Toplam Hit:1,196,971
Bugün:110 Dün:278

Üye girişi için
Üye olmak için
Ana Sayfa
Ödüllü Yarışma
Üye İşlemleri
Vahim Kaza
Mesaj Panosu
Balkan Türküleri(mp3)
BTTDD Bursa Şubesi
Fotoğraf Albümü
BT Kronolojisi
Atatürk Evi(Selanik)
Sadık Ahmet
Tarihimiz
Bayrağımız
BT Haritası
BT Dernekleri
BT Marşı
Panayır Fotoğrafları
Biz Kimiz?
Programlar
İrtibat
Editör Girişi
Batı Trakya Kronolojosi --> 1919-1920

«« Geri Dön

14 Ocak 1919 Bir Yunan kuvvetinin Hadımköy'den Kuleli Burgaz'a kadar Doğu Trakya'daki demiryolu istasyonlarını işgal etmesi;
Osmanlı Hükümeti'nin bu durumu işgal olarak görmediğini açıklaması; Bulgar Hükümeti'nin ise bu işgali İtilaf devletlerine protesto etmesi.
22 Ocak 1919

Demiryolu istasyonlarının Yunanlılarca işgali üzerine Trakyalıların İstanbul'da toplanması;
Durumu Hükümet gibi görmediklerini, bunu bir işgal kabul ettiklerini, Trakya'nın parçalanmaz bir bütün ve gerçek sahibinin Türkler olduğunu, gerekirse plebisite razı olacaklarını belirtmeleri ve Yunan askerinin çıkarılmasını istemeleri.

07 Şubat 1919

Trakya - Paşaeli M.H. Osmaniyesi'nin İstanbul delegelerinin Arıburnu ve Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa'yı ziyareti.
Heyet, Mustafa Kemal'den başlarına geçmelerini ister. M. Kemal, parça parça çalışılmamasını, Anadolu'nun bütününün tehlikede olduğunu, tüm Türkiye'nin geleceğini hazırlayacak tek örgütlenmeye gidilmesini tavsiye eder. Ayrıca Doğu ve Batı Trakya davalarının birleştirilmemesini ister. Doğu Trakya, Türk sınırları içinde bulunan bir yurt parçasıdır. Burası, her vasıta ile sonuna kadar savunulmalıdır. Bir antlaşma ile bıraktığımız Batı Trakya'daki Türk çoğunluğunun varlığını ve haklarını, başka yollardan savunmak gerekir, der.

01 Mart 1919

Paris Konferansı'nın Batı ve Doğu Trakya'nın Yunanlılara verilmesini tavsiyeye karar vermesi.
Venizelos, 2 Kasım 1918'de Trakya'nın Yunan olduğunu ileri sürerek İstanbul dahil, bölgenin Yunanistan'a verilmesini ister. Bulgar meclisindeki Batı Trakya Türk mebuslarından birkaçını satın alarak; bunlara, Batı Trakya'nın Bulgar zulmünden kurtarılarak Yunanistan'a verilmesini belirten demeçler verdirtir.

11 Mart 1919

Paris Konferansı'nın, 01 Mart tarihli Trakya kararını ertelemesi, Trakya'nın geleceğinin Osmanlı ve Bulgar barış anlaşmaları görüşülürken ele alınmasını kararlaştırması.

16 Mart 1919

Trakya- Paşaeli Müdafaai Hukuk Heyeti Osmaniyesi Cemiyeti'nin, Trakya'nın Türklüğünü kanıtlamak için broşür yayınlaması.
Yunan Başbakanı Venizelos'un, Trakya Yunan'dır, iddiasına yanıt vermek üzere hazırlanır. Trakya; nüfus, arazi, kültür, uygarlık, tarih ve ırk yönünden incelenir; Batı ve Doğu Trakya'nın çok eski tarihlerden itibaren Türk olduğu kanıtlanır.
Sonucu şöyle bağlanır:
"Türklüğü kendinize düşman etmeyiniz. Bugünden ziyade yarını düşününüz. Yarın da biz bize kalacağız.".

