| 14
Ocak 1919 |
Bir Yunan
kuvvetinin Hadımköy'den Kuleli Burgaz'a kadar Doğu Trakya'daki
demiryolu istasyonlarını işgal etmesi;
Osmanlı Hükümeti'nin bu durumu işgal olarak görmediğini
açıklaması; Bulgar Hükümeti'nin ise bu işgali İtilaf devletlerine
protesto etmesi. |
| 22
Ocak 1919 |
Demiryolu
istasyonlarının Yunanlılarca işgali üzerine Trakyalıların
İstanbul'da toplanması;
Durumu Hükümet gibi görmediklerini, bunu bir işgal kabul
ettiklerini, Trakya'nın parçalanmaz bir bütün ve gerçek
sahibinin Türkler olduğunu, gerekirse plebisite razı
olacaklarını belirtmeleri ve Yunan askerinin çıkarılmasını
istemeleri.
|
| 07
Şubat 1919 |
Trakya
- Paşaeli M.H. Osmaniyesi'nin İstanbul delegelerinin
Arıburnu ve Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa'yı
ziyareti.
Heyet, Mustafa Kemal'den başlarına geçmelerini ister.
M. Kemal, parça parça çalışılmamasını, Anadolu'nun bütününün
tehlikede olduğunu, tüm Türkiye'nin geleceğini hazırlayacak
tek örgütlenmeye gidilmesini tavsiye eder. Ayrıca Doğu
ve Batı Trakya davalarının birleştirilmemesini ister.
Doğu Trakya, Türk sınırları içinde bulunan bir yurt
parçasıdır. Burası, her vasıta ile sonuna kadar savunulmalıdır.
Bir antlaşma ile bıraktığımız Batı Trakya'daki Türk
çoğunluğunun varlığını ve haklarını, başka yollardan
savunmak gerekir, der.
|
| 01
Mart 1919 |
Paris
Konferansı'nın Batı ve Doğu Trakya'nın Yunanlılara
verilmesini tavsiyeye karar vermesi.
Venizelos, 2 Kasım 1918'de Trakya'nın Yunan olduğunu
ileri sürerek İstanbul dahil, bölgenin Yunanistan'a
verilmesini ister. Bulgar meclisindeki Batı Trakya Türk
mebuslarından birkaçını satın alarak; bunlara, Batı
Trakya'nın Bulgar zulmünden kurtarılarak Yunanistan'a
verilmesini belirten demeçler verdirtir.
|
| 11
Mart 1919 |
Paris
Konferansı'nın, 01 Mart tarihli Trakya kararını
ertelemesi, Trakya'nın geleceğinin Osmanlı ve Bulgar
barış anlaşmaları görüşülürken ele alınmasını kararlaştırması.
|
|
16 Mart 1919 |
Trakya-
Paşaeli Müdafaai Hukuk Heyeti Osmaniyesi Cemiyeti'nin,
Trakya'nın Türklüğünü kanıtlamak için broşür yayınlaması.
Yunan Başbakanı Venizelos'un, Trakya Yunan'dır, iddiasına
yanıt vermek üzere hazırlanır. Trakya; nüfus, arazi,
kültür, uygarlık, tarih ve ırk yönünden incelenir; Batı
ve Doğu Trakya'nın çok eski tarihlerden itibaren Türk
olduğu kanıtlanır.
Sonucu şöyle bağlanır:
"Türklüğü kendinize düşman etmeyiniz. Bugünden ziyade
yarını düşününüz. Yarın da biz bize kalacağız.".
|
|
20 Mart 1919 |
Trakya-
Paşaeli M.H. Osmaniyesi'nin, haklarını korumak için
Paris Barış Konferansı'na heyet göndermesi.
Heyete verilen talimatta; Batı ve Doğu Trakya'nın
İngiltere'nin himayesi altında bağımsızlığının istenmesi,
yer alır.
Atatürk, bu yaklaşımı, "hedeflerinin bir Trakya Cumhuriyeti
teşkili olduğu anlaşılıyordu" diye değerlendirir.
