılıkları:
-
Bütün
Yunanlılar kanun önünde eşittir. (md. 4.1)
-
Yunan
vatandaşlığının kaybettirilmesi, ancak başka bir
vatandaşlığın isteğe bağlı olarak kazanılması veya
yabancı bir ülkede, ulusal çıkarlara aykırı bir
hizmet üstlenilmesi halinde, kanunla daha ayrıntılı
olarak belirtilen şartlar altında ve yöntemlerle
mümkündür (md. 4.3).
-
Herkes,
... serbestçe kişiliğini geliştirme ve ülkenin sosyal,
ekonomik ve siyasi hayatına katılma hakkına sahiptir
(md. 5.1).
-
Herkes,
milliyet, ırk veya dil, din ve siyasi inanç farkı
gözetilmeksizin hayat, şeref ve özgürlüğünün tam
olarak korunması hakkına sahiptir (md. 5.2).
-
Her
Yunanlının ülke içinde dolaşım ve ikametini, ülkeden
çıkış ve girişini kısıtlayıcı münferit idari önlemler
yasaktır (md. 5.4)
-
Basın
hürdür, sansür ve önleyici diğer bütün tedbirler
yasaktır (md. 14.2).
Anayasanın bu hükümlerine
göre Türk azınlığa yönelik baskı, taciz, ayrımcılığın
sona ermesi gerekir. Demokratik, hukuk devletinin gereği
budur. Ancak anayasanın Türklere uygulanmadığı görülüyor.
|
| 13
Haziran 1975 |
"ANTİKAS"
örgütünün ortaya çıkışı ve Türkleri ölüm tehdidiyle
tacize başlamaları.
Gönderilen mektupların içeriği:
" ... Türk
Öleceksin.
Antikas EAOXh örgütünün üyeleri sizi listesine dahil
etmiş bulunmaktadır. Pis köpek, bugünden itibaren 90
gün içinde gebereceksin. Seni izlemekte olan örgütümüzün
bir üyesi, kellene bir kurşun sıkacaktır. Seni artık
hiçbir şey kurtaramaz. DÜŞÜN ve KARAR ver. Hain Attila'nın
amansız cezalandırıcısı ve Elen Trakyası'nın sadık bekçisi
ANTİKAS EAOXh. "
|
| 1975
|
Batı
Trakyalı Türklere, binalarına, camilerine yapılan saldırıların
en yoğun olduğu yıl.
|
| 1976
|
Dedeağaç
ve Susurluk Türk okulları ile Miri Köyü camisinin yakılması.
|
| 1977 |
Azınlık
Okullarında sadece Selanik Özel Pedagoji Akademisi mezunlarının
öğretmenlik yapmasını öngören 695 sayılı yasanın çıkışı.
|
| 1977 |
Batı
Trakya azınlık okullarına ilişkin 694 sayılı yasanın
çıkışı.
Azınlık okulları yönetiminin Cemaat Yönetim Kurullarından
alınıp valilere verilmesi.
|
| 1978 |
Bakanlık
kararnameleri ile Türk okullarındaki Türkçe ders ve
dersliklerinin azaltılması.
|
| 28
Ocak 1978 |
Gümülcine
Belediyesi'nin, Türkçe yer isimlerinin kullanılmasının
kanunen yasak olduğunu, uymayanların sert biçimde cezalandırılacağını
duyurması.
|
| 18
Eylül 1979 |
Türklerin
eğitim, sosyal ve kültürel gelirlerini sağlayan vakıfların
yönetimlerinin valiliklere devredilmesini öngören bir
yasa tasarısının meclis gündemine alınması.
|
| 1980
|
"Azınlık
Yüksek Kurulu" kurulması.
Olayların zorlaması ile doğan, resmi olmayan, fiili
ve gönüllü bir örgütlenmedir. Gün geçtikçe artan sorunlara
ortak çare üretmek ve ortak tepki koymak amacıyla doğmuştur.
Kurul üyeleri; eski ve yeni müftüler, milletvekilleri,
dernek başkanları, nahiye müdürleri, belediye meclis
üyeleri ve gazetecilerdir.
|
| 12
Kasım 1980 |
Türk
Vakıflarına Darbe Yasası (1091 sayılı)
Vakıflar, Batı Trakya Türkleri'nin hayat kaynağıdır.
Yunanistan bu kaynağı kurutmak için, Türkiye'nin içinde
bulunduğu anarşi döneminden yararlanarak, vakıfların
yönetimini, gelirlerinden yararlanmayı Türklerin elinden
alan bir yasa çıkarır.
Türk azınlık yasayı tümden reddeder, değiştirilmesini
ister, bunun için yasal yoldan mücadele başlatacaklarını
bildirir.
Ocak 1981'de, Türkiye muhtıra verir. Yasanın, 1913 Atina,
10 Ağustos 1920 Yunan Sevr ve Lozan antlaşmalarına aykırı
olduğunu, Türkiye'deki Rum vakıflarına yönelik uygulamada
Türkiye'nin anlaşmalara uyduğunu belirtir. Yunanistan'ın
savunma yazısı üzerine, daha sert tepki gösterir ve
sorunu uluslar arası plana taşıyacağı tehdidinde bulunur.
Yunanistan bunun üzerine geri adım atar ve Türkiye'ye,
yasanın yürürlüğe girmesi için gerekli uygulama kararnamelerinin
"şimdilik" çıkarılmasının söz konusu olmadığını bildirir.
Yasa böylece on yılı aşkın bir süre uygulanmadan kalır.
Ancak 03 Ocak 1991'de bir kararname ile uygulamaya sokulur.
|
| 1982
|
Batı
Trakya Müslümanları Yüksek Tahsilliler Derneği'nin kurulması.
|
| 07
Mart 1983 |
Avrupa
Parlamentosu milletvekillerinden iki İngiliz'in, Parlamentoya,
"Batı Trakya Raporu" ve karar tasarısı sunmaları.