20 Mart 1919

Trakya- Paşaeli M.H. Osmaniyesi'nin, haklarını korumak için Paris Barış Konferansı'na heyet göndermesi.
Heyete verilen talimatta; Batı ve Doğu Trakya'nın İngiltere'nin himayesi altında bağımsızlığının istenmesi, yer alır.
Atatürk, bu yaklaşımı, "hedeflerinin bir Trakya Cumhuriyeti teşkili olduğu anlaşılıyordu" diye değerlendirir.
Heyet, Paris için vize alamadığından Temmuz 1919'da Roma'dan geri döner.

Mayıs 1919

Batı Trakya'dan bir heyetin, Balkan ve Birinci Dünya Savaşları'nda Batı Trakya'da önemli hizmetler yapan Fuat Balkan'ı, Karamürsel'de ziyaret ederek, yine başlarına geçmesini istemeleri, göreve davet etmeleri.

Mayıs 1919

Fuat Balkan'ın, Harbiye Nazırı Müsteşarı Albay İsmet (İnönü)'ye, Batı Trakya'da gizli teşkilat kurarak çalışma konusunun uygunluğunu danışması, uygun görüldüğü taktirde talimat verilmesini istemesi.
Albay İsmet'in; Çolak Kemal, Galatalı Şevket, Kara Vasıf ve istihbarat müdürü Albay Seyfi ile yaptığı toplantıda, Batı Trakya'da mücadele yapılmasına karar vermeleri, bu işe F. Balkan'ı görevlendirmeleri, örtülü ödenekten 4.000 lira vermeleri.
Verilen görev; halkı Yunanlılara karşı tahrik etmek, Müdafaai Hukuk Cemiyeti kurmak, gerekirse bir hükümet kurmak, Bulgarlarla işbirliği yapmak.

19 Mayıs 1919

Yüzbaşı Fuat Balkan'ın, 18 kişilik müfrezesi ile Batı Trakya'ya geçişi; gerilla harekatı hazırlıklarına başlaması.
Müfrezede üç Bulgar çeteci de vardır. Bulgarlarla ortak hareket edilmektedir.
Müfreze Batı Trakya'lı Türklerin de katılımıyla büyür. Amaç, Yunan işgali olduğunda vur-kaç taktiği ile zarar verdirmektir.Müfreze; zaman içinde 600 silahlı kişiye ulaşır. 05 Haziran 1919'dan 20 Temmuz 1923'e kadar dört sene kırk beş gün faaliyette bulunur. Çarpışmalarda 40'ı Türk, 40'ı Bulgar olmak üzere 80 şehit/ ölü verir.

18 Haziran 1919

Mustafa Kemal'in Amasya'dan, Edirne'deki Kolordu Komutanı Cafer Tayyar'a, Anadolu Milli Mücadelesi ile birlikte çalışmalarını istemesi.
"Anadolu ve Trakya'daki tüm cemiyetleri birleştirmek ve Anadolu ve Rumeli vilayetleri delegelerinden kuvvetli bir merkezi heyet teşkil etmek kararlaştırılmıştır. Bu heyet Sivas'ta toplanacaktır. İstanbul'da iken Trakya Cemiyeti üyeleriyle görüşmüştüm. Şimdi zamanı geldi. Derhal teşkilat yapsınlar ve buraya bir iki delege göndersinler. Bunlar gelinceye kadar beni vekil tayin etsinler."

23 Temmuz - 07 Ağustos 1919

Erzurum Kongresi
- Milli Hudut içinde bulunan vatan bir bütündür. Parçalanamaz.
- İşgale karşı milletçe direnilecek ve vatan savunulacaktır.( Yani savaşılacaktır)
- Manda ve himaye kabul olunamaz.

23 Temmuz 1919

Mustafa Kemal'in Erzurum Kongresi'ni açış nutkunda, Batı Trakya'nın Bulgarlardan alınarak Yunanlılara verileceğini açıklaması.

04- 11 Eylül 1919

Sivas Kongresi
Erzurum Kongresi'nde açık olarak çizilmeyen kurtarılacak ve savunulacak vatan sınırı belirtilir. "İtilaf Devletleriyle mütarekenin imza olunduğu 30 Ekim 1918 tarihinde hudutlarımız içinde bulunan Türk toprakları birbirinden ayrılmaz bir bütündür."
Batı Trakya daha önce elden çıkmış olduğu için Milli Mücadele hedefinin içine alınamaz. Halkın çoğunluğuna güvenilerek, Anadolu'dan destekli mücadele ile ve halk oylaması ile anavatana katılması planlanır.

