Toplam Hit:1,196,957
Bugün:96 Dün:278

Üye girişi için
Üye olmak için
Ana Sayfa
Ödüllü Yarışma
Üye İşlemleri
Vahim Kaza
Mesaj Panosu
Balkan Türküleri(mp3)
BTTDD Bursa Şubesi
Fotoğraf Albümü
BT Kronolojisi
Atatürk Evi(Selanik)
Sadık Ahmet
Tarihimiz
Bayrağımız
BT Haritası
BT Dernekleri
BT Marşı
Panayır Fotoğrafları
Biz Kimiz?
Programlar
İrtibat
Editör Girişi
Batı Trakya Kronolojosi --> 1924-1974

«« Geri Dön

19 Eylül 1924

Batı Trakya M. H. Cemiyetinin Sovyetlerden yardım istemesi.
Lozan Barış Antlaşması ile plebisit yapılmasını sağlayamayan Cemiyet, İhtilalci tedbirlere başvurulmasını kararlaştırır. Gizli bir program hazırlar. Sovyetlerle ilişki kurar, onlardan 10-15 bin kişilik silahlı kuvvet kurulması ve bu kuvvetin aylık masraflarının karşılanması için yardım ister. Para istenince Sovyetler ilişkiyi keserler. Böylece Batı Trakya'yı ihtilal yoluyla kurtarma düşüncesi de söner.

1924

Bu yıl Batı Trakya'ya yerleştirilen Yunanlıların sayısı 107.697'dir.Yunanistan, daha Lozan'ın ilk yılında Lozan'ı ihlale başlar. Ahali Değişimi Sözleşmesinin "Mübadele dışı bırakılacak bölgelerde oturanların... mülkiyet haklarından serbestçe yararlanmalarına hiçbir engel çıkartılmayacaktır" hükmünü getiren 16. Maddesine aykırı hareket eder. Batı Trakya'dan Yunanlılara toprak verir, nüfus bileşimini değiştirir.

01 Aralık 1926

Atina Antlaşması
30 Ocak 1923'te imzalanan mübadele sözleşmesi ile Anadolu'dan gelen Rumlar, Batı Trakya'ya yerleştirilir. Gelenler Türklerin ev ve arazilerini işgal ederler. Yunanistan haksız ve anlaşmalara aykırı biçimde, Türklerin elindeki ev ve arazileri alır, göçmenlere verir. Kısa sürede 100 bini aşkın Rumun bölgeye getirilmesi, Batı Trakya'da ciddi sorunların yaşanmasına sebep olur. Sorun, 1923'ten 1933'e kadar 10 yıl yaşanır, ismine "Etabli Sorunu" denir, çözümü için de 3 anlaşma yapılır. (1926 Atina, 1930 Ankara, 1933 Ankara)Türkiye açısından amaç, Batı Trakyalı Türklerin mülklerini korumak, güvence altına almaktır. Bu amaçla imzalanan Atina Anlaşmasına göre:

  • Batı Trakya köy ve kentlerindeki mülkler bir ay içinde sahiplerine geri verilecek. (md. 9)

  • Batı Trakya'daki müslüman mülkleriyle ilgili olarak alınmış bütün "istisnai" karar ve önlemler kaldırılacak. ( md. 10)

  • Kamulaştırılan mallar geri verilecek. ( md. 11)

1927

" İskeçe Türk Birliği" derneğinin kuruluşu.
Tüzüğünde belirtilen amacı:
"Türk inkılâbının yarattığı kültürel, sosyal ve dinsel değişiklikleri, Batı Trakya Türkleri arasında yaymak ve gerçekleştirmektir."

1928

" Gümülcine Türk Gençler Birliği" derneğinin kuruluşu.

1930-1955

Türkiye- Yunanistan arasında sıcak dostluk ilişkilerinin sürdüğü yıllar, dolayısıyla Batı Trakyalı Türklerin de en huzurlu yılları.

Haziran 1930

Türk-Yunan Kültür Antlaşması
Batı Trakya'daki Türk azınlığı ile İstanbul'daki Rum azınlığın problemleri ile ilgili 33 maddeden oluşan ve Türk-Yunan dışişleri ilgilileri arasında yapılan bir anlaşma.