Batı Trakya Türk azınlığı sorunlarının Avrupa gündemine
girmesi.
|
| 11
Mayıs 1983 |
Avrupa
Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi 9 ülkeye mensup
18 parlamenterin, Batı Trakya Türk azınlığına uygulanan
baskılarla ilgili bir raporu, başkanlık divanına vermeleri.
|
| Kasım
1983 |
Almanya'daki
Batı Trakya derneklerinin, Batı Trakya Türklerine uygulanan
baskıları Avrupa Parlamentosuna şikâyet etmeleri.
|
| 15
Kasım 1983 |
Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanı
Batı Trakya'da baskıların artması.
|
| 19
Kasım 1983 |
İskeçe-İnhanlı
Köyü Türklerine ait 20 dönümlük tarlanın, Yunanlı köylüler
tarafından gaspı, tarlasını kurtarmak üzere müdahale
eden Türklerin gözaltına alınması.
|
| 01-02
Aralık 1983 |
Gümülcine
Türk Gençler Birliği'nin ve Batı Trakya Türk Öğretmenler
Birliği'nin tabelalarının polis tarafından indirilmesi.
|
| 29
Aralık 1983 |
İngiliz
Reuter Ajansı:
"Yunanistan'daki müslüman Türk toplumuna baskı ve sindirme
politikası uygulanıyor. İnsan hakları ile bağdaşmayan
bu politika Lozan Antlaşması'nı da çiğnemektedir."
|
| 1984 |
Türk
okullarında, Türkçe okunan derslerden de Yunanca sınav
zorunluluğu getirilmesi ve sınavların okul dışından
gelen öğretmenler tarafından yapılmaya başlanması.
|
| 20
Temmuz 1984 |
Kıbrıs
Barış Harekâtı'nın 10. Yıldönümünde, daha önce okul
isimlerinden çıkarılan Türk sözünün, PASOK hükümetince
dernek isimlerinden de çıkarılması.
Türkiye'deki 43 Rum azınlık derneğinin 3'ünde (
Balıklı Rum Hastanesi Yoksul-Hasta ve İhtiyarlara Yardım
Derneği, Beyoğlu Merkez Rum Kız Lisesi Mezunları Derneği,
Büyükada Rum Yetimhanesi Yoksul ve Öksüzlere Yardım
Derneği); 5 Rum vakıf kuruluşunun hepsinde "Rum" sözcüğü
yer almaktadır. Balıklı Rum Hastanesi Vakfı, Büyükada
Rum Yetimhanesi Vakfı, Zapion Kız Rum Lisesi Vakfı,
Yuvakimion Rum Kız Lisesi Vakfı, Fener Rum Erkek Lisesi
Vakfı.
|
| Kasım
1984 |
İsminde
"Türk" sözcüğü bulunan 3 derneğin mahkeme kararı ile
kapatılması.
İskeçe Türk Birliği, Gümülcine Türk Gençler Birliği,
Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği.
|
| 1985 |
Pasaport
Sorununun Başlaması
Türklere pasaport verilirken; "Dönüş dahil, birden
fazla seyahat (çıkış) için geçerlidir." İbaresinin "Dönüş
dahil" sözcükleri karalanmış olarak verilmesi. %60'ı
okuma-yazma bilmeyen Türkler, bu durumun farkına varmadan
çıkış yapınca, dönüşte Yunanistan'a sokulmaz ve vatandaşlık
yasasının 19. maddesine göre vatandaşlıktan atılır.
Türkiye'nin bu tür pasaport taşıyanları ülkeye sokmaması
üzerine, uygulamaya 1986 ortalarında son verilir.
|
| 1985
|
Türklerin
Batı Trakya'dan uzaklaşmasını sağlamak amacıyla,
Batı Trakya dışında Yunanistan içinde resmi dairelerde
iş verileceği vaadiyle, Türklerin aileleriyle birlikte,
nüfuslarının ve ikametlerinin bölge dışına çıkarılmaya
çalışılması.
|
| 1985 |
1984-1985
öğretim yılında, sadece birkaç dersin Türkçe okutulduğu
248 ilkokuldan 1000 öğrenci mezun olur, bunların 100
kadarı orta öğretime gidebilir. Aynı yıl İskeçe Lisesi'nden
bir öğrenci mezun olur.
|
| 02
Haziran 1985 |
Müftü
belirleme sorununun çıkışı.
Gümülcine Müftüsü'nün ölümü üzerine, Yunan hükümeti
yerine müftü atar, bölge Türkleri atananı kabul etmez,
seçimle müftü belirlemek isterler ve isteklerinin haklılığını
iki yasal düzenlemeye dayandırırlar. Türkiye de devreye
girer ve konu iki devlet arasındaki sorunlara bir yenisini
ekler ve ileriki tarihlerde uluslar arası bir sorun
haline dönüşür.
Halen çözülmüş değildir. Bu nedenle Batı Trakya'da zaman
zaman bir hükümetin atadığı, bir de halkın seçtiği olmak
üzere iki müftü görülmektedir. 1920 yılından bu yana
müftüler hep atana gelmişlerdir. Türklerin isteklerini
dayandırdıkları yasal düzenlemeler:
Birincisi, 14 Kasım 1913 Osmanlı-Yunan Atina Antlaşmasıdır.
Buna göre;
-
Müftüler
kendi bölgelerinin müslüman seçmenlerince seçilecektir.
-
Başmüftü,
müftülerden oluşan bir kurul tarafından seçilecek
ve Yunan Krallığı'nca üç seçilmiş aday arasından
atanacaktır.
-
Başmüftü
ve müftüler Yunan devletinin memuru olacaklardır.
-
Başmüftü
ve müftüler, anayasanın 88. Maddesi hükümlerine
göre görevden alınacaklardır.
Bu antlaşma, Birinci Dünya
Savaşı, Türk Kurtuluş Savaşı sebebiyle uygulanmamış,
kağıt üzerinde kalmıştır.
İkincisi, Batı Trakya'nın Yunan egemenliğine geçmesinden
bir ay sonra, 24 Haziran 1920'de çıkarılan Atina Antlaşmasının,
müslümanların cemaat ve müftülük hukuklarını yasa olarak
düzenleyen, 2345 sayılı yasadır.
Ancak bu yasa da uzun yıllar uygulanmaya konmamış, sadece
cemaat hukuku ile ilgili 12. Maddesi 1949 yılında yürürlüğe
sokulmuştur. Ancak bu, 21 Nisan 1967 askeri darbesi
ile yönetime gelen cunta tarafından kaldırılmıştır.
Bu hak halen geri verilmiş değildir.
|
| !0
Ocak 1986 |
Rodop
Valisi Zivis Bekos'un yasak bölgedeki Organ Köyü'nde
Türklere, kendilerinin Türk olmadıklarını söylemesi;
çocuklarını Yunanca eğitim yapan okullara göndermeyenlerin
cezalandırılacağı tehdidinde bulunması.
|
| Mart
1986 |
Türk
tırlarına, Batı Trakyalı Türklerle görüşmelerini önlemek
için, Batı Trakya güzergahında park etme ve konaklama
yasağı getirilmesi.
|
| Mayıs
1986 |
Türk
öğrencilerinden 80.000 drahmi kayıt parası alınmaya
başlanması.