  • Trakya Cemiyeti, Kongre' ye delege göndermemiştir. 06 Ekim 1919'da Kongre kararlarına tamamen katıldıklarını bildirmişlerdir. Ancak uygulamalarında durum farklıdır. Kongre, işgale karşı silahlı mücadeleye, savaşa karar vermiştir. Manda, himaye isteğini reddetmiştir. Trakya'da mücadele değil ikinci yolun tercih edildiği görülüyor. O nedenle koca Doğu Trakya mücadele verilmeksizin 5 günde Yunan işgaline terk edilir. Kongre' de, Trakya ve Anadolu'daki tüm müdafaai hukuk cemiyetlerinin birleştirilerek " Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti" ismi altında faaliyet gösterilmesi kararlaştırılmışken, Trakya'daki cemiyet eski ismini kullanmaya devam eder, ayrıca Sivas'a da uyum sağlamak için, ikinci bir isim olarak Trakya - Paşaeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti ismini de kullanır. Bu isim bile Kongre kararına uygun değildir. Kullanmaları gereken isim: A.R.M.C Edirne şubesidir. Ayrıca ilk amaçları olan Trakya Birliği'nden hiçbir dönemde vazgeçmedikleri görülüyor.

Ekim 1919

Trakya- Paşaeli Cemiyeti İstanbul şubesi üyelerinin Fransız işgal kuvvetleri komutanı ile görüşüp, anlaştıktan sonra Batı Trakya'ya (Gümülcine'ye) gelmeleri;
Halkı Yunan işgaline hazırlamaya yönelik propaganda yapmaları; Yunan işgalinin Türk çıkarlarına uygun şekilde olacağını, işgale karşı direnmenin zarar verici olduğunu, Anadolu'dan yardım beklenemeyeceğini propaganda etmeleri; bu heyetin Fuat Balkan tarafından 25 Ekim 1919'da Batı Trakya'dan uzaklaştırılması.

Ekim 1919

Trakyalılar Birliği (Trakyalılar Komitesi)'nin kurulması.
Yunan meclisinde bulunan 6 Türk mebus tarafından Doğu ve Batı Trakya'yı Yunanistan'a katmak amacıyla kurulur.

15 Ekim 1919

Bulgarlardan alınarak müttefikler adına Fransız askerlerinin idaresine bırakılan Batı Trakya'da, Fransızlar tarafından "Müttefikler Arası Batı Trakya Hükümeti" kurulması.
İtilaf Devletleri, Bulgarlara kabul ettirecekleri barış antlaşması hükümlerini önceden Bulgarlardan isterler. İsteklerinin içinde Batı Trakya'nın İtilaf Devletlerine teslimi de vardır.
Batı Trakya'da kurulan bu idare bir geçiş dönemi idaresidir ve asıl amaç bölgenin Yunanlılara devrini kolaylaştırmaktır. Fransızlar hükümet fiilen kurulmadan önce İskeçe' nin Yunanlılar tarafından işgal edileceğini dahi açıklarlar.
Kurulan hükümet, tamamen Fransız güdümünde kukla bir hükümettir. Hükümet üyeleri Türklerden oluşmuştur.

15 Ekim 1919

İstanbul'da faaliyet gösteren Batı Trakya Komitesinin, halk hareketlerini yakından idare etmek amacıyla, Gümülcine'ye gelişi.

16 Ekim 1919

Trakya - Paşaeli Cemiyeti'nin; Batı Trakya'nın Bulgar ve Yunan işgaline bırakılacak olmasını İtilaf devletleri nezdinde protesto etmeye ve Batı Trakyalılara davalarında yardım etmeye karar vermesi.

17 Ekim 1919

İskeçe' nin Yunan askerleri tarafından işgali.

18 Ekim 1919

Bulgarların Batı Trakya'yı boşaltmaya başlaması; Fransız askeri birliklerine devir işi 20 Ekim'de sona erer.