10 Haziran 1930

Ankara Antlaşması
1926 Atina Antlaşması'na rağmen Batı Trakyalı Türklerin mülk sorunlarının devam etmesi, Türkiye ile Yunanistan arasında gerginliğin tırmanması üzerine, Venizelos'un barışçı girişimleriyle taraflar tekrar masaya oturur.
Anlaşma'da; Türklerin elinden alınarak Rum göçmenlere verilen mülkler için Yunanistan'ın mülk sahiplerine tazminat vermesi; bundan böyle elkoyma olmaması kabul edilir.

27-31 Ekim 1930

Yunanistan Başbakanı Venizelos'un Ankara'yı ziyareti;
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenine Türk devlet adamları ile birlikte izlemesi.130 yıldır süren karşılıklı düşmanlık duygularının söndürülmesi; Mora, Girit isyanları; 1897 Türk-Yunan Savaşı, Balkan, Birinci Dünya ve Türk Kurtuluş Savaşı izlerinin silinmesi için önemli adım atılması.Bu gelişme Batı Trakyalı Türklerin yaşamını çok olumlu etkiler.

30 Ekim 1930

Türk-Yunan Oturma, Ticaret ve Denizcilik sözleşmesi imzalanması;
15 Mart 1931'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer.Bu sözleşme öncelikle serbest göç hakkı doğurur ve birinci maddesi şöyledir: "Türk ve Yunan vatandaşları; karşı tarafın ülkesine, mevcut kanunlara uymak şartı ile, en fazla müsaadeye sahip bir yabancı olarak serbestçe girebilecek, dolaşabilecek, yerleşebilecek ve istedikleri zaman o ülkeyi terk edebileceklerdir."
Serbest göçmen uygulaması, Batı Trakya'da çok sayıda Türk köyünün boşalmasına, Türklerin mallarını satarak Türkiye'ye göçmesine sebep olur. Bu uygulamanın da etkisiyle Türkler; 1923'te Batı Trakya toprağının %84'üne sahip iken, bu oran %24'ün altına; nüfusun 2/3'ünü oluştururken, 1/3'ün altına düşer.
Türkiye 33 yıl sonra, 17 Mart 1964'te uygulamaya son verir.

04-07 Ekim 1931

Başbakan İsmet İnönü'nün Atina'yı ziyareti.
Yunan devletinin kurulmasından (1829) sonra ilk kez bir Türk Başbakanı'nın ziyareti, Türk Yunan dostluğunun gelişmesi için önemli bir adım olur. Bu ziyaret, Yunanistan'da büyük sevinç ve heyecan yaratır. Türk Başbakanı'na hiçbir devlet adamına gösterilmeyen ilgi gösterilir.Apoyevmatini gazetesinin (6 Ekim 1931) ziyaret üzerine yorumu:"Yakın geçmişte yaşanan bütün tatsız olaylara rağmen, kimsenin gücü yüzyıllardır bir arada yaşamakta olan Türk ve Yunan halklarını birbirinden koparmaya yetmedi."İsmet Paşa'nın gezi sonunda yorumu:"Bu dostluk ve güven ortamı sürdükçe, ilişkiler de gelişecek ve iki ülkenin ortak menfaatleri ön plana geçecektir."

09 Aralık 1933

Ankara Anlaşması
1923'ten beri süren Etapli Sorunu'nun çözümü için oluşturulan Karma Komisyonun kaldırılması için, Türkiye-Yunanistan arasında yapılır.
Anlaşmada Batı Trakya Türklerinin mülklerini güvenceye almak için; 10 Haziran 1930 tarihinden önce Yunan hükümeti tarafından fiilen işgal edilmemiş olan (Türk) mallar hakkında hiçbir önlem ya da sınırlayıcı önlem getirilmeyecektir; kararı alınır.