Bunu veremeyenlerin okula gidememesi.
|
| 29
Haziran 1986 |
Mesimvrini
gazetesinin (Atina), Batı Trakya Türklerinin dağıtılması
ve Batı Trakya'dan gitmelerinin sağlanmasını hükümetten
istemesi.
|
| Ağustos
1986 |
ABD'li
beş parlamenterin Türk azınlığa uygulanan baskıları
yerinde incelemek için, Batı Trakya'ya gelişi.
|
| 09
Ağustos 1986 |
Atamayla
gelen Gümülcine Müftüsünün seçimle gelmesini sağlamak
için imza kampanyası başlatan Dr. Sadık Ahmet'in tutuklanması.12
Ağustosta serbest bırakılır, Ekim ayında yargılanmaya
başlar.
|
| Ekim
1986 |
Seçimler
öncesinde, Yeni Demokrasi Partisinin Türkçe dağıttığı
bildirilerde, Türklere yapılan baskı ve ayrımcılığı
kabul etmesi;
"Ayırım ve baskıların devam etmesini istersen seni
duvara yapıştıran Papadriellis'e oy ver."
"1974'lerde azınlığı ölümle tehdit eden Akritas ve Antikas
gibi terör örgütlerinin kurucularının tekrar işbaşına
gelmesini istemiyorsan oyunu Papadriellis'e verme."
|
| 06
Ekim 1986 |
PASOK
adayının parlamento seçim konuşması:
"Azınlık mahallelerinde hiçbir şey yapılmamış, azınlığa
ait birçok arazi istimlâk edilmiştir."
Yeni Demokrasi Partisi adayının konuşması:
"PASOK, okulları okunmaz hale getirmiştir. Azınlığın
incisi Celal Bayar Lisesini kapanma tehlikesiyle yüz
yüze bırakmıştır. Pek çok azınlık insanını durup dururken
vatandaşlıktan atmıştır. Azınlık insanını ekonomik yönden
çökertmek için iki yıllık tütünlerini çürümeye mahkum
etmiştir."
|
| 05
Ocak 1987 |
Gümülcine'ye
bağlı Demirbeyli ve Samanlı Köyü topraklarının, fabrika
ve yarı açık cezaevi yapılacağı gerekçesiyle kamulaştırılması.
Dolayısıyla köylerdeki Türklere buralardan gidin denmesi.
|
| 05
Şubat 1987 |
Yunan
basınına azınlıklar konusunda sansür konması; devletin
azınlık politikasına aykırı yayınların yasaklanması.
|
| 09
Mart 1987 |
Sirkeli-Sınırdere
Köyünün 200 dönümlük arazisinin, mahkeme kararı ile
orman idaresine devri.
Topraklarını işlemek isteyen Sınırderelilerin hapse
atılması.
|
| 28
Mart 1987 |
İskeçe
Hürriyet Camisinin bombalanması.
|
| 13
Mayıs 1987 |
Stohos
Gazetesinin Türklere kin kusması.
"Yunan Devleti, Batı Trakya'da yaşayan azınlığın
evlerini, mağazalarını, ibadethanelerini zaman geçirmeden
kamulaştırarak, bölgedeki Türk unsurunu temelinden yıkmalıdır.
Azınlık, başka bölgelere dağıtılarak eritilmeli, mal
varlıkları kamulaştırılmalı ve camileri yıkılıp yerlerine
genel tuvaletler yapılmalıdır."
|
| 20
Kasım 1987 |
Yunan
Yargıtayı'nın "Türk" sözünün resmi kullanımını yasaklaması.
|
| 20
Kasım 1987 |
Yunan
Yargıtayı'nın; İskece Türk Birliği, Gümülcine Türk Gençler
Birliği, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği tüzel
kuruluşlarının tabela ve tüzüklerinde Türk kelimesini
kullandıkları için 1984'teki kapatılma kararlarını,
kesin hüküm haline getirmesi;
Azınlığın bu kapatma kararını 5 Ocak 1988'de öğrenmesi.
Yunan hükümet sözcüsünün; "Batı Trakya'da Türk değil,
Yunanlılardan farklı bir kökenden gelen müslümanlar
yaşamaktadır" demesi; Ankara'nın sert tepki göstermesi,
Batı Trakya'da gerginlik başlaması, tırmanışın 29 Ocak
1988 olaylarını doğurması.
|
| 25
Kasım 1987 |
Gümülcine'nin
Arabacıköy, Bekirli ve Hocamahalle köylerinde, Türklere
ait 97 dönüm arazinin, hazine malı gerekçesiyle Rodop
Valisi tarafından Hıristiyan köylülere dağıtılması.
|
| 15
Ocak 1988 |
Batı Trakya'da
çıkan Akın gazetesi:
"En nihayet balta gövdeye vuruldu! Hiçbir kimseye toplumumuzun
milli ve dini kökenini tartışma hakkı tanımıyoruz. Azınlığımız
Türk ve müslüman doğdu ve bu yüce meziyetlerle ölecektir."
|
| 24
Ocak 1988 |
İskeçe'de
Azınlık Yüksek Kurulu'nun toplantısı.Türklüğü kabul
ettirmek için alınan kararlar:
- Büyük bir yürüyüş düzenlenmesi.
- Dış ülkelere bir kınama
bildirisi gönderilmesi.
- Öğrencilerin üç gün
okula gönderilmemesi.
- Avrupa İnsan Hakları
Komisyonu'na gidilmesi.
26 Ocakta
yapılan yürütme kurulu toplantısında; yürüyüşün 29 Ocakta
Gümülcine'de yapılması, öğrencilerin de 1 - 3 Şubat
günleri okula gitmemesi kararlaştırılır ve duyurulur.
|
| 29
Ocak 1988 |
Gümülcine'de
Türk yürüyüşü ve olaylar.
Sabahın erken saatlerinden itibaren Gümülcine'ye,
şehrin merkezindeki eski camiye doğru gruplar halinde
akın başlar. Vali'nin Eski Cami'de Cuma namazını yasaklaması,
kalabalıktaki gerginliği körükler, polisle ve Rumlarla
çatışmaya sebep olur. Masum bir hak arayışı, bir ayaklanma
ve onu bastırma şekline dönüşür.
Batı Trakya azınlığı tarihinde ilk kez yapılan sokak
gösterisidir. 10.000 kişi katılır, 30 kişi yaralanır.
|
| 1989 |
Rusya'dan
Yunanistan'a göç eden Pontusluların Batı Trakya'ya yerleştirilmeleri.
1990 sonuna kadar 280 aile yerleştirilir.
|
| 19
Ocak 1989 |
Viyana
Kapanış Belgesi'nin yayımlanması.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği (AGİK) sürecinde yapılan
Viyana İzleme Konferansı (1986-89) sonucu, Yunanistan'ın
da dahil olduğu, AGİK üye devletleri tarafından kabul
edilerek, açıklanan belge.