20- 22 Ekim 1919

Amasya Mülâkatı
Sivas Kongresi Heyeti Temsiliyesi ile Ali Rıza Paşa Hükümeti temsilcilerinin görüşmesi.
M. Kemal görüşmede, Batı Trakya ile ilgili, Batı Trakyalı Türk göçmenlerin İstanbul hükümetince yerlerine gönderilmesinin sağlanması kararı aldırır. Bu sırada Doğu Trakya'da 40 bin Batı Trakya'lı Türk göçmen vardır.

23 Ekim 1919

Mustafa Kemal'in Batı Trakya Politikası
"Batı Trakya'nın siyasi geleceği hakkında yabancılarla yapılacak temaslarda uyanık davranılmalıdır. Esas olarak, Osmanlı Devleti'nin 1914'teki hududunda hiçbir şekilde değişiklik kabul etmemek ve Batı Trakya'nın kısmen veya bütünüyle Osmanlı devletine katılmasını söz konusu etmemek gereklidir. Batı Trakya'da bağımsız bir İslam Hükümeti kurulması vaadi ile, Meriç doğusundaki bir kısmın, örneğin Midye- Enez hattına kadar olan kısmın dahi buna katılması teklifine aldanmak uygun değildir."

Nutuk, Belge 288

24- 25 Ekim 1919

Mustafa Kemal'in Batı Trakya Politikası.
"Asıl maksadımız, memleketi parçalanmaktan kurtarmak ve istiklâlini sağlamaktır. İngiltere ve onunla işbirliği yapan Fransa bu gayemizin gerçekleşmesine engel olmaktadırlar. Bulgarlar da, bu devletlerden şikayetçidirler. Bu iki devletin himayesini gören Rumlara karşı girişecekleri hareketlerde başarılı olmalarını isteriz. Bu bakımdan, Bulgarlarla ilişki kurulması ve devam ettirilmesi uygundur."

Nutuk, Belge 289

07 Kasım 1919

Trakya - Paşaeli Müdafaa Heyeti Osmaniyesi'nin Sivas Kongresi kararlarını kabulü, Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti'ne katılışı,
İsmini Trakya - Paşaeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti olarak değiştirmesi. Ancak uygulamalarında silahlı mücadele taraftarı olmadıkları görülüyor. Silahlı mücadele kararına Yunan işgalinden 2 ay önce, Mayıs 1920'de varırlar. Ayrıca cemiyetin eski ismini de kullanmayı sürdürürler, iki ayrı cemiyetmiş gibi çalışırlar. İlk cemiyetin amacını terk etmezler.

11 Kasım 1919

Heyet-i Temsiliye Kararı-Sivas
"Batı Trakya için oradaki dindaşlarımızın Wilson prensiplerine dayanarak kendiliklerinden haklarını talep ve tarafımızdan icap eden yardım tarzının en uygunu olduğu, Batı Trakya parçasının yabancı sömürgesi olmaya katiyen razı olmaması ve Meriç'in doğusu ile birleştirilerek bağımsız bir hükümet tesisi ise Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin esaslarına aykırı olduğu gibi, bu şekil Edirne vilayetinin de kaybına sebep olacağından, katiyen çekinilmesi."

11 Kasım 1919

Mustafa Kemal'in Batı Trakya Politikası.
" En önemli mesele, bu topraklarda (Batı Trakya) ezici nüfus çoğunluğunu oluşturan Türklerin kesinlikle hiçbir yabancı idaresi ve himayesine yönelmemeleridir. İlk adım olarak bağımsızlık veya muhtariyetlerini kazanmaya çalışmalıdırlar...(Batı Trakyalılar) ancak Wilson prensiplerini ileri sürerek ve milli birliklerine ve milli teşkilatlarına dayanarak bağımsızlıklarına ulaşabilirler. Barışın imzasından sonra ortaya çıkacak duruma göre ana vatana katılma fırsatı göz önüne alınabilir."

Nutuk, Belge 296


"Trakya - Paşaeli Cemiyeti'nin siyasi programı, mütareke imzaladığı gün, hududumuz içinde kalmış olan Meriç'in doğusunu (Doğu Trakya), Türk vatanının ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmek ve bu anlayışla savunmak olmalıdır."