Heyet, Paris için vize alamadığından Temmuz 1919'da
Roma'dan geri döner.
|
|
Mayıs 1919 |
Batı
Trakya'dan bir heyetin, Balkan ve Birinci Dünya Savaşları'nda
Batı Trakya'da önemli hizmetler yapan Fuat Balkan'ı,
Karamürsel'de ziyaret ederek, yine başlarına geçmesini
istemeleri, göreve davet etmeleri.
|
|
Mayıs 1919 |
Fuat
Balkan'ın, Harbiye
Nazırı Müsteşarı Albay İsmet (İnönü)'ye, Batı Trakya'da
gizli teşkilat kurarak çalışma konusunun uygunluğunu
danışması, uygun görüldüğü taktirde talimat verilmesini
istemesi.
Albay İsmet'in; Çolak Kemal, Galatalı Şevket, Kara
Vasıf ve istihbarat müdürü Albay Seyfi ile yaptığı toplantıda,
Batı Trakya'da mücadele yapılmasına karar vermeleri,
bu işe F. Balkan'ı görevlendirmeleri, örtülü ödenekten
4.000 lira vermeleri.
Verilen görev; halkı Yunanlılara karşı tahrik etmek,
Müdafaai Hukuk Cemiyeti kurmak, gerekirse bir hükümet
kurmak, Bulgarlarla işbirliği yapmak.
|
|
19 Mayıs 1919 |
Yüzbaşı
Fuat Balkan'ın, 18 kişilik müfrezesi ile Batı Trakya'ya
geçişi; gerilla harekatı hazırlıklarına başlaması.
Müfrezede üç Bulgar çeteci de vardır. Bulgarlarla ortak
hareket edilmektedir.
Müfreze Batı Trakya'lı Türklerin de katılımıyla büyür.
Amaç, Yunan işgali olduğunda vur-kaç taktiği ile zarar
verdirmektir.Müfreze; zaman içinde 600 silahlı kişiye
ulaşır. 05 Haziran 1919'dan 20 Temmuz 1923'e kadar dört
sene kırk beş gün faaliyette bulunur. Çarpışmalarda
40'ı Türk, 40'ı Bulgar olmak üzere 80 şehit/ ölü verir.
|
|
18 Haziran 1919 |
Mustafa
Kemal'in Amasya'dan, Edirne'deki Kolordu Komutanı
Cafer Tayyar'a, Anadolu Milli Mücadelesi ile birlikte
çalışmalarını istemesi.
"Anadolu ve Trakya'daki tüm cemiyetleri birleştirmek
ve Anadolu ve Rumeli vilayetleri delegelerinden kuvvetli
bir merkezi heyet teşkil etmek kararlaştırılmıştır.
Bu heyet Sivas'ta toplanacaktır. İstanbul'da iken Trakya
Cemiyeti üyeleriyle görüşmüştüm. Şimdi zamanı geldi.
Derhal teşkilat yapsınlar ve buraya bir iki delege göndersinler.
Bunlar gelinceye kadar beni vekil tayin etsinler."
|
|
23 Temmuz - 07 Ağustos 1919 |
Erzurum
Kongresi
- Milli Hudut içinde bulunan vatan bir bütündür. Parçalanamaz.
- İşgale karşı milletçe direnilecek ve vatan savunulacaktır.(
Yani savaşılacaktır)
- Manda ve himaye kabul olunamaz.
|
|
23 Temmuz 1919 |
Mustafa
Kemal'in Erzurum Kongresi'ni açış nutkunda, Batı Trakya'nın
Bulgarlardan alınarak Yunanlılara verileceğini açıklaması.
|
|
04- 11 Eylül 1919 |
Sivas
Kongresi
Erzurum Kongresi'nde açık olarak çizilmeyen kurtarılacak
ve savunulacak vatan sınırı belirtilir. "İtilaf Devletleriyle
mütarekenin imza olunduğu 30 Ekim 1918 tarihinde hudutlarımız
içinde bulunan Türk toprakları birbirinden ayrılmaz
bir bütündür."
Batı Trakya daha önce elden çıkmış olduğu için Milli
Mücadele hedefinin içine alınamaz. Halkın çoğunluğuna
güvenilerek, Anadolu'dan destekli mücadele ile ve halk
oylaması ile anavatana katılması planlanır.
-
Trakya
Cemiyeti, Kongre' ye delege göndermemiştir. 06 Ekim
1919'da Kongre kararlarına tamamen katıldıklarını
bildirmişlerdir. Ancak uygulamalarında durum farklıdır.
Kongre, işgale karşı silahlı mücadeleye, savaşa
karar vermiştir. Manda, himaye isteğini reddetmiştir.