Belgeye göre Yunanistan'ın Türk azınlığa karşı yükümlülüğü:
Belge 18nci ilke;
"Katılan devletler ... toprakları üzerindeki azınlıklara
mensup şahısların, insan hakları ve temel özgürlüklerinin
korunmasını sağlamak üzere, gerekli tüm yasal, idari,
yargısal ve diğer önlemleri alacaklar ve bağlı oldukları
ilgili uluslar arası anlaşmaları uygulayacaklardır.
Söz konusu şahıslara karşı herhangi bir ayrımcı muameleden
kaçınacaklardır."
Belge 19uncu ilke;
"Katılan devletler, ülkelerindeki azınlıkları etnik,
kültürel, dil ve din kimliklerinin geliştirilmesi için
gerekli şartları koruyacaklar ve yaratacaklardır."
Belge 20inci ilke;
"Her ülke sınırları içinde dolaşım ve oturma özgürlüğü
bulunduğu, herkesin kendi ülkesi dahil, herhangi bir
ülkeden ayrılma ve kendi ülkesine dönme hakkına tam
olarak saygı gösterileceği."
|
| 25
Ocak 1989 |
İskeçe
- Gökçeler Köyünün 200 dönümlük köy merasının, vali
tarafından, 700 güvenlik görevlisinin kordonu altında,
Müslümanlardan alınarak Hıristiyanlara dağıtılması.
|
| 26
Ocak 1989 |
Gümülcine
- Karagözlü Köyünün 120 dönümlük köy merasının vali
talimatıyla, Türklerin elinden alınması.
|
| 02
Mart 1989 |
Şapcı
bölgesinde, açık hava cezaevi yapılmak üzere, 6000 dönümlük
arazinin kamulaştırılması; 15.000 Türk'ün tek geçim
kaynaklarının ellerinden alınması.
|
| 18
Haziran 1989 |
Milletvekili
seçimlerinde Türkler, ilk kez bir bağımsız milletvekili
çıkarır.
Dr. Sadık Ahmet seçilir. Daha önce siyasi partilerden
aday olunarak genelde iki milletvekili ile meclise giriyorlardı.
Bağımsız milletvekilliği hiç denenmemişti.
|
| 25
- 26 Ocak 1990 |
Milletvekili
Sadık Ahmet ve İbrahim Şerif'in "Türküm" dedikleri için
cezaya çarptırılıp, cezaevine konmaları.
30 Mart 1990'da, cezaları paraya çevrilerek serbest
bırakılırlar.
|
| 28
-29 Ocak 1990 |
Planlı
Yunan Saldırısı
İki Türk milletvekilinin hapse atılmasından sonra
doğan gerginlik ortamında, Yunanlılar tarafından Gümülcine'de
çıkarılan olaylarda 50 Türk'ün yaralanması, 400 Türk
dükkanının yağmalanması, yarım milyon dolar zarar verilmesi.
|
| 15
Nisan 1990 |
Gümülcine'de
bir kahvehane ile iki dükkana silahlı saldırı; 15 Türk'ün
dövülmesi.
|
| Mayıs
1990 |
Gümülcine
Yahyabeyli Nahiyesine bağlı Uysallı Köyündeki Türklerin
mülkiyet belgeli 350 dönüm toprağına, tapuları geçersiz
diye el konulması
|
| Temmuz
1990 |
Sınır
Bölgelerinde Taşınmaz Alım Yasağının Kaldırılması
Avrupa Birliği Adalet Divanının, 1366/1938 sayılı
sınır ve kıyı bölgelerinde taşınmaz mal alımının yasak
olmasından dolayı Yunanistan aleyhinde, 30 Mayıs 1989'da
karar alması üzerine, Yunanistan'ın eski yasanın yerine
yeni bir yasa çıkarması.
"Yunan uyruklu özel ve tüzel kişiler, Kıbrıslılar dahil
soydaşlar ve Avrupa Topluluğu üyesi devletlerden birinin
uyruğundan olan özel ve tüzel kişiler (sınır ve kıyı
bölgelerindeki taşınmaz mal alımının) yasaklamanın kaldırılmasını,
taşınmaz malın kullanılma amacını da içeren dilekçeyle
isteyebilir."
|
| Ağustos
1990 |
"Helsinki
Watch" örgütünün "Etnik Kimliğin İmhası - Yunanistan
Türkleri" başlıklı 58 sayfalık bir rapor yayımlaması.
Helsinki İnsan Hakları Gözcülüğü (Helsinki Watch)
tarafından yerinde yapılan incelemeyle hazırlanan raporda;
Batı Trakyalı Türklerin;
-
Vatandaşlık
haklarından yoksun oldukları,
-
Toprak
ve ev satın alma haklarının reddedildiği,
-
İfade
özgürlüğünün sınırlandırıldığı,
-
Memurlarca
Türklere aşağılayıcı davranış sergilendiği,
-
Yunanistan'ın
insan hakları ihlali yaptığı ortaya konur.
|
| 04
Ağustos 1990 |
30 Temmuz
- 4 Ağustosta Kahire'de yapılan İslam Konferansı Dışişleri
Bakanları 19uncu Toplantısı bildirisinde; Yunanistan'dan
müslüman Türk azınlığın vatandaşlık ve dini haklarına
saygı göstermesinin istenmesi.
|
| 08
Ağustos 1990 |
Devlet
okullarına ait taşınır ve taşınmaz malların yerel idarelere
devredilmesine ilişkin bir yasa çıkarılır.
İskeçe milletvekili A. Faikoğlu'nun müdahalesi ile Türk
okulları yasa kapsamı dışında tutulur, mal varlıkları
vakıfların mülkiyetinde kalır.
|
| 17
Ağustos 1990 |
İskeçe'de
müftü belirlemede fiili durum yaratılması.
Müftü Mustafa Hilmi, 12 Şubat 1990'da ölünce, İskeçeliler,
atamayla gelecek müftüyü tanımayacaklarını hükümete
bildirirler. Hükümet, aslî müftü atanıncaya kadar naipliğe
(vekilliğe) ölen müftünün oğlu Mehmet Emin Ağa'yı atar.
İskeçelilerin gönlünden de bu kişi geçtiği için ilginç
bir durum yaşanır. Bu atama kabul edilmeli mi, edilmemeli
mi? Azınlık Yüksek Kurulu, yeni müftü seçimi yapılıncaya
kadar kabul edilmesine karar verir. Aga, müftülülüğe
başlar. Ancak 30 Mart 1990'da, Gümülcine Müftü Naibi
Hafız Cemali Meço'nun asaleten atanması kararı, hükümetin
seçimi kabul etmeyeceğini gösterdiğinden 10 Mayıs 1990'da,
Aga, istifasını verir.
