
Mehmet Can
Bu Yazıya Yorum Yap
|
19. Madde mağdurları |
5/5/2006 |
Prof. Dr. Tekin Akıllıoğlu: "19. Madde mağdurlarını AİHM'nde gönüllü olarak savunacağım"
Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Tekin Akıllıoğlu Yunan vatandaşlığından çıkarılan mağdurların hukuksal davasıyla ilgili Batı Trakyalı Türklerini bilgilendirdi. Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Tekin Akıllıoğlu Yunan vatandaşlığından çıkarılan mağdurların hukuksal davasıyla ilgili Batı Trakyalı Türkleri bilgilendirdi ve mağdurları AİHM'de ücretsiz savunacağını bildirdi. Avrupa Batı Trakya Türk Fererasyonu'nun (ABTTF) tüzük değişikliği için biraraya geldiği ABTTF Genel Kurulu toplantısına onur konuğu olarak katılan Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Tekin Akıllıoğlu, toplantının ardından düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, 19. madde mağdurlarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde ücretsiz olarak savunacağını belirtti. Türkiye'de 300 bin Batı Trakya Türkü'nün yaşadığını, bunların yaklaşık 50 bininin de ırkçılığa dayalı Yunan Vatandaşlık Yasası'nın 19. maddesi nedeniyle Yunan vatandaşlığından çıkarılmış olduğunu kaydeden Prof. Dr. Akıllıoğlu, çağrısının yalnız Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde yaşayan mağdurlar için geçerli olduğunu belirtti. Akıllıoğlu, "Mağdurlar, mağduriyetleri ve kazanabilecekleri hakları konusunda yeterince bilgi sahibi değiller. Bu konuda insanların bilgilendirilmeleri lazım. Ben gönüllü olarak bu maddeden mağdur olmuş Batı Trakya Türklerini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde savunacağım. Lütfen mağdur olmuş olan tanıdıklarınıza iletiniz" diye konuştu. MÜLKİYET ZAMAN AŞIMINA UĞRAMAZ Mülkiyet ve aile hakları konusunda da bilgi veren Prof. Dr. Tekin Akıllıoğlu, Yunanistan devletinin aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, özel şahsa ait bir araziyi devlet mülkiyetine katamayacağını ifade ederek, vatandaşlıktan çıkarılmış ve yıllarca Yunanistan'a gidememiş Batı Trakya Türklerinin Yunanistan'da bulunan tapulu mallarıyla ilgili sorunları varsa, sorunu rahatlıkla AB İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyabileceklerinin altını çizdi.
YORUM(1) Mail adresinizi yazarsanız...
5/7/2006
|
Ahmet MÜLAYİM
|
Mehmet Can Kardeş...mailini forward ederseniz istediğinizi yazıyı yollarız... saygı ve sevgilerimizle.. |
|
|
|

Mehmet Can
Bu Yazıya Yorum Yap
|
Yunanistan’da süpervaliliğe Türk aday |
5/5/2006 |
Yunanistan’da anamuhalefetteki Pasok’un lideri Yorgo Papandreu’nun Drama-Kavala-İskeçe süpervaliliği için İskeçeli avukat Gülbeyaz Karahasan’ı önermesi şaşkınlık yarattı. Yunan basını Türk kökenli Karahasan’ın adaylığını sürpriz olarak değerlendirdi.
Papandreu partisinin adaylarını açıkladığı toplantıda, Pasok politikalarının özünü kültürlerin ve dinlerin bir arada yaşamasının oluşturduğunu söyledi. Papandreu, "Pasok Yunanistan’ında hiçbir Yunan vatandaşının marjinal kalmayacak. Din siperler yaratmıyor. Yeni çağda ayrıma, bölmeye ve ülkeyi kaldığı yerde bırakan geçmişin inançlarına yer yok" dedi. Pasok liderinin bu sözleri partililer tarafından uzun süre alkışlandı.
GÜLBEYAZ KARAHASAN KİMDİR?
Pasok’un Miki köyündeki siyasi eğitim kurulunda koordinatör olarak görev yapan Karahasan, Papandreu’nun 2004 yılında yaptığı açılımla partiye katıldı. Karahasan, daha önce Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Yunanistan’dan aday olmak istemişti. İskeçe’nin Glafki köyünde doğan Gülbeyaz Karahasan evli ve bir çocuk annesi.
|
|
|