Trakya'da mücadele değil ikinci yolun tercih edildiği
görülüyor. O nedenle koca Doğu Trakya mücadele verilmeksizin
5 günde Yunan işgaline terk edilir. Kongre' de,
Trakya ve Anadolu'daki tüm müdafaai hukuk cemiyetlerinin
birleştirilerek " Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk
Cemiyeti" ismi altında faaliyet gösterilmesi kararlaştırılmışken,
Trakya'daki cemiyet eski ismini kullanmaya devam
eder, ayrıca Sivas'a da uyum sağlamak için, ikinci
bir isim olarak Trakya - Paşaeli Müdafaai Hukuk
Cemiyeti ismini de kullanır. Bu isim bile Kongre
kararına uygun değildir. Kullanmaları gereken isim:
A.R.M.C Edirne şubesidir. Ayrıca ilk amaçları olan
Trakya Birliği'nden hiçbir dönemde vazgeçmedikleri
görülüyor.
|
|
Ekim 1919 |
Trakya-
Paşaeli Cemiyeti İstanbul şubesi üyelerinin Fransız
işgal kuvvetleri komutanı ile görüşüp, anlaştıktan sonra
Batı Trakya'ya (Gümülcine'ye) gelmeleri;
Halkı Yunan işgaline hazırlamaya yönelik propaganda
yapmaları; Yunan işgalinin Türk çıkarlarına uygun şekilde
olacağını, işgale karşı direnmenin zarar verici olduğunu,
Anadolu'dan yardım beklenemeyeceğini propaganda etmeleri;
bu heyetin Fuat Balkan tarafından 25 Ekim 1919'da Batı
Trakya'dan uzaklaştırılması.
|
|
Ekim 1919 |
Trakyalılar
Birliği (Trakyalılar Komitesi)'nin kurulması.
Yunan meclisinde bulunan 6 Türk mebus tarafından
Doğu ve Batı Trakya'yı Yunanistan'a katmak amacıyla
kurulur.
|
| 15
Ekim 1919 |
Bulgarlardan
alınarak müttefikler adına Fransız askerlerinin idaresine
bırakılan Batı Trakya'da, Fransızlar tarafından "Müttefikler
Arası Batı Trakya Hükümeti" kurulması.
İtilaf Devletleri, Bulgarlara kabul ettirecekleri
barış antlaşması hükümlerini önceden Bulgarlardan isterler.
İsteklerinin içinde Batı Trakya'nın İtilaf Devletlerine
teslimi de vardır.
Batı Trakya'da kurulan bu idare bir geçiş dönemi idaresidir
ve asıl amaç bölgenin Yunanlılara devrini kolaylaştırmaktır.
Fransızlar hükümet fiilen kurulmadan önce İskeçe' nin
Yunanlılar tarafından işgal edileceğini dahi açıklarlar.
Kurulan hükümet, tamamen Fransız güdümünde kukla bir
hükümettir. Hükümet üyeleri Türklerden oluşmuştur.
|
|
15 Ekim 1919 |
İstanbul'da
faaliyet gösteren Batı Trakya Komitesinin, halk hareketlerini
yakından idare etmek amacıyla, Gümülcine'ye gelişi.
|
|
16 Ekim 1919 |
Trakya
- Paşaeli Cemiyeti'nin; Batı Trakya'nın Bulgar ve Yunan
işgaline bırakılacak olmasını İtilaf devletleri nezdinde
protesto etmeye ve Batı Trakyalılara davalarında yardım
etmeye karar vermesi.
|
|
17 Ekim 1919 |
İskeçe'
nin Yunan askerleri tarafından işgali.
|
|
18 Ekim 1919 |
Bulgarların
Batı Trakya'yı boşaltmaya başlaması; Fransız askeri
birliklerine devir işi 20 Ekim'de sona erer.
|
|
20- 22 Ekim 1919 |
Amasya
Mülâkatı
Sivas Kongresi Heyeti Temsiliyesi ile Ali
Rıza Paşa Hükümeti temsilcilerinin görüşmesi.