Bundan sonra İskeçeliler, bir fiili durum yaratmaya
yönelir, 17 Ağustos 1990'da, 52 camide 4 adaylı müftü
seçimi yaparlar ve Mehmet Emin Aga 4847 oyun 4394'ünü
alarak seçilir. 10 Mayıstan beri boş duran makama tekrar
oturur.
İskeçe Müftüsü, istifayı göz ardı ettikleri için, Yunanlılara
göre atadıkları, azınlığa göre ise seçtikleri müftüdür.
|
| Kasım
1990 |
Paris
Şartının İmzalanması.
Yunanistan'ın da dahil olduğu, Paris'te toplanan
İkinci AGİK Doruğunun
"Yeni Bir Avrupa İçin Paris Yasası" adı ile imzalanan
sonuç belgesinden iki hüküm:
"Azınlıkların etnik, kültürel, dil ve dinî kimliklerinin
korunacağını, azınlıklara mensup kişilerin bu kimliklerini
ayrıma tâbi tutulmaksızın ve kanun önünde tam bir eşitlikle,
özgür olarak ifade etmeye, korumaya ve geliştirmeye
hakları olduğunu teyit ederiz."
"Azınlıklara mensup fertlerin haklarına, evrensel insan
haklarının bir parçası olarak, bütünüyle saygı gösterilmesi
gerektiğini de kabul ediyoruz."
|
| Kasım
1990 |
Türk
azınlığın bağımsız milletvekili çıkarmasını engellemek
için %3'lük baraj sistemi getirilmesi, Türklerin bağımsız
milletvekili seçilmesinin önünün tıkanması.
1927'den 1989 seçimlerine
kadar bir partiye katılarak iki milletvekili çıkarabiliyorlardı.
1989 seçimlerine ilk kez bağımsız katıldılar ve bir
milletvekili çıkardılar. Bu yasaya rağmen 1993 seçimlerine
Türk adaylar yine bağımsız olarak katıldılar, %3 barajını
geçemediler, bu yüzden Türkler mecliste temsil edilemediler.
Çünkü, ülke çapında %3 demek, 200.000 oy demektir, azınlığın
tüm nüfusu bile bu sayının altındadır.
|
| 28
Aralık 1990 |
Gümülcine'de
müftü seçimi ve ikili durum doğması.
16 Aralık 1985'te, Suudi Arabistan'da eğitim görmüş,
Atina Suudi Arabistan Büyükelçiliğinden ayda bin dolar
maaş alan ve Yunan yönetimine yakınlığı ile tanınan
Hafız Cemali Meço, hükümet tarafından Gümülcine Müftü
Naibi (vekili) olarak atanır.
30 Mart 1990'da da asaleten atanır. Halk, çoğunlukla
müftüyü kabul etmez. Gerginlik yaşanır. Ayrıca hükümetin
bir müftülük yasası hazırladığı ve yasada seçimin öngörülmediği
öğrenilince, bu yasanın kabul edilmeyeceği açıklanır
ve İskeçeliler gibi kendi müftülerini kendileri seçmeye
karar verirler.
28 Aralıkta, 102 yerleşim yerinde yapılan seçimde, 8343
oyun 7462 sini alan İbrahim Şerif müftü seçilir.
Böylece Gümülcine'de iki müftü olur. Biri atanan, biri
seçilen. Azınlığın ifadesiyle biri "Hıristiyanların
Müftüsü", biri "Müslümanların Müftüsü".
|
| 03
Ocak 1991 |
Türk
Vakıflarına Darbe Yasasının uygulamaya sokulması.
12 Kasım 1980'de kabul edilen 1091 sayılı yasa,
tepkiler üzerine, 10 yıl askıda tutulur. Bir cumhurbaşkanı
kararnamesi ile bu tarihte uygulamaya sokulur.
Kararnamenin getirdiği esaslar:
-
Her
vakıf beş kişilik yönetim kurulu tarafından yönetilecek,
yönetim kurulu üyeleri güya seçimle belirlenecek
ama öyle bir düzenleme yapılmış ki valinin istemediklerinin
kurula girmesi olanaksızdır.
-
Yönetim
Kurulu'na vakıftan ödenek verilecek; böylece vakıf
yönetmek hayır işi yapmaktan çıkarılıp ekmek kapısı
haline getiriliyor.
-
Vakıf
bütçelerini vali onaylayacak, vali oluru olmadan
hiçbir harcama yapılmayacak, vali gelir ve giderlerde
istediği gibi değiştirme, ekleme ve çıkarma yetkisine
sahip. Vakfı felce uğratmak istediği anda bütçeyi
yada bir harcamayı onaylamaması yetecek.
-
Bir
okula vakfedilmiş olan mülkün geliri Yunan Eğitim
Bakanlığına verilecek. Yani Türk okullarının hayatiyeti
insafa terk ediliyor.
-
Vakıflar,
mal varlıklarına ilişkin belge ve tapularını bir
yıl içinde Maliye Bakanlığı'na sunacak. Bu şu demek,
sunamadığı takdirde vakıf malı hazine malı olacak.
Pek çok işgal ve savaş yaşanmış bölgede, birkaç
asırlık bu eski kuruluşların bütün kayıtlarını koruyabilmelerinin
zorluğu bilindiği için bu madde konmuş olmalı.
-
Böylece
1977'de azınlık eğitimini, 1990'da müftülüğü denetim
altına alan Yunanistan, 1991'de de vakıfları denetim
altına alır.
|
| 18
ve 31 Ocak 1991 |
"Helsinki
Watch" Başkan Yardımcısının, Yunanistan Başbakanına
iki telgrafla, bağımsız Türk milletvekilleri Sadık Ahmet
ve Ahmet Faikoğlu'nun dokunulmazlıklarının kaldırılması
yolundaki girişimlerden duydukları endişeleri dile getirmesi.
|
| 19
Ocak 1991 |
Azınlık
Yüksek Kurulu'nun, 1091 sayılı vakıf yasasını "tanımama"
kararı alması.
Ancak yasa uygulanmaktadır.
|
| 01
Şubat 1991 |
ABD
Dışişleri Bakanlığı'nın Yıllık İnsan Hakları Raporu
Yunanistan'ın, vatandaşlık yasası ile ayrımcılık
(ırkçılık) yaptığı, kişileri basit bir idari işlemle
vatandaşlıktan çıkardığı,vatandaşlıktan çıkarılanlara
temyiz hakkı tanımadığı belirtilir ve 29 Ocak olayları
sebebiyle suçlanır:
"Hıristiyan aşırı uçların, olay yerinde bulunan bir
polisin müdahalesi olmaksızın Türklere ait dükkânları
yağmaladıkları 29 Ocak tarihinde Batı Trakya'nın Gümülcine
kentinde meydana gelen şiddet olayı, uluslar arası kamuoyunun
dikkatini, azınlığı etkileyen ekonomik ve sosyal ayrımcılığa
çekmiştir."
|
| 04
Şubat 1991 |
22 Ocakta
kabul edilen müftülük kararnamesinin (182 sayılı), yayımlanarak
yürürlüğe girmesi.