Nutuk, Belge 296

11 Kasım 1919

Mustafa Kemal'in Batı Trakya Politikası.
"Batı Trakya'nın tamamen Türklerin elinde bir bütün olarak kalması ve uygun zaman ve fırsatta ana vatana katılması hepimizin tek gayesidir. Bu sebeple bu aziz parçanın hiçbir sebep ve bahane ile yabancı müstemlekesi olmaya razı olmaması esastır...
Müdafaai Hukuk Cemiyeti, mütareke zamanındaki hududu esas kabul etmiş olduğundan, Meriç'in batısını resmi bir lisanla söyleyemez. Bu sebeple amacın gerçekleştirilmesi için en birinci çare, Batı Trakya'da ezici çoğunluğu oluşturan dindaş ve ırkdaşlarımızın milli teşkilatlarını geliştirip, Wilson prensiplerine dayanarak hukuklarını istemeleri ve elde etmeye çalışmalarıdır. Yabancı işgaline kesinlikle rıza gösterilmemesi ana koşuldur."

Nutuk, Belge 294

13 Kasım 1919

Heyet-i Temsiliye Kararı-Sivas
"Batı Trakya'nın kendi dahilinde meydana getirilerek mutlak birlik ve mükemmel teşkilat ile emek nail olması"

16 Kasım 1919

Gümülcine Kongresi - Tampon Devlet Kurma Kararı
Batı Trakya Komitesi düzenler. Osmanlı devleti parçalanma tehlikesi ile karşı karşıya olduğundan plebisit isteğinin bir sonuç vermeyeceği, bunun yerine bölgedeki Türk, Bulgar ve Yunanlıların katılımı ile tampon bir devlet kurulması kararı verilir. Bu karar Paris Konferansı'na gönderilir. Yunan işgaline karşı silahla mukavemet kabul edilir.

27 Kasım 1919

Bulgar Barış Antlaşması- Nevilly
Bulgarlara imzalatılan barış antlaşması öncesinde, Paris Barış Konferansında, Batı Trakya'nın geleceği üzerine uzlaşılan bir karara varılamaz. Orta yol olarak, geleceğini daha sonra belirlemek üzere, müttefiklere verilmesi, geleceğini belirleme yetkisinin de müttefiklerde olduğu hükmü konur.
Barış Konferansı bu yetkiye dayanarak, antlaşmadan önce Batı Trakya'nın kuzey kısmını; Nevrekop, Ropçoz, Paşmaklı, Eğridere, Darıdere, Kırcaali, Koşukavak, Ortaköy ve Mustafa Paşa kazalarını Bulgarlara bırakır. Diğer bölgelerin boşaltılmasını ve Fransız birliklerine devredilmesini, Ekim 1919'da gerçekleştirir. Boşaltılan yerler; Karaağaç, Dimetoka, Sofulu, Dedeağaç, Gümülcine ve İskeçe kazalarıdır (Harita-1).

1919 sonu (Kasım, Aralık)

Batı Trakya Umumi Merkezi'nin kurulması.
İtilaf Devletleri arası Muvakkat Batı Trakya Hükümeti zamanında, Gümülcine'de bir Türk tarafından, Batı Trakya'nın Doğu Trakya ve Türkiye ile her türlü ilgisini kesmek ve Batı Trakya'da Fransız mandasını sağlamak için kurulur.

08 Aralık 1919

Heyet-i Temsiliye Kararı-Sivas
"Batı Trakya'nın Bulgarlara bırakılan kısmında ihtilâl ile Bulgarları atmanın uygun görülmediği."

28 Ocak 1920

Misak-ı Milli'nin kabulü
"Madde 3 - Türkiye barışına bırakılan Batı Trakya hukuki durumunun belirlenmesi, halkının özgürce katılacağı halk oylaması ile olmalıdır."

03 Şubat 1920

Mustafa Kemal'in Batı Trakya Politikası
"Doğu ve Batı Trakya'nın bir mülki birlik içinde ifade ve ilanı doğru değildir. Doğu Trakya, itiraz ve münakaşa götürmez bir şekilde Türk vatanının bir parçasıdır. Batı Trakya ise, bir barış antlaşması ile vaktiyle bırakılmış bir vatan parçasıdır. Doğu ve Batı Trakya'nın ısrarla birliğini iddia etmek, Doğu Trakya üzerinde de, bazı yabancı iddialarına sebep olabilir. Doğu Trakya üzerine, hiçbir münakaşa gündeme getirilmemelidir."

Nutuk, Belge 251 a,b.