1936

-Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği'nin kuruluşu.
Derneğin amacı:
"Türk okullarında ilerleme kaydedilmesi için ortamın ve imkanların yaratılması; Türk öğrencilere resmi dilin öğretilmesi; Türk okullarında okutulan kitapların basılması; Türk öğretmenlerin devlet memuru olarak tanınmasına çalışılması.
" -Okul kitaplarına yönelik 132 sayılı yasanın çıkışı.

1938

Yunanistan'ı terk eden kişilerin arazisinin hükümet tarafından yönetilmesini öngören 1539 sayılı yasanın çıkışı.

07 Eylül 1938

Sınır ve kıyı bölgelerinde alım-satım hakkının kullanılmasının yasaklanması hakkında ihtiyaca mebni 1366 sayılı yasanın çıkışı.
Yasaya göre sınır bölgelerinde her türlü taşınmaz mal alım satımı, bir komisyonun iznine bağlıdır.
Batı Trakya sınır bölgesi olduğu için bütünüyle bu yasa kapsamındadır. Ancak Türkler, 1965'e kadar bu yasadan dolayı bir problem yaşamazlar. Kıbrıs nedeniyle Türk-Yunan ilişkilerinin gerginleşmesinden sonra ise Türklerin taşınmaz mal edinmesine izin verilmez. Müslüman müslümana, hiristiyan müslümana mal satamaz, bir müslüman ancak bir hiristiyana mal satabilir. Müslüman kendi çocuğuna bile taşınmaz mal bağışlayamaz. Bir müslüman ancak miras yolu ile taşınmaz mal sahibi olabilir.
Yunan anayasasına ve insan haklarına aykırı olan bu uygulamaya 1992'de son verilir.

23 Nisan 1941

Batı Trakya'nın Almanya desteğinde Bulgaristan tarafından işgali.
(İkinci Dünya Savaşı)
Üç yıl tekrar Bulgar yönetiminde kalması. Yunan yönetimi üzerine bölgeyi terk eden Bulgarların geriye dönmesi ve pek çok Yunanlının bölgeden kaçması. Baskılar üzerine bir kısım Türk'ün Türkiye'ye göçü. Bulgarların Türklere yönelik soykırım niyetlerinin Türkiye tarafından önlenmesi.

1942

Yunanistan'da komünizmi yaymak amacıyla silahlı çetelerin (EAM) harekete başlaması, işgalci Almanlara karşı silahlı mücadele vermesi, İngilizlerin bu çeteleri desteklemesi, çetelerin Batı Trakyalı Türklerden zorla adam ve varlıklılardan para toplaması, Türklerin komünizme sıcak yaklaşmamaları.

14 Eylül 1944

Bulgaristan'ın Batı Trakya'yı boşaltması.
İkinci Dünya Savaşı'nda Almanya yenilince, 1941'de işgal ettiği Yunanistan'dan çekilir, Bulgaristan'da Batı Trakya'yı boşaltır.
İşgalle beraber bölgeye gelip yerleşen Bulgarlar ülkelerine döner.

14 Eylül 1944-
12 Şubat 1945

Batı Trakya'da yönetimin EAM Komünist çetelerinin eline geçmesi
İkinci Dünya Savaşı içinde Yunanlılar bölünür. Savaş sonunda Komünistler Kuzey Yunanistan'a hakim olurlar.
Batı Trakya'da yönetim biçimini komünist sisteme göre oluştururlar.
İngilizlerin Yunanistan'a çıkması ile Komünistlerin idaresi sona erer, idare tekrar Atina'ya geçer, ancak komünistler dağlara çekilir, Atina Hükümeti ile silahlı mücadeleyi sürdürür. Bu arada olan Batı Trakyalı Türklere olur. Çeteler sürekli yardım ister. Etmese çeteler tarafından öldürülür, etse hükümet tarafından cezalandırılır. Buna rağmen hükümet tarafını tutarlar.

1945

Savaşta düşmanla işbirliği yaptığı öne sürülen Türklerin, 182 sayılı yasa ile, topraklarının kamulaştırılması.