"Batı Trakya'da Müftülük Müessesesi ve İlahiyat
Okulu kurulmasına ilişkin esasları düzenleyen kanun
hükmünde kararname" Buna göre; müftü olmak isteyenler
valiliğe başvuracak; valilik, valinin başkanlığında,
vali tarafından belirlenmiş 10 müslüman üyeden oluşan
komisyonla, adayları değerlendirecek ve değerlendirme
raporunu hükümete gönderecek, hükümetin önerdiği aday
cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle müftü olarak atanacaktır.
Kararnamenin getirdiği diğer esaslardan bazıları:
-
Atamanın
süresi, eskisi gibi ömür boyu değil, 10 yıl. Tekrar
atama olabilir. İşe başlarken vali huzurunda yemin
edilecek.
-
Genel
müdür kadrosuna ve maaşına sahip devlet memuru olacaklar.
-
Yunanca
yazışacaklar ve Yunanca belge verecekler.
-
Vakıf
yönetimleri ve cemaat eğitimiyle ilgili sahip oldukları
denetleme yetkileri ellerinden alınıyor, vakıflarla
olan bağları koparılıyor. Yönetimin iradesi dışına
çıkması engelleniyor.
|
| 08
- 24 Şubat 1991 |
544
Batı Trakya Türkünün vatandaşlıktan atılması.
|
| 02
Mart 1991 |
"Trakya'da
Bir Irk" The Economist dergisi: "
"Yunan yetkilileri, Batı Trakya'da Türklerin yaşadığını
kabullenmekten nefret etmektedirler."
|
| 25
Nisan 1991 |
Yunan
yetkililerin, Batı Trakya azınlığının sorunlarını resmi
olarak ilk kez kabul etmeleri, sorunların çözümü için
azınlık ileri gelenleri ile açık bir diyaloga girileceğini
bildirmeleri.
|
| 13
Mayıs 1991 |
Başbakan
Mitsotakis'in, azınlık sorunlarını yerinde görmek üzere
Batı Trakya'yı ziyareti.
Başbakan İskeçe'de yaptığı konuşmada; ilk kez geçmişte
yapılan bazı hatalardan söz eder, yasalar karşısında
eşit olma konusunda haksızlıklar yapıldığını, bölgeye
ayrılan ödeneğin 2 milyardan 15 milyar drahmiye çıkarılacağını,
söyler.
|
| 05
- 09 Haziran 1991 |
Helsinki
İnsan Hakları İzleme Komitesi Genel Sekreteri'nin Türk
azınlığın durumunu incelemek üzere Batı Trakya'ya gelmesi;
"Yasak Bölgelere" girişine izin verilmemesi.
|
| 10
Haziran 1991 |
Yunan
Apoyevmatini gazetesi:
"Batı Trakya, Yunanistan'ın en fazla ihmal edilmiş,
Avrupa Topluluğu'nun en geri kalmış bölgesidir."
|
| 15
Haziran 1991 |
Başbakan
Mitsotakis'in Yunan Yurttaşlık Yasasının 19uncu maddesinin
kaldırılacağını açıklaması.
|
| 22
Ağustos 1991 |
Müftüler
kararnamesinin ilk uygulaması ve Batı Trakya'da kitlesel
olayların meydana gelmesi.
İskeçe Müftülüğüne; azınlık tarafından seçilen ve
hükümet tarafından vekil olarak atanmış Mehmet Emin
Aga müftülük yaparken, üzerine, cemaatin hiç tanımadığı
Mehmet Emin Şinikoğlu isimli bir kişinin asaleten atanması.
Şinikoğlu'nun yoğun güvenlik önlemleri altında makamına
getirilmesi, itiş-kakış sırasında M. Emin Aga'nın düşerek
başından yaralanması ve açlık grevine başlaması.
|
| 23
- 24 Ağustos 1991 |
İskeçe'de
Yunan Saldırısı
500 kişilik bir grup, yeni müftü olayını protesto
etmek için sokakta oturma grevine başlar. Gece, bir
Yunanlı grup, taş ve sopalarla eylemcilere saldırır.
Sabaha kadar süren saldırı sonucu 15 Türk hastanelik
olur, Türk dükkânları tahrip edilir. Polis müdahale
etmez. Türkiye'nin olayları protesto eden notası, Yunanistan
tarafından reddedilir.
|
| 26
Ağustos 1991 |
İskeçe
ili din görevlilerinin, müftü atanmasını protesto için,
27 Ağustos ile11 Eylül tarihleri arasında camilerde
ezan okunmaması ve cemaatle namaz kılınmaması kararı
alması
|
| 3
Ağustos 1991 |
Gümülcine'de
de seçilmişin müftülüğe getirilmesini sağlamak için
06 - 11 Eylülde camileri kapatma kararı alınması.
|
| 07
Eylül 1991 |
"Polisin
İzniyle Müftü Tayini" Yunan Proletaryaki Simea gazetesi:
"Yaklaşık 200 Yunanlı, İskeçe Belediye Meclisi üyeleri
başkanlığında ve polis gözetiminde, 300 kadar azınlık
mensubunun yaptığı oturma eylemini, arkalarında 30 yaralı
ve 12 tahrip edilmiş ve yağmalanmış Türk dükkânı bırakarak
dağıttılar... İskeçe'de, polis gücü, bir kez daha devlet
adına etkisiz kalma örneğini, Yunanlılara bu saldırıya
izin vererek gösterdi...
İskeçe Valisi, azınlık önde gelenlerine danışmadan ve
azınlıktan da bu yönde tepkiler gelmesine rağmen,azınlığın
hiçbir hakkına saygı göstermeyerek Şinikoğlu'nu müftü
atamıştır. O gün öğleden sonra olacak olanlar hemen
hemen belliydi. Herşey önceden planlanmıştı."
|
| 11
Eylül 1991 |
İskeçe
ili din görevlilerinin camilerin süresiz kapalı tutulmasını
kararlaştırmaları.
|
| Ekim
1991 |
"Ülkemiz
Yunanistan" Jeune Afrique dergisi: ·
-
Lozan
Antlaşması,
azınlığa kendi temsilcilerini seçme hakkı veriyor.
-
1967'den
bu yana, yasal bir engel bulunmamasına rağmen, azınlık
mensupları ne toprak satın alabiliyor, ne de evlerini
tamir ettirebiliyor.