Mehmet
Bu Yazıya Yorum Yap
|
Yunanistan'a gideceklere uyarı |
5/4/2006 |
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yunanistan'a gidecek vatandaşları kızamık hastalığına karşı uyardı. Ankara, 4 Mayıs 2006 10:40 Yapılan yazılı açıklamada, Selanik Başkonsolosluğu ve Dışişleri Bakanlığı'ndan gelen veriler ışığında Kuzey Yunanistan'da kızamık aşısı olmamış veya bu aşıyı yaptırmamış çocuk ve yetişkinlerdeki kızamık vak'alarının büyük artış gösterdiği belirtildi.
|
|
|

bahar
Bu Yazıya Yorum Yap
|
BİZ TÜRKLER... |
5/3/2006 |
| AHMET MÜLAYİM bey yazınızı okuduğumda bir burukluk yaşadım ve ne yazacağımı düşündüm bu yazınıza karşılık bence tek kelime yazmak size saygısızlık olur teşekkürü bir borç biliyorum size saygılar Ahmet bey
|
|
|

Ahmet MÜLAYİM
Bu Yazıya Yorum Yap
|
BİZ TÜRKLER.... |
5/2/2006 |
Faziletliydik: Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyide küçümsemezdik.
Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası'nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: "Türklerle alışveriş et, yanılmazsın."
İtibarlıydık: Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası'nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu.
Temizdik: Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa'ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor:"Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları,sakalları dökülür."
Çevreciydik: Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık. Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez.
Harama el sürmezdik: Fransız müellif Motray, 1700'lerdeki halimizi şöyle anlatıyor: "Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu'ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir."
Medeni idik: İngiliz sefiri Sör James Porter ise, 1740'ların Türkiye'si için şunları söylüyor:"Gerek İstanbul'da, gerekse İmparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiçbir tereddüde imkân bırakmayacak şekilde isbat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır."
Dosdoğruyduk: Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor:"Haksızlık, mürabahacılık, inhisarcılık ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür... Öyle bir dürüstlük gösterirler ki,insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır." Hırsızlık nedir bilmezdik: Fransız müellif Dr. Brayer, 1830'larınİstanbul'unu getiriyor önümüze:"Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların çoğunlukla umumî ahlâka itimaden açık bırakıldığı İstanbul'da her sene azami beş-altı hırsızlık vak'ası görülür." Ubicini Dr. Brayer'i şöyle doğruluyor: "Bu muazzam payıtahtta dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hıristiyan olan Galata ile Beyoğlu'nda ise hırsızlık ve cinayet vak'aları olmadan gün geçmez."
Naziktik: Edmondo de Amicis isimli İtalyan gezgini, yine 1880'lerin "biz"ini anlatıyor bize: "İstanbul Türk halkı Avrupa'nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz."
Cihana örnektik: Türkiye Seyahatnâmesi'yle meşhur Du Loir'un 1650'lerdeki hükmü şöyle: "Hiç şüphesiz ki, ahlâk bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütüncihana örnek olabilecek vaziyettedir." Şefkatimiz yalnızca insana yönelik değildi, hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu.
Hayata karşı saygılıydık: Bu konuda dilerseniz Elisee Recus'u dinleyelim,bize 1880'lerdeki halimizi anlatsın:"Türklerdeki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır... Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer evin bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki o ev bir Türk evidir." (Küçük Asya, c. 9)
Hayırseverdik: Comte de Marsigli'yi tekrar dinleyelim: "Yazın İstanbul'dan Sofya'ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum." Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor: "Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler."
Bu tespiti, İslâm ve Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor:"Türk şefkati hayvanlara bile şamildir" dedikten sonra şu örneği zikrediyor: "Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar... Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık müslümanlara bile rastlamak mümkündür..." "Kaçık"lığın kaynağını da veriyor adam: "Birçokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir Türk'e bir gün yaptığı işin neye yaradığını sordum. Küçümseyerek baktı ve şu cevabı verdi: Allah'ın rızasını tahsile yarar."
Galiba geçmişimizden uzaklaşmak bize çok pahalıya patladı.
YORUM(1) Ellerinize sağlık
5/4/2006
|
Mehmet Can
|
| Ellerinize sağlık, çok güzel olmuş, birde burada yazılanları kopyalamamıza izin verilseydi dahada güzel olacaktı ama artık müsait birzamanda yazıp dostlarımızla paylaşırız. |
|
|
|

ibrahim SÜLEYMAN
Bu Yazıya Yorum Yap
|
SELAM OLSUN |
4/29/2006 |
DÜNYANIN DÖRT BIR YANINDA YASIYAN TÜM BATI TRAKYA TÜRKLERINE SELAM OLSUN. Almanya ibrahim SÜLEYMAN isuleiman@gmx.de
|
|
|