M. Kemal görüşmede, Batı Trakya ile ilgili, Batı Trakyalı
Türk göçmenlerin İstanbul hükümetince yerlerine gönderilmesinin
sağlanması kararı aldırır. Bu sırada Doğu Trakya'da
40 bin Batı Trakya'lı Türk göçmen vardır.
|
| 23
Ekim 1919 |
Mustafa
Kemal'in Batı Trakya Politikası
"Batı Trakya'nın siyasi geleceği hakkında yabancılarla
yapılacak temaslarda uyanık davranılmalıdır. Esas olarak,
Osmanlı Devleti'nin 1914'teki hududunda hiçbir şekilde
değişiklik kabul etmemek ve Batı Trakya'nın kısmen veya
bütünüyle Osmanlı devletine katılmasını söz konusu etmemek
gereklidir. Batı Trakya'da bağımsız bir İslam Hükümeti
kurulması vaadi ile, Meriç doğusundaki bir kısmın, örneğin
Midye- Enez hattına kadar olan kısmın dahi buna katılması
teklifine aldanmak uygun değildir."
Nutuk, Belge
288
|
| 24-
25 Ekim 1919 |
Mustafa
Kemal'in Batı Trakya Politikası.
"Asıl maksadımız, memleketi parçalanmaktan kurtarmak
ve istiklâlini sağlamaktır. İngiltere ve onunla işbirliği
yapan Fransa bu gayemizin gerçekleşmesine engel olmaktadırlar.
Bulgarlar da, bu devletlerden şikayetçidirler. Bu iki
devletin himayesini gören Rumlara karşı girişecekleri
hareketlerde başarılı olmalarını isteriz. Bu bakımdan,
Bulgarlarla ilişki kurulması ve devam ettirilmesi uygundur."
Nutuk, Belge
289
|
|
07 Kasım 1919 |
Trakya
- Paşaeli Müdafaa Heyeti Osmaniyesi'nin Sivas Kongresi
kararlarını kabulü, Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk
Cemiyeti'ne katılışı,
İsmini Trakya - Paşaeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti
olarak değiştirmesi. Ancak uygulamalarında silahlı mücadele
taraftarı olmadıkları görülüyor. Silahlı mücadele kararına
Yunan işgalinden 2 ay önce, Mayıs 1920'de varırlar.
Ayrıca cemiyetin eski ismini de kullanmayı sürdürürler,
iki ayrı cemiyetmiş gibi çalışırlar. İlk cemiyetin amacını
terk etmezler.
|
| 11
Kasım 1919 |
Heyet-i
Temsiliye Kararı-Sivas
"Batı Trakya
için oradaki dindaşlarımızın Wilson prensiplerine dayanarak
kendiliklerinden haklarını talep ve tarafımızdan icap
eden yardım tarzının en uygunu olduğu, Batı Trakya parçasının
yabancı sömürgesi olmaya katiyen razı olmaması ve Meriç'in
doğusu ile birleştirilerek bağımsız bir hükümet tesisi
ise Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin esaslarına aykırı olduğu
gibi, bu şekil Edirne vilayetinin de kaybına sebep olacağından,
katiyen çekinilmesi."
|
| 11
Kasım 1919 |
Mustafa
Kemal'in Batı Trakya Politikası.
" En önemli mesele, bu topraklarda (Batı Trakya)
ezici nüfus çoğunluğunu oluşturan Türklerin kesinlikle
hiçbir yabancı idaresi ve himayesine yönelmemeleridir.
İlk adım olarak bağımsızlık veya muhtariyetlerini kazanmaya
çalışmalıdırlar...(Batı Trakyalılar) ancak Wilson prensiplerini
ileri sürerek ve milli birliklerine ve milli teşkilatlarına
dayanarak bağımsızlıklarına ulaşabilirler. Barışın imzasından
sonra ortaya çıkacak duruma göre ana vatana katılma
fırsatı göz önüne alınabilir."
Nutuk, Belge
296
"Trakya - Paşaeli Cemiyeti'nin siyasi programı, mütareke
imzaladığı gün, hududumuz içinde kalmış olan Meriç'in
doğusunu (Doğu Trakya), Türk vatanının ayrılmaz bir
parçası olduğunu kabul etmek ve bu anlayışla savunmak
olmalıdır."
Nutuk, Belge
296
|
| 11
Kasım 1919 |
Mustafa
Kemal'in Batı Trakya Politikası.
"Batı Trakya'nın tamamen Türklerin elinde bir bütün
olarak kalması ve uygun zaman ve fırsatta ana vatana
katılması hepimizin tek gayesidir. Bu sebeple bu aziz
parçanın hiçbir sebep ve bahane ile yabancı müstemlekesi
olmaya razı olmaması esastır...