-
Türkler,
ehliyet almıyor, eczane açamıyor, ev yaptıramıyor.
-
Şubat
1991 döneminde vatandaşlıktan atılan 544 azınlık
mensubu, daha önce Türkiye'ye göç etmiş bulunan
450 bin kişiye katıldı.
|
| 12
Ekim 1991 |
Cami
kapatma eylemlerine son verilmesi.
|
| 1992 |
Türklerin
arazi satın almasına izin verilmesi.
|
| 1992 |
"Helsinki
Watch" örgütünün Batı Trakya ile ilgili ikinci raporu.
Raporda; Türklerin durumunda iyileştirici bazı adımlar
atıldığı, artık toprak satın alabildikleri, üniversiteye
girebilmeleri için olumlu bir program hazırlandığı bildiriliyor.
Ancak ciddi sorunların hâlâ durduğu da vurgulanıyor:
"Eğitim, arazi kamulaştırması, müftü seçimi ve vakıfların
kontrolünü ilgilendiren önemli problemler hâlâ mevcuttur.
Yunan Hükümeti 1991 yılı boyunca yüzlerce Türk'ü Yunan
vatandaşlığından mahrum bırakmaya devam etmiştir."
|
| 25
Aralık 1992 |
"Yunan
Polisi Cami Bastı" Milliyet (İstanbul):
"İskeçe'de bir caminin inşaatını engelleyen Yunan polisi,
16 Türk işçisiyle, nahiye müdürü, imam ve iki Türk'ü
bir süre göz altına aldı. Bir Türk'ü de hastanelik etti."
|
| 1994 |
Batı
Trakya'daki 240 azınlık okulunun altyapı ve bakımları
için yaklaşık 1,5 milyar, yeni yapılan okullar için
de 2 milyar drahmi harcanması.
|
| 1995 |
Yunanistan
Komünist Partisi (KKE), Batı Trakya Türk azınlığının
sorunlarını ve Yunanlılarla ilişkilerini bir heyetle
yerinde inceler:
"Batı Trakya'da Türklerle Yunanlıları yakınlaştırmak
yerine, böl ve yönet politikası izlenmektedir. İnsanlar
birbirine düşman edilmektedir. Yunan hükümetleri yıllardan
beri bu bölge için sadece projeler hazırlamakla yetinmişler,
hiçbir icraata girişmemişlerdir."
|
| Ocak
1995 |
İki
ildeki Türk Öğretmenlerin, sosyal amaçlarla bir dernek
kurmak için başvurusu, isteklerinin Şubat 1995'te reddedilmesi.
Yunanistan vatandaşı olan bu öğretmenlere sosyal
amaçlı bir dernek kurma izni vermeyen Yunanistan'da;
|
| Temmuz
1995 |
Avrupalıların
Batı Trakya üzerine değerlendirmesi:
"Batı Trakya Avrupa Birliği'nin en geri kalmış, en fakir
bölgesidir."
|
| 1996 |
Türklere
cami ve evlerini tamir ettirme ile ev yaptırma izni
verilmesi.
|
| 26
Nisan 1996 |
Avrupa
Güvenlik ve İş Birliği Komisyonu'nun Washington'da İnsan
Hakları Komisyonu'nun binasında, Batı Trakya Türklerinin
durumu, haklılıkları konusunda bir panel düzenlemesi;
Yunan baskı ve ayrımcılığının dile getirilmesi.
Panelin adı "Yunanistan'da Türk Azınlığı".
Panel Başkanı Helsinki İnsan Hakları Gözcülüğü'nden
Christopher Panico'nun tartışılmak üzere sıraladığı
sorunlar: ·
-
Yunan
Hükümeti hâlâ Türk azınlığın varlığını kısıtlamasız
olarak tanımıyor. Kurumların adlarında Türk isimlerinin
kullanılması yasaktır. Merhum Dr. Sadık Ahmet'in,
1989 seçim kampanyasında Türk ve Türkçe kelimeleri
kullanması dolayısıyla hakları ihlal edilmiştir.
·
-
Yunan
vatandaşlık yasasının 19uncu maddesine dayanılarak,
Türkler keyfi şekilde vatandaşlıktan mahrum edilmektedir.
Ülkeyi uzunca bir süre terk ettiklerinde keyfi olarak
vatandaşlıktan çıkarılmaktadır. 1994'te 42, 1995'te
72, 1993'te 123 kişi bu şekilde vatandaşlıktan mahrum
bırakılmıştır. ·
-
Lozan
ve diğer anlaşmalara göre, cemaatin, dini liderleri
olan müftüyü seçme hakkı vardır. Buna rağmen Yunan
Hükümeti, 1990'da, müftüleri atama kararı aldı ve
şimdi ikili bir müftü sistemi ortaya çıktı; biri
atanan, biri seçilen. Geçen yıl seçilen müftülerden
birine, Mehmet Emin Aga'ya 10 ay hapis cezası verildi.
Cezanın yarısını yattı, yarısı için kefalet ödedi.
·
-
Yunan
yerleşim bölgelerine kıyasla, Türk bölgelerinin
etraflarındaki alt yapı, elektrik, kanalizasyon
gibi kamu hizmetlerinin sağlanması konusunda bir
ayrımcılık gözükmektedir. ·
-
Türklerin;
Lozan Anlaşması, 1953 İnsan Haklarının Korunması
için Avrupa Konvansiyonu ve Ulusal Azınlıklarla
ilgili AGİK dokümanına göre; seyahat özgürlüğü,
inanç ve din hürriyetini özgürce kullanma, kanun
önünde eşitlik ve cemaat için bir takım kültürel,
dini, sosyal enstitüleri ve okulları yönetim hakkı
vardır. ·
-
Türklerin
kamu sektöründe çok az temsil edildikleri iş ayrımcılığı
da bir başka sorundur.
|
| 11
Haziran 1998 |
Yunanistan
Vatandaşlık Yasası'nın 19'uncu Maddesinin bir Yasayla
İptali.
60.000 Türk'ün vatandaşlıktan atılmasını sağlayan
19'uncu madde kaldırıldı ancak geriye dönük etkisi olmadığı
için vatandaşlığı kaybettirilenlere hakları iade edilmedi.
|
| 27
Ocak 1999 |
İskeçe
Seçilmiş Müftüsü Mehmet Emin Aga'nın, 1996 yılında yayınladığı
bir mesaj nedeniyle, atanmış müftünün makam ve yetkisini
gasp ettiği gerekçesiyle, 17 ay hapis cezasına çarptırılması.
|
| 15
Mayıs 1999 |
Türk
Dışişleri Bakanlığı'nın Yunanistan'ın "Türk" sözüne
karşı olan tutumunu eleştiren açıklaması.