Bilal AZİZOĞLU
Bu Yazıya Yorum Yap
|
Bilgi alındı.. |
4/28/2006 |
Biz türkler tabii önce araştırmadan hemen zıplarız... Sitenizde biraz gezinince aradığım soruya cevap buldum... Yinede herkese Teşekkürler...
|
|
|

Bilal AZİZOĞLU
Bu Yazıya Yorum Yap
|
Bilgi alındı.. |
4/28/2006 |
Biz türkler tabii önce araştırmadan hemen zıplarız... Sitenizde biraz gezinince aradığım soruya cevap buldum... Yinede herkese Teşekkürler...
|
|
|

Bilal AZİZOĞLU
Bu Yazıya Yorum Yap
|
Herkese Merhaba |
4/28/2006 |
Ben Batı trakyanın Büyük Müsellim Köyündenim... Esasen Babam o köyden . Ben Almanyada doğup büyüdükten sonra Türkiyeye kesin dönüş yaptık( 1984) O tarihten 2 yıl sonra bizi Yunanistan meşhur 19. Maddesini bize de uygulayarak Vatandaşlıktan çıkarttı. Vatandaşlığı geriye alma imkanımız var mı ? Nasıl ? Nereye müracaat etmemi,z gerekiyor.. Yardımcı olacak var mı ??
Şimdiden Teşekkürler..
YORUM(1) abttf
4/29/2006
|
idris
|
| abttf bu sıteye google de gır ayrıtılı bılgı orada ve bır form var doldurup formun altındakı aderese gönderırsen hep bırlıkte hareket etmış olacagız bu konuda sımdıden basarılar idris formu posta ıle göndereceksın nekarar hılı olurasn okadar ıyı |
|
|
|

EBRU ALPMAN
Bu Yazıya Yorum Yap
|
Merhaba |
4/26/2006 |
| Dedem Atatürk ün doğduğu yerde olduğunu söylerdi Oranın isminin Langada mı yoksa langazata mı olduğunu bilmiyorum...
|
|
|

hmurathan
Bu Yazıya Yorum Yap
|
tüm türklere slm |
4/26/2006 |
| slm ve saygılarımı sunduktan sonra ,kısaca size dedimi anlatmak isterim ve benim gibi sorunu olan insanlarla konu hakkında fikir alışverişinde bulunmak isterim.öncelikle ben izmirde avukatlık yapmaktayım ve eşimin ailesi selanikten buraya gelmişler.fakat geldiklerimnde çoğunuz gibi orada gayrımenkulleri kalmış.elimizde osmanı tapusu olan yerler var ve bunların geri alabilmek için doğal olarak bana danıştılar.bende konuyla ilgili araşştırmalrımı yaptım ve işin sonunda oradan bir avukatla bunları takip etmenin doğru olacağı kanısına vardım.lakin taktir edersinbiz ki bu izmirde yaşayan biri olarak hem zor hemde çok masraflı.bu konuda bilgi ve deneyim sahibi olan arkadaşlar var ve birlikte hareket etme gibi bir oluşum mevcutsa görüşleriniz öğrenmek isterim.ikinci bir hususta sitenize üye olup olmadığını bilmiyorum ama eğerki üye ise veya kendisini tanıyorsanız ,halil mustafa diye bir arkadaşım benimle aynı okuldan mezundur.(dokuzeylül hukuk) kendisini tanıyan bana onunla iletişim yollarını gösteririse sevinirim.herkese sevgi ve saygılarımı sunarım.
|
|
|