1946-1950

Yunanistan'da İç Savaş
Atina Hükümeti komünistleri temizlemeye karar verir. Hazırlık yapar, ordusunu güçlendirir. Askere almada, Yunanlılardan kimin ne olduğu konusunda kuşku duyulduğu için, hükümet eli silah tutan Türkleri tam güvenle askere alır, eğitir ve komünist Yunanlılara karşı savaştırır. Daha önce komünistlere yardım eden İngiltere, bu kez komünistlerin yok edilmesine yardım eder.
İç savaş 4 yıl sürer, hükümet kuvvetlerinin başarısıyla sona erer.
İç savaşta yine en çok çeken Türkler olur. Savaş sonunda Türkiye'nin izniyle, önemli sayıda Türkiye'ye göç yaşanır.

04 Eylül 1947

Türkiye'nin, Batı Trakya'yı işgal edeceği söylentilerini yalanlaması.
Batı Trakya Türkleri, iç savaş sırasında, Türkiye'nin Yunanistan'la birlikte komünistlere karşı ortak önlem almasını isterler. Bu başvurulara Ankara'nın uzun süre sessiz kalması ve bu sırada Doğu Trakya bölgesinde sıkıyönetim uygulanıyor olması, Türkiye'nin niyeti konusunda kuşkular yaratır. Bunun üzerine Dışişleri Bakanı Hasan Saka, TBMM'nde; Türkiye'nin Batı Trakya'yı işgal edeceğine dair söylentileri yalanlar, Türkiye'nin Yunanistan'la ortak harekete girişmesine gerek olmadığını açıklar.

1948

Bölünmüş arazilerin daha ekonomik kullanılmasını sağlamak amacıyla, 821 sayılı arazi birleştirilmesi (Anadasmos) yasasının çıkarılması, azınlık topraklarının gaspının kolaylaştırılması.

1949

İkinci Dünya Savaşı'nda Yunanistan'ı, İtalyan işgali karşısında çete savaşları ile savunan Batı Trakya Türklerinin kahramanlıkla ödüllendirilmesi.

28 Eylül 1949

Batı Trakya azınlık cemaatinin yönetim kurullarının belirlenmesi ve yetkileri ile ilgili Kral iradesinin ilanı.
İradenin 7nci maddesi:
"Cemaat yönetim kurulları, hükümleri altındaki şehir azınlık okullarını yönetecekler ve buralarda görev alacak olanların atanması veya görevden alınması yetkisine sahip olacaklardır."
Bununla 2345/1920 sayılı yasanın bir bölümü hayata geçirilir ve cemaat yönetim kurullarının 3 yılda bir yapılan seçimle iş başına gelmeleri sağlanır.

20 Nisan 1951

Türkiye-Yunanistan Kültür Antlaşması imzalanması;
17 Mayıs 1952'de yürürlüğe girer. Türk yurttaşı öğretmenlerin Batı Trakya'daki ilk ve orta öğretim okullarında öğretmenlik yapması; Batı Trakyalı Türk çocuklarının Türkiye'de öğretmen olarak yetiştirilmesi; karşılıklı burslar verilmesi; okul kitaplarındaki yanlışların düzeltilmesi; ilişkilerin artırılmasını içerir.

20 Eylül 1951

Türk-Yunan Kültür Antlaşması
İki ülkedeki azınlık sorunlarını izlemek, çözüm üretmek amacıyla bir karma komisyon kurulması kararlaştırılır. Ancak, 1968'de kurulur.

15 Ağustos 1952

2185 sayılı Kamulaştırmaya ilişkin yasanın yürürlüğe girmesi.
Türklerin topraklarını gasp amacıyla çıkarıldığı anlaşılıyor. Sahibi tarafından işlenen arazinin 500 dönümünden, sahibi tarafından işlenmeyen arazinin de 250 dönümünden fazlası kamulaştırılır. Böylece büyük Türk toprakları başkalarına dağıtılır. Ayrıca büyük ölçüde istimlak yapılır.

1978'de Gümülcine'de 4000 dönüm Türk toprağı sanayi sitesi için kamulaştırılır.

1980'de Gümülcine-Yaka bölgesinde 3200 dönüm arazi Trakya Dimokratikos Üniversitesi kurma amacıyla, 4300 dönüm askeri bölge için kamulaştırılır.