Müdafaai Hukuk Cemiyeti, mütareke zamanındaki hududu
esas kabul etmiş olduğundan, Meriç'in batısını resmi
bir lisanla söyleyemez. Bu sebeple amacın gerçekleştirilmesi
için en birinci çare, Batı Trakya'da ezici çoğunluğu
oluşturan dindaş ve ırkdaşlarımızın milli teşkilatlarını
geliştirip, Wilson prensiplerine dayanarak hukuklarını
istemeleri ve elde etmeye çalışmalarıdır. Yabancı işgaline
kesinlikle rıza gösterilmemesi ana koşuldur."
Nutuk, Belge
294
|
| 13
Kasım 1919 |
Heyet-i
Temsiliye Kararı-Sivas
"Batı Trakya'nın kendi dahilinde meydana getirilerek
mutlak birlik ve mükemmel teşkilat ile emek nail olması"
|
|
16 Kasım 1919 |
Gümülcine
Kongresi - Tampon Devlet Kurma Kararı
Batı Trakya Komitesi
düzenler. Osmanlı devleti parçalanma tehlikesi
ile karşı karşıya olduğundan plebisit isteğinin bir
sonuç vermeyeceği, bunun yerine bölgedeki Türk, Bulgar
ve Yunanlıların katılımı ile tampon bir devlet kurulması
kararı verilir. Bu karar Paris Konferansı'na gönderilir.
Yunan işgaline karşı silahla mukavemet kabul edilir.
|
|
27 Kasım 1919 |
Bulgar
Barış Antlaşması- Nevilly
Bulgarlara imzalatılan barış antlaşması öncesinde,
Paris
Barış Konferansında, Batı Trakya'nın geleceği üzerine
uzlaşılan bir karara varılamaz. Orta yol olarak, geleceğini
daha sonra belirlemek üzere, müttefiklere verilmesi,
geleceğini belirleme yetkisinin de müttefiklerde olduğu
hükmü konur.
Barış Konferansı bu yetkiye dayanarak, antlaşmadan önce
Batı Trakya'nın kuzey kısmını; Nevrekop, Ropçoz, Paşmaklı,
Eğridere, Darıdere, Kırcaali, Koşukavak, Ortaköy ve
Mustafa Paşa kazalarını Bulgarlara bırakır. Diğer bölgelerin
boşaltılmasını ve Fransız birliklerine devredilmesini,
Ekim 1919'da gerçekleştirir. Boşaltılan yerler; Karaağaç,
Dimetoka, Sofulu, Dedeağaç, Gümülcine ve İskeçe kazalarıdır
(Harita-1).
|
|
1919 sonu (Kasım, Aralık) |
Batı
Trakya Umumi Merkezi'nin kurulması.
İtilaf Devletleri arası Muvakkat Batı Trakya Hükümeti
zamanında, Gümülcine'de bir Türk tarafından, Batı Trakya'nın
Doğu Trakya ve Türkiye ile her türlü ilgisini kesmek
ve Batı Trakya'da Fransız mandasını sağlamak için kurulur.
|
|
08 Aralık 1919 |
Heyet-i
Temsiliye Kararı-Sivas
"Batı Trakya'nın Bulgarlara bırakılan kısmında
ihtilâl ile Bulgarları atmanın uygun görülmediği."
|
| 28
Ocak 1920 |
Misak-ı
Milli'nin kabulü
"Madde 3 - Türkiye barışına bırakılan Batı Trakya
hukuki durumunun belirlenmesi, halkının özgürce katılacağı
halk oylaması ile olmalıdır."
|
| 03
Şubat 1920 |
Mustafa
Kemal'in Batı Trakya Politikası
"Doğu ve Batı Trakya'nın bir mülki birlik içinde
ifade ve ilanı doğru değildir. Doğu Trakya, itiraz ve
münakaşa götürmez bir şekilde Türk vatanının bir parçasıdır.
Batı Trakya ise, bir barış antlaşması ile vaktiyle bırakılmış
bir vatan parçasıdır. Doğu ve Batı Trakya'nın ısrarla
birliğini iddia etmek, Doğu Trakya üzerinde de, bazı
yabancı iddialarına sebep olabilir. Doğu Trakya üzerine,
hiçbir münakaşa gündeme getirilmemelidir."