EBRU ALPMAN
Bu Yazıya Yorum Yap
|
Tüm trakyalılara merhaba |
4/25/2006 |
Ben geçmişimi arıyorum.Dedem 3 yaşındayken Balkan savaşlarından sonra Yunan-Türk mübadelesinde Türkiye'ye göç etmiş.Dedemi 3 sene önce kaybettik.Selanik langazata'dan geldiğini söylerdi.Geçmişime doğru araştırma yapmak istiyorum.Ama nasıl ne şekilde yapmalıyım Yardım eder misiniz?LÜTFEN.........
YORUM(1) langazata langada mı?
4/26/2006
|
Önemli Değil
|
Merhaba Ebru Hanım, çok emin olmamakla beraber benim bildiğim kadarıyla Selanik yakınlarında Langada isminde çok güzel bir yerleşim yeri bulunuyor ancak duyduğum herhangi bir langazata yok. Acaba bahsettiğiniz langazata Langada olabilir mi? Bence dedenizin bahsettiklerini bi daha hatırlayın, bu yer Selanik'in hangi yönünde ne kadar uzak ya da yakın çevrede başka neler varmış falan.. Size bol şans |
|
|
|

ibrahim ali
Bu Yazıya Yorum Yap
|
sinan dostum |
4/25/2006 |
| dostum dijital ile ilgili ufak bir proje var. konu binary aşağı/yukarı sayıcı yön kontrolü ile...bana bunun doğruluk tablosu yada durum tablosu lojik diyagram ve lojik fonksiyonların gerekli..tamam eğer yapabilirsen bugün veya yarın mailime atarsan sevinirim...kendine iyi bak...
|
|
|

Bilal Ozbinzet
Bu Yazıya Yorum Yap
|
Merhaba, |
4/24/2006 |
Merhaba Sevgili Dostlar,
Biz İthalat ihracat yapan İzmirli bir firmayız.
Yunanistan ve Bulgaristan'a baklava ihracatı yapmak istiyoruz. Bu konuda gelecek tüm yardımlarınıza açığız. Şİmdiden teşekkür ederiz
|
|
|

Ahmet MÜLAYİM
Bu Yazıya Yorum Yap
|
23 NİSAN.... |
4/23/2006 |
Milletine güven ve sadakat duymak, en uygar, en ileri düzeyde yaşam standartlarına ulaşması için kendini millete hizmete adamak, zorluklara cesaretle göğüs gererken geleceğe doğru kararlı ve gözü pek adımlarla ilerlemek, yüce önder Atatürk’ün yaparak gösterdiği ve bizlere bıraktığı en değerli mirastır. Bu miras öncelikle milletin ruhunda ve karakterinde yaşamaktadır. Geleceğe doğru cesaret ve umutla ilerlemek için bu ruhun, bu iradenin yaşamakta olduğunu bilmek hepimize güven veriyor.
TBMM’nin açılışının 86. yılında meclisin açılışını, gazi meclis olmasının öyküsünü ve bu günün milletin çocuklarına armağan edilişinin anlamını ne kadar konuşsak yeridir. Çocuklarımızın daha müreffeh, daha güçlü, daha gelişmiş bir Türkiye’de yaşamaları, Türkiye’nin dünyada daha güçlü ve itibarlı bir ülke olarak yerini alabilmesi için yapmamız gereken o kadar çok şey var ki! Ama bunlardan hiç biri, millet olarak, bir arada ve bağımsız olarak yaşamak için verdiğimiz mücadelenin ve tarih tecrübesinin aktarılması onlara “kendine inanmak, büyük olmak, cesur olmak, lider olmak ve her zaman ilerlemek” iddiasını ve bilincini aşılamak kadar değerli ve önemli değildir.
Yüce önder Atatürk’ün liderliğinden ve O’nun manevi mirasından her zaman öğrenilecek şeyler, alınacak dersler var! Kendine ve milletine inanmak ve güvenmek, kendi aklıyla ve iradesiyle sorunları çözmek ve geleceğe doğru yürüyüşünü cesaret ve kararlılıkla sürdürmek, bu derslerin başında gelmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle Yüce Meclis’in açılışının 86 ıncı yılında yüce önder Atatürk’ü ve milletimizin istiklaline ve istikbaline hizmet etmiş olan tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyorum.
Bu mutlu günümüzde sevgili çocuklarımızın bayramını kutluyorum,
Birlikte Nice 23 Nisanlara...
|
| Sayfa : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107
|