16 Şubat 1920

İtilaf Devletlerinin Bulgaristan hükümetine; kuzeyden gelen Bolşevik hareketine karşı koymak üzere, kendi emirlerine altı tümen verirler ve Bolşevik hareketini yok ederlerse; Batı Trakya'yı hemen, Doğu Trakya'yı daha sonra vereceklerine söz vermeleri.
Ancak Bulgaristan öncelikle kendi içindeki Bolşevik hareketi durduramaz.

02 Mart 1920

Bulgaristan'ın İtilaf Devletlerine nota vermesi, (Batı) Trakya'nın yalnız büyük devletlerden biri vasıtasıyla idaresini kabul edebileceğini ve Yunanistan'a verilmesi halinde doğacak üzücü olaylardan sorumluluk kabul edemeyeceğini bildirmesi.

24 Nisan 1920

San-Remo Konferansı
Batı ve Doğu Trakya'nın itilaf devletlerince Yunanistan'a verilmesi, Sevr Anlaşması maddelerinin hazırlanması.

09-13 Mayıs 1920

V. Büyük Edirne Kongresi
Yunan işgaline karşı Doğu Trakya'nın savunulmasına karar verilmesi ve askeri hazırlıkların başlatılması.Kongrenin ve Trakya - Paşaeli Cemiyeti'nin Doğu ve Batı tüm Trakya'yı temsil ettiğinin belirtilmesi.

14 Mayıs 1920

Yunanlıların, San-Remo Konferansı ile kendisine verilen Batı Trakya'yı işgale başlamaları.
İşgale, bazı yerlerde sessiz protesto ile (Sokağa çıkmamak, kepenk kapatmak, siyah bayrak asmak vb.), bazı yerlerde daha önce oluşturulan çetelerin küçük çaplı silahlı direnişi ile tepki verilir.

14 Mayıs 1920

Batı Trakya'nın Yunanlılar tarafından işgaline Bulgaristan'ın sert protestosu ve kandırıldığını açıklaması.
"Bulgaristan, Trakya'nın hakimiyetini, büyük devletlere bırakırken terkettiği yerlerde muhtar bir devlet kurulacağına ve bu devletin Milletler Cemiyeti veya büyük devletlerden birinin himayesi altına konacağına inanmıştı... Eğer Dedeağaç'la oraya giden demiryolu Bulgaristan'a verilmezse, Bulgaristan kendisine resmen ve alenen verilmiş olan vaadin yerine getirilmediğini.... iddia edecektir."

21 Mayıs 1920

Doğu Trakya'daki Kolordunun, Doğu Trakya'nın Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberinin doğru olup olmadığını, İstanbul hükümetine sorması üzerine, hükümetin halkın direnme azmini kırması, silahla mücadele fikrini söndürmesi.
"Hükümet, İtilaf temsilcileri nezdinde birçok kez girişimde bulunmuştur. Halkın silahlandırılması yoluna kesinlikle gitmeyiniz."

23 Mayıs 1920

Müttefikler Arası Batı Trakya Hükümeti'nin söndürülmesi, Batı Trakya'da Yunan idaresinin başlaması.

27 Mayıs 1920

Gümülcine'ye işgal için yaklaşan Yunan Kuvvetlerine, elli tüfekli milli kuvvet tarafından karşı konulması; Gümülcine'nin Yunan kuvvetleri tarafından işgali.

27 Mayıs 1920

"Garbi Trakya Muvakkat Hükümeti"nin Gümülcine Hamitli Kasabası'nda kurulması.

  • Hükümet Başkanı Peştireli Tevfik

  • 2. Başkan ve Adliye Bakanı Gümülcine Müftüsü Bekir Sıtkı

  • Dışişleri Bakanı Edirneli Mahmut Nedim

  • İçişleri Bakanı Hasan Tahsin (Tüten)

  • Vakıflar Bakanı Mustafa

  • Silahlı Kuvvetler Komutanı Fuat (Balkan)

  • Komutan Yardımcısı Teğmen Fahri (Org. Özdilek)