Nutuk, Belge
251 a,b.
|
|
16 Şubat 1920 |
İtilaf
Devletlerinin Bulgaristan hükümetine; kuzeyden gelen
Bolşevik hareketine karşı koymak üzere, kendi emirlerine
altı tümen verirler ve Bolşevik hareketini yok ederlerse;
Batı Trakya'yı hemen, Doğu Trakya'yı daha sonra vereceklerine
söz vermeleri.
Ancak Bulgaristan öncelikle kendi içindeki Bolşevik
hareketi durduramaz.
|
|
02 Mart 1920 |
Bulgaristan'ın
İtilaf Devletlerine nota vermesi, (Batı) Trakya'nın
yalnız büyük devletlerden biri vasıtasıyla idaresini
kabul edebileceğini ve Yunanistan'a verilmesi halinde
doğacak üzücü olaylardan sorumluluk kabul edemeyeceğini
bildirmesi.
|
|
24 Nisan 1920 |
San-Remo
Konferansı
Batı ve Doğu Trakya'nın itilaf devletlerince Yunanistan'a
verilmesi, Sevr
Anlaşması maddelerinin hazırlanması.
|
|
09-13 Mayıs 1920 |
V. Büyük
Edirne Kongresi
Yunan işgaline karşı Doğu Trakya'nın savunulmasına
karar verilmesi ve askeri hazırlıkların başlatılması.Kongrenin
ve Trakya - Paşaeli Cemiyeti'nin Doğu ve Batı tüm Trakya'yı
temsil ettiğinin belirtilmesi.
|
| 14
Mayıs 1920 |
Yunanlıların,
San-Remo Konferansı ile kendisine verilen Batı Trakya'yı
işgale başlamaları.
İşgale, bazı yerlerde sessiz protesto ile (Sokağa
çıkmamak, kepenk kapatmak, siyah bayrak asmak vb.),
bazı yerlerde daha önce oluşturulan çetelerin küçük
çaplı silahlı direnişi ile tepki verilir.
|
| 14
Mayıs 1920 |
Batı
Trakya'nın Yunanlılar tarafından işgaline Bulgaristan'ın
sert protestosu ve kandırıldığını açıklaması.
"Bulgaristan, Trakya'nın hakimiyetini, büyük devletlere
bırakırken terkettiği yerlerde muhtar bir devlet kurulacağına
ve bu devletin Milletler Cemiyeti veya büyük devletlerden
birinin himayesi altına konacağına inanmıştı... Eğer
Dedeağaç'la oraya giden demiryolu Bulgaristan'a verilmezse,
Bulgaristan kendisine resmen ve alenen verilmiş olan
vaadin yerine getirilmediğini.... iddia edecektir."
|
| 21
Mayıs 1920 |
Doğu
Trakya'daki Kolordunun, Doğu Trakya'nın Yunanlılar tarafından
işgal edileceği haberinin doğru olup olmadığını, İstanbul
hükümetine sorması üzerine, hükümetin halkın direnme
azmini kırması, silahla mücadele fikrini söndürmesi.
"Hükümet, İtilaf temsilcileri nezdinde birçok kez
girişimde bulunmuştur. Halkın silahlandırılması yoluna
kesinlikle gitmeyiniz."
|
| 23
Mayıs 1920 |
Müttefikler
Arası Batı Trakya Hükümeti'nin söndürülmesi, Batı Trakya'da
Yunan idaresinin başlaması.
|
| 27
Mayıs 1920 |
Gümülcine'ye
işgal için yaklaşan Yunan Kuvvetlerine, elli tüfekli
milli kuvvet tarafından karşı konulması; Gümülcine'nin
Yunan kuvvetleri tarafından işgali.
|
| 27
Mayıs 1920 |
"Garbi
Trakya Muvakkat Hükümeti"nin Gümülcine Hamitli Kasabası'nda
kurulması.
-
Hükümet
Başkanı Peştireli Tevfik
-
2.
Başkan ve Adliye Bakanı Gümülcine Müftüsü Bekir
Sıtkı
-
Dışişleri
Bakanı Edirneli Mahmut Nedim
-
İçişleri
Bakanı Hasan Tahsin (Tüten)
-
Vakıflar
Bakanı Mustafa
-
Silahlı
Kuvvetler Komutanı Fuat (Balkan)
-
Komutan
Yardımcısı Teğmen Fahri (Org. Özdilek)
-
Bulgar
Üye Vangel Yorgiyef, Dr. Doçkof
|
| 04
Haziran 1920 |
Bulgaristan
Başbakanının, Batı Trakya'nın işgalini tamamlayan ve
Meriç Nehri kıyılarında askeri yığınak yapmaya başlayan
Yunanistan'a yönelik değerlendirmesi; "Yunanistan kendisine
verilen büyük kemiği küçük midesine indiremeyecektir."