İskece'nin İnhanlı köyünde 3200 dönüm arazi kamulaştırılır, 100 Türk ailesi topraksız kalır, köylüler direniş ve açlık grevi yapar.

1984'te 7.000 dönüm cezaevi için kamulaştırılır. Kamulaştırılan arazilerin büyük kısmı, ileriki yıllarda, açık artırmayla bir yıllığına toprağın eski sahiplerinde kiraya verilir.

Aralık 1952

Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın Batı Trakya'yı ziyareti;
Gümülcine'de ilk Türkçe eğitim yapan Celal Bayar Lisesi'nin açılışı.

1953

Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi'nin yürürlüğe girmesi.
Yunanistan'ın bu sözleşmeyi imzalamasıyla, Batı Trakya Türkleri, insan hakları ve temel özgürlükler için geniş garantiler kazanırlar. Bunlar;·

  • Gayri insani ve aşağılayıcı muamelelere tâbi tutulmama hakkı.

  • Bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkı.

  • Din, ifade ve dernek kurma özgürlüğü.

  • Müdahalesiz ve kısıtsız bilgi edinme hakkı.

  • Azınlık olarak ayrımcı muameleye tâbi tutulmamak hakkı.

Sözleşmeye göre, hakları çiğnenen bir Batı Trakya Türk'ü, Yunanistan aleyhine kişi olarak, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na başvurabilir.

1953

"Yasak Bölge" İlanı
Yunanistan 376 sayılı yasa ile, Bulgaristan sınırındaki Batı Trakya'nın 10-25 km. derinlikli bölgesini, Bulgaristan üzerinden gelecek komünizme karşı bir önlem olarak, yasak bölge ilan eder.
Burada 133 Türk köyü bulunmaktaydı. Bugün bu sayı 118'dir ve 40.000 Türk yaşamaktadır. Bölgede Yunanlı yoktur.
Yasak Bölgeye giriş çıkış izne bağlıdır. Burada yaşayanlar özel kimlik kartı taşırlar. Bütün yollar polis kontrolündedir. Seyahat ve sosyal faaliyetler sınırlıdır. Bölge 24:00 - 08:00 saatleri arasında tamamen kapanır. Burada yaşayanlar evlerinden itibaren 30 km.lik bir bölgede bulunmak zorundadır. Komünizm tehlikesinin bitmesine rağmen uygulama sürmektedir.
Yasak bölgenin güneyinde aynı genişlikte bir de askeri "Kontrollü Bölge" vardır. Burası da ikinci derece yasak bölgedir. (Harita-7)

03 Haziran 1953

İskeçe İnhanlı bölgesinde, Türklere ait 3200 dönüm arazinin, arazisiz çiftçilere dağıtılmak üzere kamulaştırılması.
İnhanlılar itiraz eder; itirazları 1956'da haklı görülür, 1969 yılında ise kamulaştırmanın yasal olmadığı konusunda karar çıkar. Ancak Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan sonra, 24 Ekim 1974'te aynı makamlar, toprağın hazine arazisi olduğuna karar verir. İnhanlılar itiraz davası açar, mart-nisan 1982'de üç kez oturma eylemi yaparlar. Mahkeme 18 Mart 1983'te verdiği kararda, Türklerin topraklarından çıkarılmasını düzenleyen ihraç protokollerinin geçersizliğine, iptaline karar verir. Bunun üzerine köylüler, gönül rahatlığı ile topraklarını işlemeyi sürdürürler. Fakat 20 Kasım 1983'te, K.K.T.C.'nin ilanından 5 gün sonra toprakları Yunanlı köylüler tarafından sürülür, ekilir. Müdahale ederler, kendileri tekrar sürerler. Arazi sahiplerinden dokuzu tutuklanır. Sekizi birer yıl hapis, 150.000'er drahmi para cezasına çarptırılır. Yüklenen suç, devlet arazisinin işgalidir.