  • Bulgar Üye Vangel Yorgiyef, Dr. Doçkof

04 Haziran 1920

Bulgaristan Başbakanının, Batı Trakya'nın işgalini tamamlayan ve Meriç Nehri kıyılarında askeri yığınak yapmaya başlayan Yunanistan'a yönelik değerlendirmesi; "Yunanistan kendisine verilen büyük kemiği küçük midesine indiremeyecektir."
"Trakya'nın Yunanistan'a terki, her Bulgarın kalbinde, derin bir elem duygusu uyandırmaktadır. Fakat Bulgar milleti, yakın bir gelecekte, Akdeniz'de bir kapıya sahip olacağından kesinlikle şüphe etmemelidir. Çünkü Yunanistan elde ettiği toprakları muhafaza edemez. Bulgaristan; Makedonya'yı, Trakya'yı, Çatalca'yı nasıl elinde tutamadıysa, Yunanistan'da kendisine verilen büyük kemiği küçük midesine indiremeyecektir."

24 Haziran 1920

Yunanistan'ın Batı Trakya ile ilgili ilk hukuki düzenlemesi.
"Müftüler ve Başmüftü Seçimiyle, İslam Cemaatlerine ait Vakıf Gelirlerinin Yönetilmesine İlişkin Yasa" nın (2345 sayılı) çıkışı.

Yasada; İslam cemaatine ait vakıf gelirlerinin cemaat yönetim kurullarınca harcanacağı, diğer cemaat gereksinimlerinin yanı sıra çeşitli eğitim harcamalarının da buradan karşılanacağı; müslüman okullarının yönetilmesi ile öğretmenlerinin atanması ve görevden alınması yetkisinin cemaat yönetim kurullarına ait olduğu belirtilir.
Müftülerin cemaat tarafından, başmüftünün de müftüler tarafından seçilmesi esası getirilir.
Ancak bu yasa uygulanmaz. Başmüftülük hiçbir zaman kurulmaz. 1949'a kadar cemaat yönetim kurulları hükümet tarafından atanır.

20-25 Temmuz 1920

Doğu Trakya'nın Yunanlılar tarafından işgali.
Doğu Trakya'da 18.000 kişilik bir kuvvet vardı. Üç Tümen ile Meriç Nehri üzerinden, bir Tümen ile de Tekirdağ ve M. Ereğlisi üzerinden saldıran Yunan kuvvetlerini durduracak, geri atacak güçte bir kuvvet idi. Ancak askerin ve halkın silahla mücadeleye hazırlanmaması, askeri duruma uygun yönetimin yapılmaması gibi nedenlerle, Edirne bölgesi hariç, hiçbir yerde Yunan'a karşı direnilmeden, savaşılmadan koca Trakya'nın 5 günde elden çıkmasına sebep olundu. 10.000 sivil ve 5.000 asker Bulgaristan'a sığındı. Kasım 1922'ye kadar işgalde kaldı.

20 Temmuz 1920

İstanbul hükümetinin, Yunan işgali karşısında muharebeden kesinlikle kaçınılmasını emretmesi.
"Doğu Trakya'nın Yunanlılar tarafından işgali, konferansın kararları gereğinden olmakla, faydasız kan dökülmesine..... yol açacak muharebelere meydan verilmeyerek,... muharebeden kesinlikle kaçınılması tavsiye olunur."

10 Ağustos 1920

"Yunan Sevr'i"; Yunanistan'daki azınlıkların korunmasıyla ilgili olarak yapılan antlaşma.
İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya ile Yunanistan arasında imzalanır. Yunanistan'ı, ülkesindeki azınlıkların haklarının korunması ile ilgili olarak Milletler Cemiyetine karşı sorumlu kılar.
Antlaşma'nın önemli hükümleri; Yunanistan'ın yükümlülükleri:

  • Hiçbir fark gözetmeden ülkesinde yaşayan herkesin yaşamını ve özgürlüklerini koruyacak, dinlerini özgürce uygulayabilmelerini sağlayacak. (md.2)

  • Bütün Yunan uyrukları yasa karşısında eşittir, aynı kişisel ve siyasal haklardan ayrım yapılmaksızın yararlanırlar. Din ve inanç farkı işe alınma, memur olma hakkının kullanılmasında etkili olmayacaktır. Özel işlerde ve yayınlarda istenilen dil kullanılır. (md. 7)