"Trakya'nın Yunanistan'a terki, her Bulgarın kalbinde,
derin bir elem duygusu uyandırmaktadır. Fakat Bulgar
milleti, yakın bir gelecekte, Akdeniz'de bir kapıya
sahip olacağından kesinlikle şüphe etmemelidir. Çünkü
Yunanistan elde ettiği toprakları muhafaza edemez. Bulgaristan;
Makedonya'yı, Trakya'yı, Çatalca'yı nasıl elinde tutamadıysa,
Yunanistan'da kendisine verilen büyük kemiği küçük midesine
indiremeyecektir."
|
| 24
Haziran 1920 |
Yunanistan'ın
Batı Trakya ile ilgili ilk hukuki düzenlemesi.
"Müftüler ve Başmüftü Seçimiyle, İslam Cemaatlerine
ait Vakıf Gelirlerinin Yönetilmesine İlişkin Yasa" nın
(2345 sayılı) çıkışı.
Yasada; İslam cemaatine ait vakıf gelirlerinin cemaat
yönetim kurullarınca harcanacağı, diğer cemaat gereksinimlerinin
yanı sıra çeşitli eğitim harcamalarının da buradan karşılanacağı;
müslüman okullarının yönetilmesi ile öğretmenlerinin
atanması ve görevden alınması yetkisinin cemaat yönetim
kurullarına ait olduğu belirtilir.
Müftülerin cemaat tarafından, başmüftünün de müftüler
tarafından seçilmesi esası getirilir.
Ancak bu yasa uygulanmaz. Başmüftülük hiçbir zaman kurulmaz.
1949'a kadar cemaat yönetim kurulları hükümet tarafından
atanır.
|
| 20-25
Temmuz 1920 |
Doğu
Trakya'nın Yunanlılar tarafından işgali.
Doğu Trakya'da 18.000 kişilik bir kuvvet vardı.
Üç Tümen ile Meriç Nehri üzerinden, bir Tümen ile de
Tekirdağ ve M. Ereğlisi üzerinden saldıran Yunan kuvvetlerini
durduracak, geri atacak güçte bir kuvvet idi. Ancak
askerin ve halkın silahla mücadeleye hazırlanmaması,
askeri duruma uygun yönetimin yapılmaması gibi nedenlerle,
Edirne bölgesi hariç, hiçbir yerde Yunan'a karşı direnilmeden,
savaşılmadan koca Trakya'nın 5 günde elden çıkmasına
sebep olundu. 10.000 sivil ve 5.000 asker Bulgaristan'a
sığındı. Kasım 1922'ye kadar işgalde kaldı.
|
| 20
Temmuz 1920 |
İstanbul
hükümetinin, Yunan işgali karşısında muharebeden kesinlikle
kaçınılmasını emretmesi.
"Doğu Trakya'nın Yunanlılar tarafından işgali, konferansın
kararları gereğinden olmakla, faydasız kan dökülmesine.....
yol açacak muharebelere meydan verilmeyerek,... muharebeden
kesinlikle kaçınılması tavsiye olunur."
|
| 10
Ağustos 1920 |
"Yunan
Sevr'i"; Yunanistan'daki azınlıkların korunmasıyla ilgili
olarak yapılan antlaşma.
İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya ile Yunanistan
arasında imzalanır. Yunanistan'ı, ülkesindeki azınlıkların
haklarının korunması ile ilgili olarak Milletler Cemiyetine
karşı sorumlu kılar.
Antlaşma'nın önemli hükümleri; Yunanistan'ın yükümlülükleri:
-
Hiçbir
fark gözetmeden ülkesinde yaşayan herkesin yaşamını
ve özgürlüklerini koruyacak, dinlerini özgürce uygulayabilmelerini
sağlayacak. (md.2)
-
Bütün
Yunan uyrukları yasa karşısında eşittir, aynı kişisel
ve siyasal haklardan ayrım yapılmaksızın yararlanırlar.