"Lozan Antlaşması, iki ülkenin birbirlerinin topraklarındaki
azınlıklarının etnik kökenlerini tayin haklarına ilişkin
bir kısıtlama içermemekte ve Yunanistan Türkiye'deki
azınlığını "İstanbul Rumları " olarak etnik kimlikleriyle
tanımlamaktadır...Yunanistan, kendi soyundan olduğunu
iddia ettiklerine bu şekilde sahip çıkarken, ülkesindeki
Türk azınlığın etnik kimliğini reddediyor olması, içine
düştüğü çelişkinin önemli bir göstergesidir."
|
| 28
Haziran 1999 |
İskeçe
Aşağı Mahalle Mezarlığına saldırı, Türk mezar taşlarının
kırılması.
|
| 28
Eylül 1999 |
İskeçe
Gökçepınar Camisinin kundaklanması.
|
| 01
Aralık 1999 |
İskeçe
Seçilmiş Müftüsü Mehmet Emin Aga'nın, 1998 yılında yayınladığı
mesajda "İskeçe Müftüsü" dediği için, makam gaspında
bulunduğu gerekçesi ile, 6 ay hapis cezasına mahkum
edilmesi.
|
| 15
Aralık 1999 |
Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi'nin, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü
İbrahim Şerif'in Yunanistan aleyhine açmış olduğu davada,
Yunanistan'ı oy birliği ile mahkûm etmesi.
Yunanistan, müftülük sıfatını gayri resmi olarak
kullandığı için İbrahim Şerif hakkında dava açar. İbrahim
Şerif, hakkını aramak için iç hukuk yollarını tüketir,
29 Eylül 1997'de Yunanistan aleyhine Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesine başvurur. Mahkeme, Yunanistan'ı Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi'nin düşünce, inanç ve din özgürlüğünü
güvence altına alan 9uncu ve zararın adli tazminini
öngören 41inci maddelerini ihlalden oy birliği ile mahkum
eder.
|
| 25
Şubat 2000 |
İskeçe'li
bir Türk öğretmen; "Türk Öğretmenler" dediği, bazı yerlerin
isimlerini Türkçe olarak söylediği için 5 yıl işinden
uzaklaştırılınca AİHM'de dava açar. Yunanistan yargılanmaktan
kurtulmak için öğretmene tazminat ödemeyi kabul eder.
|
| Mayıs
2000 |
Yunanistan'ın
Küçük Sungurlu'da, Gümülcine Türk vakıflarına ait 70
dönüm araziyi kamulaştırması.
Daha önce de 90 dönüm vakıf arazisini kamulaştıran
Yunanistan, 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminden sonra
başlayan dostluk ilişkilerine rağmen, Batı Trakya'ya
yönelik eski politikasını sürdürüyor. Türklerin vakıf
yöneticilerini seçmesini engelliyor; vakıflara yüksek
vergi borçları çıkarıp gayri menkullerine el koyuyor.
|
| 31
Mayıs 2000 |
İskeçe
Seçilmiş Müftüsü Mehmet Emin Aga'nın, daha önce yargılandığı
suçtan, bir kez daha yargılanması ve 7 ay daha hapis
cezasına mahkum edilmesi.
|
| 27
Haziran 2000 |
Avrupa
Komisyonu Irkçılıkla Mücadele Komitesinin, Avrupa Konseyi'ne
Yunanistan'la ilgili ikinci raporunu sunması.
Raporda; Batı Trakya Türklerinin ifade özgürlüklerinin
sınırlandığı; kendilerini "Türk" olarak tanımlayabilmelerine
rağmen, toplum olarak tanımlamalarının yasak olduğu;
bu yüzden de azınlık derneklerinin de Yunan devleti
tarafından kabul edilmediği; bildirilir. Yunanistan'ın
örgütlenme özgürlüğünü sınırlandırdığı açıklanır.
|
| 06
Temmuz 2000 |
Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi, İskeçe Eczacılar Derneği'ne
beş yıldır üye alınmadığı için eczane açamayan bir Türk'ün
açtığı davayı kabul eder ve Yunanistan'ı tazminat ödemeye
mahkûm eder.
|
| Kasım
2000 |
Yasak
Bölge'ye bir Türk Gazetecisinin Girmesine İzin Verilmesi.
64 yıldır bölgeye yabancıların girmesine izin vermeyen;
1997'de T.B.M.M. İnsan Hakları Komisyonu'ndan bir heyeti,
Nisan 2000'deki genel seçimlerde bir Türk gazeteciler
heyetini bölgeye sokmayan Yunanistan'ın yumuşamaya başlaması.
Yasak Bölge'yle ilgili yasanın 1-2 ay içinde kalkacağı
mesajının verilmesi.
Yunan Savunma Bakanı'nın davetlisi olarak bir Türk gazetecinin,
Yunan Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı'nın da dahil
olduğu bir heyet ile Yasak Bölge'yi gezmesi.
|
| 23
Ocak 2001 |
Gümülcine
Müftüsü'nün Görev Süresinin Uzatılması.
Yunanistan Hükümeti'nin; görev süresi Nisan 2001'de
bitecek olan, atanmış Gümülcine Müftüsü Cemali Meço'nun
görev süresini 2010 yılına kadar uzatma kararı alması.
Kararın, Batı Trakyalı Türkler ve Yunanistan dışındaki
dernekleri tarafından tepkiyle karşılanması.
|
| 17
Mart 2001 |
Türk
ve Yunanlı Belediye Başkanlarının İşbirliği Protokolü
İmzalaması
20 Trakyalı
Türk belediye başkanı ile 18 Yunalı belediye başkanının
Gümülcine-Şapçı kasabasında buluşmaları ve işbirliği
protokolü imzalamaları.
Buluşmaya Türkiye Devlet Bakanı Yüksel Yalova ile Yunanistan
Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu da katılır. Papandreu;
"Batı Trakya'da Türk azınlığının Yunanistan'ın
eşit vatandaşları olduğunu, azınlığın kendini mutlu
hissetmesi için hükümet olarak tedbirler aldıklarını"
söyler.
|
| 06
Nisan 2001 |
Batı
Trakya Türkiye Sınırındaki Mayınların Kaldırılması İle
Dedeağaç-İstanbul Karayolu Yapım Kararı
Türkiye
ve Yunanistan dışişleri bakanlarının Ankara'da yaptıkları
görüşmede; 1997 tarihli mayınların sökülmesini öngören
Ottowa anlaşması gereği, iki ülke arasındaki sınırda
bulunan mayınların tamamen kaldırılmasına; İstanbul
ile Dedeağaç arasının karayolu ile bağlanmasını sağlayacak
yol yapımına karar vermeleri.
|