27 Ağustos 1953

Yunanistan'dan göç edenlerin mülklerine, devletin el koymasını öngören 2536 sayılı yasanın kabulü:
İkinci Dünya Savaşı'nda Yunanistan'ı terk ettikleri gerekçesiyle birçok azınlık arazisine el konulur.

28 Ocak 1954

Azınlık Okulları Eğitim Kanununun, (3065 sayılı Mareşal Papagos Kanunu) yürürlüğe girişi.
Gereken her yerde "Müslüman, Müslümanca" deyimleri yerine "Türk, Türkçe" deyimlerinin kullanılmasını gerektiren kanun.
Türk azınlık okullarına, "Türk" ismini içeren levhaların asılmasına izin verilmesi.
1967 Cuntası, bu kanunu ve okullardaki Türk ismini kaldırır. Ancak derneklerde Türk ismi kullanımı devam eder.

1955

3370 sayılı Yunan Vatandaşlık Yasası'nın kabulü.
19uncu maddesi:
"Etnik kökeni Yunan olmayan bir kişi, geri dönme niyeti olmadan Yunanistan'ı terk ederse, Yunan vatandaşlığından çıkartılabilir." Avrupa'daki tek ırkçı vatandaşlık yasasıdır, Avrupa ve Türkiye'nin baskıları ile1998'de yürürlükten kalkar.

Temmuz 1956

Gümülcine-Müsellim köyü topraklarının Türklerin elinden alınıp Yunanlılara dağıtılması.

1959

Yunanistan'dan ayrılmış Batı Trakyalının mallarına el koymayı öngören 3958 sayılı yasanın çıkışı.

16 Aralık 1960

Türkiye tarafından, "Yabancı memleketlerde Türk asıllı ve yabancı uyruklu öğretmenlere sosyal yardım yapılması hakkında kanun (168 sayılı)" çıkarılması.
Batı Trakya'daki öğretmenlere Yunanistan vermediği takdirde, Türkiye tarafından emeklilik hakkının verilmesi.
Bu uygulama halen devam etmektedir.

1963

Yunanistan'ın Kıbrıs'ı ilhak etmek için Kıbrıs Türklerini yok etme planına paralel, Batı Trakya Türklerine baskılarını yoğunlaştırması.

17 Mart 1964

Serbest göç hakkı doğuran, 20 Ekim 1930 tarihli Türk-Yunan sözleşmesinin, Türkiye tarafından yürürlükten kaldırılması.

04 Ağustos 1965

Batı Trakya Türklerinin ev, dükkan, tarla gibi taşınmaz mal satın almaları ve kiralamalarının yasaklanması.

11 Kasım 1966

Türklerin elindeki gayri menkullerin Yunanlılar tarafından alınmasını sağlamak için, Merkez Bankası ile Ticaret Bankası arasında, Yunanlılara 20 yıl vadeli, düşük faizli kredi verme sözleşmesi yapılması.

1966

"Selanik Özel Pedagoji Akademisi" nin açılması.
Amaç; Türkiye'ye gidip eğitim kursu görmüş veya Türkiye'deki öğretmen okullarında okumuş Batı Trakyalıları devreden çıkaracak öğretmen yetiştirmektir.
Bu okula yalnız Yasak Bölge'de doğmuş Pomak gençleri alınır, üç yıl boyunca Yunanca eğitim verilir ve Türk okullarına öğretmen olarak gönderilir. 1973'ten bu yana, Türkiye'de okumuş hiçbir Batı Trakyalı öğretmene Türk okullarında çalışma izni verilmemektedir.

21 Nisan 1967

Yunanistan'da askeri darbe ve Albaylar Cuntasının yönetime gelişi;
Türk azınlığa yönelik planlı şiddet, taciz, baskı, işkence, öldürme olayları.

1967

Cunta Yönetiminin, 1950'den beri 3 yılda bir yapılan seçimlerle iş başına gelen cemaat yönetim kurullarını dağıtması, yerlerine atamayla yeni heyetler görevlendirmesi ( 65 sayılı yasa ile).

28 Eylül 1968

Hıristiyan olmayanların devlet memuru olmasını önleyen Anayasa hükmünün kabulü.