Din ve inanç farkı işe alınma, memur olma hakkının
kullanılmasında etkili olmayacaktır. Özel işlerde
ve yayınlarda istenilen dil kullanılır. (md. 7)
-
Azınlıkların,
harcamaları kendilerine ait olmak üzere, dinsel
toplumsal kurumlar ve okullar kurma, işletme ve
denetleme ile buralarda kendi dillerini kullanma
hakkı vardır. (md. 8)
-
Farklı
dil konuşan yurttaşların önemli oranda bulundukları
bölgelerdeki resmi okullarda, o dilde (çoğunluğun
dilinde) eğitim yapılır. ( md. 9)
-
Müslümanların
kişisel durum ve aile hukuku ile ilgili sorunları,
İslam adetleri çerçevesince çözülür ve bunun için
gerekli önlemler alınır, düzenleme yapılır. Dinsel
yerler ve mezarlıklar korunur. Vakıflar ve diğer
dinsel ve sosyal kuruluşlar tanınır, yenilerinin
kurulmasını kolaylık sağlamak esirgenmez. (md. 10)
-
Bu
antlaşmanın getirdiği azınlık hükümleri, Milletler
Cemiyeti'nin güvencesi altındadır. (md. 16)
|
| 10
Ağustos 1920 |
Trakya
Anlaşması (İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya ve Yunanistan
arasında)
Batı Trakya'nın Yunanistan'a verilmesi; dağlık kısmı
hariç Batı Trakya'nın güneyi elinden alınan Bulgaristan'a,
Ege denizine çıkış ve Dedeağaç limanından faydalanma
hakkının verilmesi.
|
| 10
Ağustos 1920 |
Osmanlı
Devleti'nin Sevr Antlaşması'nı imzalaması.
-
Antlaşma
ile Osmanlı devleti topraklarının paylaşılması.
-
Doğu
Trakya'nın Boğazlar Bölgesi hariç Yunanistan'a verilmesi.
-
Osmanlı
Hükümeti'nin Sevr'i bir başarı olarak değerlendirmesi.
"...yirmiiki aydan beri, mütareke (Mondros)
adı altında devam eden karışıklık ve karasızlığa
son verilmiştir."
-
İtalyanların
ise Sevr'i Türklere yakıştıramadıklarını açıklaması:
"Türk milleti gibi, şanlı bir geçmişe ve tarihe
sahip bir milletin, boyunduruk altına girmesi anlamına
gelebilecek bir şekil, hiçbir zaman kabul ve tasvip
edilemez."
|
| Eylül
1920 |
Mustafa
Kemal'in, Yunan işgali üzerine faaliyeti duran Trakya-Paşaeli
Cemiyeti'nin Ankara'ya gelen üyelerine, bazı koşullarla
yeniden faaliyete geçmelerine izin vermesi.
-
Batı
ve Doğu Trakya'da, Yunan işgal kuvvetlerine karşı,
Bulgaristan'da, gerektiğinde harekete geçilmek üzere
teşkilat kurulması ve bu amaçla aynı zamanda İstanbul'da
da çalışılması, bu faaliyetin Ankara'daki Genelkurmay
Başkanlığı'nın talimatına göre yürütülmesi.
-
Doğu
Trakya'nın Türk vatanının ayrılmaz bir parçası olduğu
ve üzerinde hiçbir tartışma olmayacağı; Batı Trakya'ya
ise plebisite dayanılarak muhtariyet veya bağımsızlık
kazandırılması.
-
Batı
Trakya'daki Yunan kuvvetlerini yerlerinde tutacak
ve uğraştıracak faaliyette bulunulması.
|
| 29
Eylül 1920 |
Batı
ve Doğu Trakya'da Yunanlılarca, merkezi Edirne olan
"Trakya Umumi Valiliği" kurulması.
Yunan İdari Teşkilatı bölgeyi 6 sancağa ayırır:
Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Gelibolu, Meriç (Dedeağaç),
Rodop (Gümülcine).
Meriç Sancağı; Dedeağaç, Sofulu, Dimetoka, İpsala, Enez
kazalarından, Rodop Sancağı; Gümülcine ve İskeçe kazalarından
oluşuyordu (Harita-1).
Yeni idare 14 Kasım'da bölgede seçimler yaptırır, Atina'ya
milletvekili gönderir; belediye başkanlarını seçimsiz
atar. Yerleşim yeri isimlerini değiştirmeye; bölgeyi
Atina'ya bağlamak için gereken değişiklikleri yapmaya
başlar. Yunan idaresinde çalışmayı kabul eden Türk memurların
feslerine Yunan arması taktırır.
|