  • Azınlıkların, harcamaları kendilerine ait olmak üzere, dinsel toplumsal kurumlar ve okullar kurma, işletme ve denetleme ile buralarda kendi dillerini kullanma hakkı vardır. (md. 8)

  • Farklı dil konuşan yurttaşların önemli oranda bulundukları bölgelerdeki resmi okullarda, o dilde (çoğunluğun dilinde) eğitim yapılır. ( md. 9)

  • Müslümanların kişisel durum ve aile hukuku ile ilgili sorunları, İslam adetleri çerçevesince çözülür ve bunun için gerekli önlemler alınır, düzenleme yapılır. Dinsel yerler ve mezarlıklar korunur. Vakıflar ve diğer dinsel ve sosyal kuruluşlar tanınır, yenilerinin kurulmasını kolaylık sağlamak esirgenmez. (md. 10)

  • Bu antlaşmanın getirdiği azınlık hükümleri, Milletler Cemiyeti'nin güvencesi altındadır. (md. 16)

10 Ağustos 1920

Trakya Anlaşması (İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya ve Yunanistan arasında)
Batı Trakya'nın Yunanistan'a verilmesi; dağlık kısmı hariç Batı Trakya'nın güneyi elinden alınan Bulgaristan'a, Ege denizine çıkış ve Dedeağaç limanından faydalanma hakkının verilmesi.

10 Ağustos 1920

Osmanlı Devleti'nin Sevr Antlaşması'nı imzalaması.

  • Antlaşma ile Osmanlı devleti topraklarının paylaşılması.

  • Doğu Trakya'nın Boğazlar Bölgesi hariç Yunanistan'a verilmesi.

  • Osmanlı Hükümeti'nin Sevr'i bir başarı olarak değerlendirmesi.
    "...yirmiiki aydan beri, mütareke (Mondros) adı altında devam eden karışıklık ve karasızlığa son verilmiştir."

  • İtalyanların ise Sevr'i Türklere yakıştıramadıklarını açıklaması:
    "Türk milleti gibi, şanlı bir geçmişe ve tarihe sahip bir milletin, boyunduruk altına girmesi anlamına gelebilecek bir şekil, hiçbir zaman kabul ve tasvip edilemez."

Eylül 1920

Mustafa Kemal'in, Yunan işgali üzerine faaliyeti duran Trakya-Paşaeli Cemiyeti'nin Ankara'ya gelen üyelerine, bazı koşullarla yeniden faaliyete geçmelerine izin vermesi.

  • Batı ve Doğu Trakya'da, Yunan işgal kuvvetlerine karşı, Bulgaristan'da, gerektiğinde harekete geçilmek üzere teşkilat kurulması ve bu amaçla aynı zamanda İstanbul'da da çalışılması, bu faaliyetin Ankara'daki Genelkurmay Başkanlığı'nın talimatına göre yürütülmesi.

  • Doğu Trakya'nın Türk vatanının ayrılmaz bir parçası olduğu ve üzerinde hiçbir tartışma olmayacağı; Batı Trakya'ya ise plebisite dayanılarak muhtariyet veya bağımsızlık kazandırılması.

  • Batı Trakya'daki Yunan kuvvetlerini yerlerinde tutacak ve uğraştıracak faaliyette bulunulması.

29 Eylül 1920

Batı ve Doğu Trakya'da Yunanlılarca, merkezi Edirne olan "Trakya Umumi Valiliği" kurulması.
Yunan İdari Teşkilatı bölgeyi 6 sancağa ayırır: Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Gelibolu, Meriç (Dedeağaç), Rodop (Gümülcine).
Meriç Sancağı; Dedeağaç, Sofulu, Dimetoka, İpsala, Enez kazalarından, Rodop Sancağı; Gümülcine ve İskeçe kazalarından oluşuyordu (Harita-1).
Yeni idare 14 Kasım'da bölgede seçimler yaptırır, Atina'ya milletvekili gönderir; belediye başkanlarını seçimsiz atar. Yerleşim yeri isimlerini değiştirmeye; bölgeyi Atina'ya bağlamak için gereken değişiklikleri yapmaya başlar. Yunan idaresinde çalışmayı kabul eden Türk memurların feslerine Yunan arması taktırır.



«« Geri Dön

© 2002 BATITRAKYALILAR.Sitenin İçeriği İzinsiz Kullanılamaz