20 Aralık 1968

Türk-Yunan Kültür Komisyonu tarafından hazırlanan bir protokolün imzalanması.
Protokolle; her iki ülkenin sınırları içindeki Türk ve Rum azınlığın dini ve etnik bilincine saygı gösterilmesinin garanti altına alınması; azınlık dilinin serbestçe kullanılmaya devam etmesi; azınlığın dilindeki ders kitaplarına izin verilmesi kararlaştırılır.
Batı Trakya Türk okullarında görev yapmak üzere Türkiye'den 35 öğretmenin "Kontenjan Öğretmeni" ismi ile Batı Trakya'ya, aynı sayıda öğretmenin de İstanbul Rum okullarına karşılıklı gönderilmesi ile ders kitaplarının Türkiye'den gönderilmesi kabul edilir.

1970

"Vaaz ve İrşad Heyeti" kurulması.
Gümülcine Müftüsü'nün girişimiyle, müftülüğe bağlı olarak kurulur, dolaşarak vaaz veren yüksek tahsilli 30 din görevlisinden oluşur. Azınlık sorunlarına da aktif biçimde eğilir.

07 Ocak 1970

"Gümülcine Türk Gençler Birliği" tabelasındaki "Türk" isminin kaldırtılması.

21 Ocak 1972

Okul encümenlerinin yetkilerini ortadan kaldıran ve eğitimde baskıya artıran 1109 sayılı kanun hükmünde kararnamenin yürürlüğe girmesi "Türk Okulu" isimleri "Azınlık Okulu" olarak değiştirilir, okul encümenlerinin yetkileri ellerinden alınır.

03 Mart 1972

Hükümet genelgesiyle, okul isimlerindeki Türk kelimeleri kaldırılır.

Aralık 1972

Türkçe yer isimlerinin; haberleşme, yazışma, basın ve örgütlerde kullanılmasının yasaklanması (1260 sayılı yasa).

22 Aralık 1972

Tabakhane Camii'nin Yunan makamlarınca yıktırılması. Lozan'a göre koruması gerekirdi.

1973

Türklere miras yoluyla intikal eden her türlü taşınmaz malın tasarruf hakkının vilayetlerdeki özel bir komisyonun izin ve takdirine bırakılması.
Türklerin arazileri bu yolla hazineye maledilmeye başlanmıştır.

Şubat 1973

Türkçe radyo ve müzik dinlenmesinin, Türk filmi ve televizyonunun seyredilmesinin yasaklanması.

08 Mart 1973

"1955" örgütünün ortaya çıkışı.
Duvar yazılarıyla Türklere tacizi.
"1955 - TÜRKLER BATI TRAKYA'DAN DIŞARI"

1974

Rodop Valisi Voliotis'in Maiyetine Söyledikleri:
"... Müslümanları Batı Trakya'dan kaçıracak sebepleri arayın, bulun. Onları iktisaden çökertecek tedbirleri, panik yaratma yollarını araştırın. Fiili tecavüzlerde üniformalılar dikkati çeker, köylülerden gruplar hazırlayın. Türkleri hırpalamak, korkutmakla görevlendirin. Para verin. Ecdadımızın intikamını Türklerin yanına bırakmayacağım. Onlara Trakya'yı cehennem yapacağım. Onları koyun sürüsü gibi iteceğim buradan. Çırıl çıplak. Bir tanesi kalmayacak burada. Bu milli vazife için bana yardım edeceksiniz."

20 Temmuz 1974

Kıbrıs Türk Barış Harekâtı üzerine, Türk köylerinin tanklarla kuşatılması, Türk dükkanlarının yağmalanması, Türk gençlerinin esir kampında tutulmaları, 3280 dönüm Türk toprağının gasp edilmesi, göçe zorlanma, Yunan vatandaşlığından çıkarılma olayları; 40 bin askerin ve 30 bin gerillanın Batı Trakya'da yığınaklandırılması ( Türkiye ile savaş ihtimaline karşı).



«« Geri Dön

© 2002 BATITRAKYALILAR.Sitenin İçeriği İzinsiz Kullanılamaz